İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planını, 2025 yılı bütçesini, performans programını, yatırım ve hizmet programını konuşacağımız toplantımıza hoş geldiniz.
Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 2025-2029 Stratejik Planını ve 2025 yılı bütçe tasarısını sizlere sunmaktan mutluluk duyuyorum. Sözlerime başlarken kısaca 5 yıl geriye gitmek istiyorum:
Beş yıl önce yaptığımız 2020 yılı bütçesini hatırlıyorum. O gün İBB, İETT ve İSKİ için toplam 36 milyar liralık bütçeyi bu Meclis’e getirdiğimiz dün gibi aklımda. Aradan geçen beş yılın sonunda yine buradayız. Ve size bugün 415 milyar liralık İBB bütçesi, İETT ve İSKİ bütçeleri ile birlikte toplamda 564 milyar liralık bir konsolide bütçe sunuyoruz.
36 milyar liradan 564 milyar liraya...
Bu değişimin gerçek bir büyümeyi, bolluğu, bereketi ifade etmesini çok ama çok isterdim. Ama maalesef bu rakamların öyle bir anlamı yok. Sadece bu iki rakam bile Türkiye’ye son beş yılda yaşatılan ekonomik krizin boyutunu kavramamız açısından ibret verici.
O dönemde 5,5 lira olan Amerikan Doları bugün tüm baskılara rağmen 35 liraya yaklaşmış durumda! Dolar artmasın diye bütçeden “Kur Korumalı Mevduata” harcanan para, enflasyonu da dikkate aldığımızda 4 yıllık toplam İBB bütçesi kadar! Bir veri daha paylaşayım:
2025’te hükümetin ödeyeceği sadece faiz gideri toplam 2 trilyon lira. Bu da 5 yıllık toplam İBB bütçesi kadar.
Vatandaşa hizmet için kullanılması gereken milyarlar, trilyonlar ekonomide yapılan hataların faturası olarak birilerinin cebine aktarılıyor!
Vatandaşın bütçesi ise yangın yeri.
Biz 2020 bütçesini onaylarken ülkede yoksulluk sınırı 6.849 TL imiş, bugün yoksulluk sınırı 66.553 TL’ye yükselmiş durumda.
Sadece 5 yılda yoksulluk sınırı 10 kat artmış!
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın o dönemde aylık sosyal yardım yaptığı hane sayısı 2,5 milyonmuş. Bugün sosyal yardım alan hane sayısı 4 milyona yaklaşmış. 5 yılda 1,5 milyon hane daha sosyal yardıma muhtaç hale getirilmiş.
“Faiz sebep, enflasyon sonuç” deneyi sadece yoksulluğu artırmadı, orta sınıfı da yok etti.
Ülke ekonomisinin en dinamik kesimini temsil eden orta sınıf asgari ücrete yakın bir ücrete mahkum edildi.
2019 yılında 14,3 milyon sigortalı çalışanın 5,3 milyonu asgari ücretle çalışıyordu. Bugün ücretli çalışan 16 milyonun 9 milyonu asgari ücrete talim eder hâle getirildi. Ücretli istihdamı 5 yılda sadece 2 milyona yakın artarken, asgari ücretle yaşamaya mahkum edilen vatandaş sayısı 4 milyon arttı!
Ve işin kötü tarafı hangi muteber ekonomi uzmanıyla 2025 beklentilerini konuşursanız konuşun, hükümetin bozduğu ekonomiyi tamirin faturasını yine vatandaşın ödeyeceğini söylüyor.
Bugün bu ülkede yaşayan her vatandaş dünden daha çok vergi ödüyor, ama daha az tüketiyor. Eline geçen gelir ise sürekli eriyor.
Üstelik iktidarın kendi hatalarını düzeltme adına uygulamaya başladığı yeni politikaların daha büyük bir işsizlik dalgası yaratacağı da görülüyor.
Eriyen ücretler bir yana, bu gidişle daha çok yurttaşımızın işsizler ordusuna katılacağı anlaşılıyor. Sizlere benzer birçok yanlış politika, kötü yönetim verisi sayabilirim.
İşte biz 2025 bütçesini planlarken bu makro çerçeveyi dikkate almak zorunda kaldık.
Bir yandan dünyanın göz bebeği İstanbul’umuzun sorunlarına kalıcı çözümler üretecek uzun vadeli yatırımlara kaynak ayırmak durumdayız. Diğer yandan hükümetin yarattığı ekonomik ve toplumsal tahrifatın, vatandaş üzerindeki yükünü hafifletmek zorundayız!
O yüzden bu bütçe sadece bir mali planlama değil, aynı zamanda İstanbul'un geleceğine dair güçlü bir vizyonun ifadesidir.
Göreve geldiğimiz günden bu yana adil, şeffaf ve kapsayıcı bir yönetim anlayışıyla 16 milyon İstanbullunun yaşam kalitesini iyileştirmek için çalışıyoruz. Bugün burada sunacağım İstanbul’un 5 yıllık Stratejik Planı ile 2025 yılı bütçemiz, tam da bu anlayışın yansımasıdır.
Bu süreçte 16 milyona söz verdiğimiz vaatlerimizi ve Vizyon 2050 Strateji Belgemizi esas aldık.
