Sevgili gençler… Cumhuriyetin sevgili evlatları… Atatürk’ün göz bebekleri…
Hoş geldiniz.
Bayramınız kutlu olsun.
19 Mayıs, tarihimizin en anlamlı günlerinden biridir.
19 Mayıs bizim esarete karşı başkaldırma günümüzdür. Özgürlüğe tutkumuzun simgesidir.
19 Mayıs 1919’da Samsun Limanı'na, rotası “tam bağımsızlık” olan bir gemi yanaştı. Buradan, İstanbul’dan kalkan o gemi sizin gibi gençlerle doluydu. O gemideki özgürlük yolcularının lideri, 38 yaşındaki Mustafa Kemal’di… Anadolu’ya, kurtuluş mücadelesinin ateşini yakmaya gidiyordu…
O ateş bize bağımsızlığımızı kazandırdı. O ateş bize Cumhuriyetimizi kazandırdı.
Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti gençlerin azim ve cesaretiyle kuruldu, gençlerin emeğiyle bugünlere geldi.
Savaş zamanı cephelerde… Barış zamanı eğitimde, üretimde gençler hep en önde oldular. Atatürk, en karanlık zamanlarda, gençlerden aldığı güçle yola çıkmıştı. Gençleri tanıyor, onlara güveniyordu. Yolun sonunda kurulacak olan Cumhuriyetin ancak gençlerle ayakta kalabileceğini çok iyi biliyordu. Onun için, bu ülkeyi gençlere emanet etti. Bu ülkeyi sizlere emanet etti.
Gençler her dönemde emanete sahip çıktılar. Ama ülkeyi yönetenler, her dönemde gençlere sahip çıkmadı.
“19 Mayıs ruhundan” nasibini almamış yöneticiler;
Gençlerin düşlerinden, umutlarından korktular.
Gençlerin şarkılarından, türkülerinden korktular.
Sizin özgüveninizden, sizin cesaretinizden korktular… Neşenizden, zekanızdan korktular.
Atatürk’ü anlamayı değil, yok saymayı marifet sayan yöneticiler;
Gençleri, kendi zihinlerindeki dar kalıplara sığdırmaya çalıştılar.
Farklı renkleri soldurmaya, farklı sesleri susturmaya uğraştılar.
Oysa Atatürk, “Geleceğin ışık saçan çiçekleri” dediği, Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin özgür ruhlu bireyler olmasını isterdi.
Gençler hiçbir baskı altında kalmadan, özgürce düşünebilsin… Vicdanlarının işaret ettiği yolda özgürce yürüyebilsinler isterdi Atatürk.
Çünkü Cumhuriyet ve demokrasi ancak özgür düşünceli, özgür ruhlu bireylerle ayakta kalabilir.
Özgür düşünceli, özgür ruhlu bireyler de ancak cumhuriyet ve demokrasi altında kendilerini güvence altında hissedebilir.
Bugün en önemli görevimiz, Türkiye’yi bütün gençlerin yaşamaktan mutluluk duyacağı bir “özgürlükler ülkesi” hâline getirmektir.
Bu hedefe ulaşmanın tek bir yolu var: Cumhuriyete ve demokrasiye, laikliğe ve hukuk devletine sahip çıkacağız.
Başka yolu yok.
Türkiye Cumhuriyeti, 19 Mayıs 1919 günü başlayıp sonsuza uzayan bir özgürlük ve bağımsızlık öyküsüdür. Tüm dünyaya örnek olan bu öykünün gerçek kahramanları gençlerdir. Türkiye Cumhuriyetinin öyküsünü bugüne kadar gençler yazdı, bundan sonra da gençler yazacak. Sizler yazacaksınız.
Sizler, “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Atatürk’ün evlatlarısınız.
Şartlar ne olursa olsun sonuna kadar mücadele edersiniz. Oturup bekleyenin değil, yola koyulanın hedefe ulaşacağını en iyi siz bilirsiniz. Sizler, taşıdığı emanetin kıymetini bilen, hepimizin umudu, hepimizin gururu gençlersiniz.
Düşlediğiniz gibi bir ülkede, düşlediğiniz gibi bir hayatı yaşamak için, herkesten çok kendinize ve birbirinize güvenin. Gençlerin birliği ve kardeşliği bu ülkede huzurun en güçlü teminatıdır. Hepinizi çok seviyorum. Sizlere çok güveniyorum.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.