“Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküntü vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Aziz milletim,
Hürriyet bizim karakterimiz, vazgeçilmezimiz, ebedi istikametimizdir. Türkiye, yalnızca bu millet hür olduğu müddetçe karşılaştığı bütün tehditleri savuracak, sarsılmadan ayakta kalabilecek ve geleceğe doğru emin adımlarla yürüyecektir.
Millet olarak en büyük gücümüz sahip olduğumuz hürriyettir. Devlet olarak güçlü olabilmemizin en önemli koşulu, fikri, vicdanı ve iradesi hür bir millet olarak ayakta kalabilmektir.
Bizim vicdanımızda kulla kulluk etmek yoktur. Kul, yalnız Allah’a olunur. Hz. Peygamber dahi Yaradan’ın kulu ve elçisidir.
Fakat ne yazık ki ülkemizin içinde bulunduğu siyasi sistem, asıl ismiyle Kara Düzen, milletimizin kula kulluk etmeye zorlandığı, şahsi çıkarlara göre sınırların çizildiği ve bu sınırların dışına çıkan herkesin şiddetle bastırıldığı bir dönemi yaşatmaktadır.
Bu toprakların tertemiz insanlarını kendilerine kul edebilmek için inancımızı istismar ederek, milletin verdiği devlet gücünü hor kullanarak ve koskoca bir millete değil bir avuç insana hizmet ederek devlet idare edenler, yıllardır en büyük gücümüz olan hürriyeti ayaklar altına almaya çalışıyor.
Uyarıyorum! Hürriyet ve adalet yoksa, devlet içeriden çürür, milletimizin birliği büyük zarar görür!
Bu sebeple; Atatürk’ün “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller” diyerek bizleri bıraktığı muhteşem vasiyet ve Mehmet Akif’in aziz milletimizi tarifleyen mısrası kulağımıza küpe olmalıdır: “Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım!”
Bu milletin ruhu, vicdanı ve kudreti hiçbir zinciri kabul etmeyecek büyüklüktedir.
Milletimizi müreffeh, devletimizi güçlü kılacak olan ve bizi karşılaştığımız her tehdide karşı koruyacak olan en büyük değer hürriyettir.
İstikametimiz bellidir!