Bunların üstüne 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra tek tek ziyaret ettiğim 39 ilçe belediye başkanlığından gelen talepleri, vatandaşlarımızdan yansıyan ihtiyaç ve beklentileri, ve de STK’lar başta çeşitli kurum ve kuruluşlardan gelen önerileri ekledik.
Tüm bunlara çalışanlarımızın görüşleri, İPA ve İstanbul Kent Konseyinin hazırladığı görüş ve önerilerini dikkate alarak örnek, yenilikçi ve katılımcı Stratejik Plânımızı hazırladık.
“Tam Yol İleri” şiarıyla oluşturduğumuz 2025-2029 yılı Stratejik Plânımız;
- Afet ve acil durum yönetiminden ulaşım çözümlerine
- Sürdürülebilir çevre ve enerji yönetiminden kent ekonomisine yeni değerler eklemeye
- Sosyal yaşam olanaklarının geliştirilmesinden, sosyal ihtiyaçların eşit ve kapsayıcı bir şekilde karşılanmasına
- İstanbul’u yaratıcı sınıflar için bir çekim merkezi yapmaktan Olimpiyatları düzenleyen bir spor kenti olmaya
- Demokratik katılımdan kültürel ve doğal şehir mirasını korumaya kadar pek çok ihtiyaca cevap verebilecek adil, katılımcı ve yenilikçi yönetim anlayışı ile finansal sürdürülebilirliği temin eden bir bakış açısıyla hazırlandı.
İSKİ ve İETT dahil 2025 yılı konsolide bütçemiz 564 milyar lira olacak.
Konsolide bütçemizin 280 milyar liralık en büyük bölümünü yatırımlara ayırdık.
Son 5 yılda olduğu gibi 2025 yılında da bütçemizde ana kalemi yatırımlar oluşturuyor.
Bizim asli önceliğimiz, bir yandan halkımızın acil beklentilerine cevap vermek, diğer yandan da on yıllarca ihmal edilmekten kangren olmuş alt yapı sorunlarına kalıcı çözümler sunmaktır.
Bu anlayışla 2025 yılı Yatırım ve Hizmet Programımızda 649 ayrı yatırım ve hizmet proje gerçekleştireceğiz.
Değerli Meclis Üyeleri,
İşbaşı yaptığımız 2019 Haziran ayında İBB’nin 4,1 milyar dolarlık (USD TL Kuru: 5,75) bir toplam borç stoku vardı. 2024 Ekim sonu itibariyle borç stokumuz 4,4 milyar dolardır.
Bir başka anlatımla 5,5 yıllık icraatlarla dolu bir dönemin sonunda topu topu 0,3 milyar dolarlık bir borç stoku artışı söz konusudur. Üstelik te bizden önceki yönetimden kalan 5,4 milyar liralık iç borç ve 1,3 milyar Euroluk dış borç anapara ödemesini yaptığımız hâlde borç stokumuz 4.4 milyar dolardır. (USD TL Kuru: 34,12)
2019-2024 yılları arasında toplamda 86,5 milyar liralık bir kur zararının olduğunun da altını çizmek isterim. Dolar kurunun 5,5 lira olduğu 2019 yılından bugün 35 liraya yükseldiğini dikkate alırsanız, israfı bitirme stratejimiz ve bütçe yönetimi becerimiz daha net anlaşılır.
Ulaşım ve Altyapı Yatırımları
Sevgili arkadaşlarım,
Göreve geldiğimiz 2019 yılından bu yana ulaşımı kolaylaştırmak, daha çevreci ve sürdürülebilir bir altyapı kurmak için tarihimizde benzeri olmayan adımlar attık.
Büyük bir sorumluluk bilinciyle 10 metro hattını eş zamanlı olarak inşa etmeye başladık ve bu dönemde 65,1 km uzunluğunda hat açtık.
Raylı sistem yatırımlarımız sadece Türkiye tarihinde değil dünyada da bir ilk oldu.
Göreve geldiğimiz andan itibaren 24 saat kesintisiz otobüs, metro ve deniz ulaşımı sunmaya başladık. Bu çabaların sonucu olarak İstanbul’da günde 1,2 milyon yolculuk kapasitesinden 4 milyon yolculuk kapasitesine ulaştık.
Bildiğiniz gibi bu yıl Çekmeköy – Sancaktepe - Sultanbeyli Metro Hattı'nın, Çekmeköy - Samandıra Merkez arası 6,5 km’sini tamamlayıp mart ayında hizmete açtık.
Aynı zamanda Ataköy-İkitelli Metro Hattının, Bahariye – Ataköy arası 11,3 km’sini tamamladık ve hizmete açtık.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yapımı tamamlayarak işletilmek üzere Belediyemize devrettiği toplam 22,0 km uzunluğundaki Tavşantepe – Sabiha Gökçen Havalimanı Metro Hattı, Başakşehir - Kayaşehir Metro Hattı ve Bakırköy -(İDO) - Kirazlı Metro hatlarına ait yapım bedeli olan 11,5 milyar lirayı 8 ila 10 ay gibi kısa sürede Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına geri ödedik.
Bu hatların finansmanını İBB’nin itibarıyla dünyadan sağlamış olsaydık 8-10 ay yerine 8 veya 10 yıla yayılan ödeme imkanımız olabilirdi.
2029 yılı sonuna kadar 77 km Raylı Sistem hattı inşa edeceğiz ve İBB olarak inşa edilen toplam hat uzunluğunu 244,3 km’den 321,3 km’ye çıkaracağız.
2025’te halen devam eden projelerimizden bazılarını tamamlamış olacağız. Bunlar:
- Ümraniye - Ataşehir - Göztepe Metro Hattı (Fiziksel İlerlemesi % 86,0)
- Çekmeköy - Sancaktepe - Sultanbeyli Metro Hattının 2. etabı olan Samandıra-Merkez-Sultanbeyli arası (Fiziksel İlerlemesi % 81,5) olup 2025 yılında toplamda 17,4 km hattın açılışını da gerçekleştirmiş olacağız.
Bu iki hattımızın yanı sıra şu hatlarımızın da yapımına devam ediyoruz:
- Kaynarca - Pendik - Tuzla Metro Hattı 1. Etabı olan Pendik Merkez-Kaynarca Merkez-Fevzi Çakmak Metro arası (Fiziksel İlerlemesi %78,00)
- Kabataş - Mecidiyeköy – Mahmutbey Metro Hattı 3.Etabı Yıldız-Kabataş arası (Fiziksel ilerlemesi % 57)
- Mahmutbey - Bahçeşehir - Esenyurt Metro Hattı 1. Etabı olan, Mahmutbey-Hastane arası (Fiziksel İlerlemesi %48,0)
- Eyüpsultan-Bayrampaşa Tramvay Hattı (Fiziksel İlerlemesi %5,0)
- Kirazlı –Halkalı Metro Hattı 1. Etabı olan Kirazlı-Halkalı Üniversite Metro Hattı (Fiziksel ilerleme %18, 19.11.2024 tarihinde ihalesi yapıldı)
Bunların yanı sıra metro hatlarında kullanılmak üzere:
- 2 farklı ihale olmak üzere biri 300 diğeri 100 metro aracı ve 34 adet Yeni Nesil Tramvay üretimi alımı için gerekli finansman sağladık.
- projesinin finansman sürecinde sona yaklaştık.
- Ayrıca 136 metro aracı alımı için finansman arayışını da başlattık.
Burada bir parantez açmak isterim.
2014-2019 yılları arasında ulaşım projelerinin hayata geçirilmesi için bizden önceki yönetim 1,9 milyar dolar finansman sağlamıştı. Biz ise 2019-2024 arası dönemde 3,2 milyar dolarlık finansman sağladık.
Bunu yaparken de belediyecilik alanında yeni bir ilke imza attık ve ülkemizde ilk yeşil tahvil ihracıyla 715 milyon doları ülkemize getirdik.
Değerli arkadaşlar,
Şehrimizde ulaşımın rahatlaması için üç büyük proje yapmak istiyoruz.
Bunlardan ilki Sefaköy-Beylikdüzü (TÜYAP) Metro Hattıdır.
Büyükçekmece, Esenyurt, Avcılar, Beylikdüzü, Küçükçekmece ve Bakırköy ilçelerimizden geçecek hat, yaklaşık 3,5 milyon hemşerimize hizmet edecek.
18,5 km uzunluğundaki bu proje, hiçbir raylı sistem yatırımı olmayan İstanbul’un batısına yapılacak ilk metro hattı olacak. Bu hattın ivedilikle hizmete sunulması için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile Yeşil Şehirler Memorandumuyla ön protokol imzalayarak dış finansman çalışmamız devam ediyor.
Hattımızın fizibilite ve projeleri 2022 yılında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca onaylandı. İBB olarak 2022, 2023 ve 2024 Kamu Yatırım Programlarına alınması için 5 kere başvurduk... Ancak olumlu yanıt alamadığımız için uluslararası kredi sürecimiz öylece bekliyor.
İkinci önemli projemiz Üsküdar-Kadıköy-Maltepe Tramvayıdır.
Bu proje 21 kilometre uzunluğunda ve 33 duraktan oluşuyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve ÇED onayları aldığımız projemizde 2025’de ihaleye çıkmayı ve 2028 yılı sonunda açmayı planlanlıyoruz. Tramvay Projemizi tek başına bir raylı sistem projesi olarak görmüyor, cadde bütününde topyekün bir rehabilitasyonu hedefliyoruz.
Üçüncü projemiz ise İstanbul trafiğini bir baştan bir başa rahatlatacak olan ve “Yeni nesil ekspres metro” diye tanımladığımız HIZRAY’dır.
Projelendirme çalışmalarını tamamladığımız, finansman görüşmelerini sürdürdüğümüz HIZRAY projesi 74,5 km uzunluğunda oluşacak. Günde 1,5 milyon, yılda 550 milyon yolcu taşıyacak.
Beylikdüzü’nden Sabiha Gökçen’e seyahat süresini 55 dakikaya indirecek bu proje İstanbul’un her noktasına kolay ve konforlu şekilde ulaşma imkanı sunacak.
Bunlarla birlikte toplamda, 76,4 km uzunluğuna sahip,
- Ümraniye - Üsküdar - Beykoz
- Hacıosman - Çayırbaşı - Sarıyer
- İTÜ - Maslak - Kâğıthane
- Üsküdar - Kadıköy
- Ayvansaray - Fenertepe Metro Hattı
- Yenidoğan - Söğütlüçeşme Metro Hattının Emek-Söğütlüçeşme arası
- Bostancı - Kayışdağı
- Laleli - Ayvansaray Tramvay Hattı
- Zincirlikuyu Ortaköy Teleferik Hattı projelerimizin ön fizibilite ve güzergâh etüt çalışmalarına devam ediyoruz.
2025’te toplam 39 milyar lira ayırdığımız raylı sistemlerin toplu ulaşım içerisindeki payını 2029 itibariyle %39,5’e çıkarmayı hedefliyoruz.
Biz deniz ulaşımını İstanbul’un en önemli bileşeni olarak gördük ve eklediğimiz yeni hatlarla birlikte, İstanbul’un ulaşım sistemindeki deniz ulaşımının payını artırmayı başardık.
Tuzla - Pendik - Büyükada hattıyla birlikte son beş yılda açtığımız hat sayısını 12’ye toplam hat sayımızı ise 33’e çıkardık. Bugün Şehir Hatları bünyesinde 53 iskelede günlük ortalama 903 Sefer yapıyoruz.
Önümüzdeki 5 yıllık Stratejik Plan döneminde deniz ulaşımında optimizasyonu sağlayacağız ve daha küçük araçlarla, daha çok hatta, daha hızlı ve daha konforlu deniz ulaşımını sağlayacak ve denizyolunun toplu ulaşım payını %10’a çıkaracağız.
Bu maksatla 2025’te deniz ulaşımı için toplam 6 milyar liralık bütçe ayırdık. Ulaşım bahsini tamamlarken İBB olarak ulaşıma verdiğimiz sübvansiyona da değinmek isterim:
2014 -2018 yılları arasında İBB bütçesinin ortalama %7’si ulaşıma sübvansiyon olarak kullanılıyordu. Biz, ekonomik krizde artan yakıt maliyetlerini halkımıza yansıtmamak adına 2020-2024 yıllarında bütçemizin %15’ini ayırmak zorunda kaldık.
Böylece 2014-2018 yıllarında ulaşıma destek 1.7 milyar USD seviyesindeyken bizim dönemimizde ulaşım sübvansiyonu 3.4 milyar USD’a ulaştı. Bu kapsamda Özel Halk Otobüslerine 1.2 milyar USDlık devasa bir sübvansiyon desteği sağladık.
Burada öz kaynaklarımızla 252 yeni Metrobüs alarak filomuzu yenilediğimizi de kaydetmek isterim.
2024-2029 döneminde ise bu kaleme toplam 526 milyar TL yani 15,5 milyar USD ayıracağız.
Çok özet bir kıyaslama daha yapmak gerekirse bizden önceki yönetim 2014-2018 yılları arasında ulaşıma toplam olarak 6,3 milyar dolar yatırım bütçesi kullanmışken... Biz ulaşım alt yapısına 2019-2024 yılları arasında 9,7 milyar dolarlık yatırım yaptık.
Bir diğer ifadeyle bize karşı çıkarılan onca engellemeye çabasına ve daralan ekonomiye rağmen ulaşım altyapısına yaklaşık olarak 3,4 milyar dolar daha fazla yatırım yapmış olduk.
2025 yılı bütçemizde Köprü, Yol, Kavşak ve Tünel yapımı için 7 milyar lira bütçe ayırdık.
Eskiyen ve trafik yüküne dayanıksız olan asfaltları söküp 20 yılın üstünde dayanım gücüne sahip Beyaz Yol ile daha güvenli ve konforlu yolculuk sunuyoruz. Üçüncü etabına başladığımız bu projede 20 yıl boyunca bozulma ve deformasyon olmayacak; bakım maliyetleri ciddi oranda azalacaktır.
2020’den bugüne 43 yeni otopark inşa ettik ve İstanbul’a toplam 15.847 araç kapasitesi ekledik. İnşaat, ihale ve proje aşamasında toplam 53 adet otopark projemiz söz konusudur. 2025 yılı için otopark çözümlerine 4,7 milyar lira bütçe ayırmış bulunmaktayız.
İstanbul ulaşımının vazgeçilmez unsuru Büyük İstanbul Otogarını olması gereken standarda yükselttik ve İstanbul’un yükünü almak için de Büyükçekmece Trakya Otogar inşaatı çalışmalarımız devam ediyor.
Kıymetli arkadaşlarım,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak halkçı belediyecilik anlayışımız doğrultusunda ihtiyaç sahibi kesimlere destek olmak amacıyla sürdürülebilir projeler hayata geçirdik. 2025 yılında bu alandaki çalışmalarımızı daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz.
Bizden önceki yönetimlerin yılda ortalama 160 milyon dolar kullandığı Hane Halkına Yapılan Transferler kalemini biz 638 milyon dolar seviyesine çıkardık.
Başka veriyle ifade etmek gerekirse 2014-2018 arasında toplam 883 milyon dolar olan bu kalemi biz 2019-2024 arasında toplam 2,6 milyar dolara çıkardık. 2025 yılı için öngördüğümüz tutar ise yaklaşık 840 milyon dolar, yani 34,5 milyar liradır. Sosyal Yardım İstanbul Kart ve ihtiyaç sahiplerine yardım projeleri kapsamında 2025 yılı bütçesinde 5.7 milyar TL ayırdık.
Bu bütçede yer alan ve bizim dönemimizde başlayan sosyal yardımlardan bazıları şunlardır:
- 0-4 yaş arası bebeği olan ailelere Anne-Bebek Destek Paketi.
- 0-4 yas arası bebeği olan annelere İstanbulkart entegrasyonuna dahil olan tüm toplu ulaşım araçlarında ücretsiz seyahat imkanı. Anneler, 732 bin anne kart ile 184 milyon kere geçiş yaptılar.
- Genç Üniversiteli Burs Programızla 311 bin öğrencimize toplamda 1,3 milyar lira destek sağladık.
- 5 yıllık dönemde 284 bin tekil çocuğumuza 34 milyon litre Halk Süt dağıttık.
- 1,3 milyon adet Beslenme Desteğini çocuklarımıza ulaştırdık.
- 2021’den bugüne kadar 49 bin adet Yenidoğan Destek Paketi ile ihtiyaç sahibi hanelere destek olduk.
- Evlenmek isteyen fakat ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan 15 bin çifte destek olduk.
Kent Lokantalarıyla her gün on binlerce vatandaşımıza uygun fiyatlı, sağlıklı ve dengeli beslenme imkanı sunuyoruz. Lokasyon olarak da öğrencilerin yoğunluklu olduğu, iş ve sanayi bölgelerine yakın açmaya özen gösteriyoruz. Bu bağlamda hâlen 15 Kent Lokantasıyla halkımıza hizmet ediyoruz. 2025 yılında da bu alandaki çalışmalarımız devam edecek, tüm ilçelerimizde hizmet veren kent lokantalarımız olacak.
2025 yılında daha fazla aileye ulaşmayı ve onların temel ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyoruz. Bunun için 368 milyon lira kaynak ayırdık. İlk dönemimizde bir yandan da kamu eliyle toplumsal dayanışmayı geliştirecek adımlar attık.
Örneğin, göreve geldiğimizden bu yana, Askıda Fatura Platformu ile yaklaşık 700 bin ihtiyaç sahibi aileye destek olduk ve toplamda 164 milyon liralık bir dayanışmayı yönetmiş olduk.
Bildiğiniz gibi ilk günden itibaren vatandaşlarımıza iş bulmayı önemli bir sorumluluk olarak kabul ettik. Bu yüzden Bölgesel İstihdam Ofisleri kurduk. Bugüne kadar 29 Bölgesel İstihdam Ofislerimizle 225 bin üzerinde İstanbulluya özel sektörde iş bulduk. Önümüzdeki 5 yıllık Stratejik Plan dönemde bu rakamı 600 bin üzerine çıkaracağız. Bölgesel İstihdam Ofisi üzerinden iş arayanlara toplu ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanma hakkını vermeye devam edeceğiz.
Değerli İstanbullular,
Enstitü İstanbul İSMEK olarak istihdam hedefli mesleki eğitim programları düzenlemeye çok önem veriyoruz. Bu eğitimlerde katılımcıların mesleki becerilerini geliştirerek istihdam edilmelerini amaçlıyoruz. 152 eğitim merkezinde yüz yüze ve uzaktan 1.400 eğitim programından faydalanan vatandaşlarımızın sayısı 2 milyonu aştı. 2025 yılı bütçesinden Enstitü İstanbul İSMEK ve Bölgesel İstihdam Ofisi için yaklaşık 5 milyar TL’lik bir bütçe öngörüyoruz.
Bugün 23 Engelli Merkezi, 6 Kısa Mola Merkezi, 7 Engelli İrtibat Bürosunda ve 2 Engelli Kampında engelli vatandaşlarımıza hizmet veriyor, engelli bireylerin de hayata ve iş hayatına katılımına destek oluyoruz. Bu vatandaşlarımıza bir yandan alt ve üst geçitleri engelli erişimine uygun hale getiriyoruz, diğer yandan otoparklarda ücretsiz hizmet veriyoruz. 2025’te yeni rehabilitasyon ve engelli merkezleri inşaa etmek ve çeşitli destekler için 1,5 milyar liralık bir bütçe ayırdık.
Yaşlı vatandaşlarımız için sosyal hizmet merkezleri ve bakım evleri gibi projelerle destek sağlamaya devam ediyor, onların sosyal hayata adaptasyonları için, Sosyal-kültürel organizasyonlar yapıyoruz. Türkiye’nin En Büyük Bakım ve Huzurevi olan Darülaceze Kayışdağı Kampüsü’nde 1.066 kapasiteyle büyüklerimize hizmet veriyoruz. 2025 yılı bütçesine yaşlılarımızın daha konforlu bir hayat sürmeleri için 2,5 milyar liraya yakın bir bütçe ayırdık.
Gençlerimiz için ise eğitim ve kültürel faaliyetlere erişimlerini artırmak amacıyla gençlik merkezleri ve kütüphaneler inşa ediyoruz. Bu merkezlerde ücretsiz kurslar, seminerler ve etkinlikler düzenleyerek, gençlerimizin kişisel ve akademik gelişimlerine katkı sağlıyoruz.
Aynı zamanda İBB, Genç Üniversiteli Burs Programı kapsamında, üniversite öğrencilerine yönelik burs programları düzenleyerek eğitim hayatlarına destek olmuştur. Bu kapsamda 311 bin üniversite öğrencimize toplamda 1,3 milyar lira destek sağladık. 2025 yılı için öngörülen tutar ise 1,5 milyar liradır. Bu bağlamda gençlerimize 8,2 milyar lira, geleceğimiz çocuklarımıza 8,2 milyar lira ve kadınlara 1,2 milyar lira 2025 yılı bütçesinde ayırmış bulunmaktayız.
Göreve geldiğimiz günden bu yana, eğitim ve kültür alanında önemli projeler hayata geçirdik. 2014-2018 yılları arasında eğitim ve kültürel etkinlikler için yaklaşık 1,4 milyar dolar bütçe kullanılmışken, biz 2019-2024 yılları arasında ise bu bütçeyi 1,6 milyar dolara taşıdık. Bu alandaki hizmet ve yatırımlarımızı da yüzde 14 oranında arttırmış bulunuyoruz.
Ayrıca yatırım ve hizmet anlayışımızın önümüzdeki 5 yıllık dönemde de devam edeceğini buradan belirtmek isterim.
İstanbul'da çocuklarımızın okul öncesi eğitim hizmetlerinden faydalanmaları amacıyla Yuvamız İstanbul çocuk eğitim merkezi projesini başlatmıştık. Bu yıl toplam 28 yeni merkezimizin açılışını gerçekleştirdik ve toplam 105 Yuvamız İstanbul’a eriştik. Hâlen inşaatı devam eden projelerimizle kısa sürede 150 merkeze ulaşacağız. 2025 yılında yeni Yuvamız İstanbul inşaatları için 2 milyar lira bütçe ayırdık.
Açtığımız çocuk eğitim merkezleriyle, yaklaşık 15 bin çocuğun okul öncesi gelişimine destek sunmuş bir belediyeyiz. Ben şahsen bununla büyük gurur duyuyorum. Aileleri geçim sıkıntısı çeken 15 bin çocuğumuzun okul hayatına yaşıtlarıyla eşit koşullarda başlamasını sağlıyoruz.
Çocuk eğitim merkezleri gibi önem verdiğimiz bir konu da üniversite öğrencilerimizin barınma ihtiyaçlarını karşılamak oldu. 2024-2025 akademik yılında açılan yurtlarla beraber toplam yurt sayımızı 14’e çıkardık. 2020 yılında 31 bin kişinin faydalandığı Tercih Danışma Merkezlerimizde 2024 yılında 70 bin öğrencimiz faydalanmıştır. 2025 yılında yurtlarımızın işletilmesi için 2,9 milyar lira bütçe ayırdık. Ayrıca her zaman öğrencilerimize yönelik ücretsiz etüt merkezleri, seminerler, atölyeler ve kurslar düzenleyerek akademik başarılarını destekliyoruz.
Değerli İstanbullular,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, tarım ve hayvancılık sektörlerini desteklemek amacıyla çeşitli projeler hayata geçirmekteyiz. 2024 yılında, tarımsal destek verilen üretici sayımız 701 çiftçiden 4.000 çiftçiye ulaştı. Ücretsiz dağıttığımız yazlık ve kışlık fide sayımız 15 milyonun üzerinde.
2025 yılı bütçemizde de tarımsal destek faaliyetleri kapsamında 4,1 milyar lira bütçe ayıracak ve olumsuz ekonomik koşullar altında yaşayan üreticilerimize destek olacak ve onları ezdirmemek için imkanlarımız seferber edeceğiz.
Ayni ve Nakdi Yardım desteğimiz kapsamında; başta kadın ve çocuk olmak üzere genç, yaşlı, engelli, şehit yakınları ve gaziler gibi Dezavantajlı Gruplara yönelik sosyal hizmetlerimiz kapsamında her yıl 5 milyon vatandaşımıza destek oluyoruz.
2025 yılı bütçemizde bu alana ayırdığımız kaynaklarla kent yoksulluğuyla mücadeleye devam edeceğiz. Halkçı belediyecilik anlayışımızı daha da güçlendirecek ve vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.
Kıymetli Meclis Üyeleri,
Çevre ve sürdürülebilirlik alanında önemli projeler gerçekleştirdik. Önümüzdeki 5 yıllık dönemde de bu alandaki çalışmalarımızı daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. Kent ormanları, parklar ve yaşam vadileri projeleriyle, vatandaşlarımızın nefes alabileceği alanlar oluşturduk. Örneğin,
- Beşiktaş Barbaros Meydanı 1. Etap,
- Büyükçekmece Gölü Doğal Yaşam Park 1. Bölge (Farklı 3 Etabı kapsamaktadır),
- Haramidere Yaşam Vadisi 1. Etap 1. Kısım,
- Cendere Yaşam Vadisi 1. Ve 2. Etap gibi projelerle, şehrimizin yeşil dokusunu güçlendirdik.
- Göreve geldiğimiz zamandan bu yana yaklaşık 13 milyon metrekare yeşil alanı halkımıza kazandırdık.
Önümüzdeki 5 yıllık Stratejik Plan döneminin sonunda İstanbul’a 15 milyon metrekare daha yeni yeşil alan kazandırarak toplamda yaklaşık 28 milyon metrekare yeni yeşil alanı hemşehrilerimize kazandırmış olacağız. Böylece kişi başına düşen aktif yeşil alan miktarını 9 metrekareye çıkaracağız.
2025 yılda yeşil alanların artırılması, mevcut alanların iyileştirilmesi ve park bahçelerimiz için 23 milyar lira gibi önemli bir kaynak ayırdık.
İstanbul’un iklim değişikliğine karı daha dirençli hae gelmesi için 2050 yılına kadar karbon nötr bir şehir olmayı hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşmak için iklim değişikliği eylem planımızı ve hemen arkasından da sürdürülebilir enerji ve iklim değişikliği eylem planımızı hazırladık. Bizi karbon nötr hedefimize ulaştıracak eylemleri tüm plan, proje ve politikalarımızın odağında tutuyoruz.
Bizim için önemli bir husus olan İklim Değişikliği ile mücadele ve uyum çalışmaları kapsamında 2025 yılında 67 milyon lira bütçe ayırdık. Şehrimizde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırarak, enerji verimliliğini teşvik edecek projelere önem veriyoruz.
İBB Atık Yakma ve Üretim Tesisimizde İstanbul’daki evsel atıkların %16’sı yakılarak ortalama 1,4 milyon kişinin elektrik ihtiyacı karşılıyoruz. 2020 yılında atıktan enerji üretimi kurulu gücümüz 66 Megawatt-saat iken 2024 yılında kurulu gücümüzü 213 Megawatt-saat seviyesine çıkardık.
Aynı zamanda ürettiğimiz enerji ile 2,6 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılarken yıllık 3 milyon ton Karbon Emisyon azaltımı sağlamaktayız.
Mevcutta 10 adet olan Katı Atık Aktarma İstasyonumuza inşaat aşamasındaki Sancaktepe Katı Atık Aktarma İstasyonu da eklenecektir.
Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki atık bertaraf ve enerji üretimi için 2019-2024 yılları arasında yaptığımız yatırımlar için 500 milyon dolar ek finansal kaynak temin ettik.
Bu yatırımlar ile güzel İstanbul’umuzu hak ettiği yere taşıma gayreti içindeyiz.
2025 yılı bütçemizde, atık yönetimi ve geri dönüşüm projeleri için 11,2 milyar lira kaynak tahsis ettik.
Bunlara ilave olarak su kaynaklarımızın korunması ve hava kalitesinin iyileştirilmesi için projeler geliştirdik.
Ayrıca hava kalitesini izlemek için şehrin çeşitli noktalarına sensörler yerleştirerek, gerekli önlemleri alıyoruz. İSKİ bünyesinde içme suyu yatırımlarımıza da hız kesmeden devam ediyoruz. Bu yıl 153 km içme suyu şebekesi, 19 km içme suyu isale hattı, 4,5 km içme suyu tüneli inşa ettik.
Melen Suyunu arıtan Cumhuriyet İçme Suyu Arıtma Tesisinin mevcut 720.000 m3/gün kapasiteli 1. Kademesine ilave olarak 360.000 m3/gün kapasiteli 2. Kademesinin inşasına başladık. Tesisin tamamlanmasıyla Melen Sisteminden aldığımız ham suyun arıtma kapasitesini %50 oranında artıracağız.
Böylece su kaynakları Anadolu Yakasına göre daha az olan Avrupa Yakası’nda susuzluk riskinin önüne geçeceğiz.
Melen Havzasından alınıp Cumhuriyet İçme Suyu Tesisinde arıtılarak Kağıthane’ye getirilen suyun Eyüpsultan, Bahçelievler ve Sefaköy su depolarına aktarımını sağlayacak, toplam uzunluğu 20.630 metre olan Ø4000 mm çapındaki Kağıthane- Bahçelievler-Sefaköy içme suyu tünelinin kazısını tamamladık.
Kağıthane – Münzevi bağlantısını Mart 2025 tarihinde, geri kalan kısmı 2025 yıl sonunda bitirmeyi hedefliyoruz.
Enerji temininde alternatif kaynakları kullanmak, daha çevreci atılımlar yapmak için güneş enerjisinden elektrik enerjisi elde etmeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor.
Son altı yılda güneş enerji santrali kapasitemizi yaklaşık 7 kat artırarak kurulu gücümüzü 10 MW seviyesine getirdik. Bütün bunlara ilave 10 MW Güneş 5 MW Rüzgar ve 1 MW Hidrolik enerji üretmek için proje ve ihale çalışmalarına devam ediyoruz.
İSKİ olası bir depremde içme suyu hatlarında meydana gelebilecek kırılmaların engellenmesi ve aşırı yük birikimlerinin sönümlenmesi amacıyla temin ettiğimiz esnek boru bağlantı parçalarının montajına başladık.
Toplamda 100 milyon liralık bu yatırımla içme suyu isale hatlarımızı daha dirençli hale getirmiş olacağız.
Tuzla, Pendik, Sultanbeyli, Çekmeköy ve Sancaktepe ilçelerinde 47 noktada yaptığımız altyapı çalışmalarıyla İstanbul’un şehir içinde bulunan en büyük su kaynağı olan Ömerli Barajının kirlenmesinin önüne geçtik.
Üsküdar’da taşkınlara ve Boğaza atık su girişine son verecek “Bekardere Islahı ve Çengelköy Çevre Projesi”ne başladık.
Bunlara ilave olarak yağmur suyu hasadı projeleriyle, su tasarrufunu teşvik ediyoruz.
Sevgili arkadaşlar
İstanbul'un tarihi dokusunu korumak ve kültürel mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla restorasyon, mühendislik ve çevre düzenleme projeleri yürütüyoruz.
İBB olarak, ilk dönemimizde gerçekleştirdiğimiz yüzlerce restorasyonla belediyemize ve şehrimize yok olmaya yüz tutmuş pek çok eseri yeniden kazandırdık.
“İstanbul’un Muhafızı” olma anlayışıyla bu alanda yaptıklarımızla örnek olduk.
İstanbul'un tarihi dokusunu korumak ve kültürel mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla restorasyon, mühendislik ve çevre düzenleme projeleri yürüttük, yürütmeye devam ediyoruz. 2019’dan itibaren 63 anıt eserde kapsamlı restorasyon çalışmaları yaptık. İstanbul’un hemen her köşesinde toplamda 974 kültür varlığında İBB Miras çalışmaları tamamladık.
- 207 tarihî çeşme,
- 7 endüstri mirası yapısı,
- 610 tarihî mezar ve hazire,
- 63 anıt eser ve sivil mimarlık eseri,
- 40 kamusal sanat eseri,
- 19 tarihî türbe,
- 51 kütüphane,
- 3 iskele,
- 1 hisar,
- 35 yeni müze ve yaşam alanı şehre kazandırdık.
2025 yılında da bu alandaki harcamalarımız artmaya devam edecektir. Bütçemizde bu kalemler için 5,2 milyar lira kaynak ayırdık.
Şehrimizin farklı bölgelerinde kültür merkezleri inşa ederek, vatandaşlarımızın sanata ve kültüre erişimini artırıyoruz. Son yıllarda hizmete aldığımız kültür merkezlerimizle beraber İBB sorumluluğundaki Kültür Merkezlerinin sayısını 17’ye çıkararak ihmal edilmiş bölgelerin sosyal hayatını canlandırdık. Buralarda icra edilen tiyatro, konser ve sergi gibi etkinliklerle, İstanbul'un kültürel zenginliğini vatandaşlarımızla buluşturuyoruz.
Restorasyon çalışmaları tamamlanan mekanlarda da toplam 244 sergi, 40 festival gerçekleştirdik. Son 1 yılda çocuk etkinlikleri kapsamında 1.141 etkinlik, seminer, konser, atölye, tiyatro, panel, söyleşi, film gösterimi gibi alanlarda 2.785 adet etkinlik düzenledik.
İşte son günlerde konserlere para harcıyorlar dedikleri algı operasyonlarının aslı halkımızın kültüre ve güzel sanatlara erişmesi için gerçekleştirdiğimiz bu faaliyetlerdir. 2025 yılında bu alanda ayırdığımız 6,7 milyar lira bütçe de kültürel etkinliklere verdiğimiz önemin bir göstergesidir.
Gençlerimizin ve çocuklarımızın bilgiye erişimini kolaylaştırmak amacıyla dezavantajlı bölgeler öncelikli olmak üzere her ilçeye bir kütüphane hedefiyle yeni nesil kütüphaneler açıyoruz. Halen 70’in üzerinde kütüphane ile halkımıza hizmet ediyoruz. 2020 yılında 277 bin kişi olan üye sayımızı 2024 yılında 636 bin kişiye çıkardık. 2024 yılında okuyucu sayımız 4,2 milyona ulaştı.
2025 yılı bütçemizden kütüphanecilik faaliyetleri için 130 milyon lira bütçe ayırdık.
Değerli İstanbullular,
Bir şehri refaha kavuşturmanın ve dünya çapında önemli çekim merkezlerinden biri yapmanın yolu, eğitim, kültür, sanat kadar sportif alandaki etkinlikler ve imkanların büyütülmesinden geçiyor.
Biz de ilk günden beri spor alanında önemli hazırlıklar yapıyor ve güçlü adımlar atıyoruz. Olimpik kent İstanbul vizyonumuz doğrultusunda spor hizmetlerinin çeşitliliğini ve erişilebilirliğini artırarak kentin spor imkanlarını genişletmeyi hedefliyoruz.
Bu kapsamda İstanbul’a kazandırdığımız 2027 Avrupa Oyunları’nın hazırlıklarına başladık. Keza, 2036 Yaz Olimpiyat Oyunlarını İstanbul’a kazandırmak için adaylık süreçlerini başlattık.
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, Milli Paralimpik Komitemiz ve Gençlik ve Spor Bakanlığımızla bu sürecin ilk sunumunu geçen hafta başarıyla tamamladık. İnanıyorum ki İstanbul 6. kez aday olduğu bu süreçten başarıyla çıkacaktır.
Tesis yatırımları alanında 17 adet Spor Kompleksi, 46 adet Spor Tesisi ve 7 adet Spor Merkezimizde, haftanın 7 günü 31 Branşta 1.166 eğitmenimiz ile verdiğimiz spor hizmet sayısını 9,2 milyondan yaklaşık 12 milyona çıkardık.
Amatör spor kulüplerine malzeme desteği, okul spor salonu yapımı, ulusal ve uluslararası spor organizasyonları gibi spora yönelik hizmetlerimizi artırarak İstanbul’u Olimpik Kent olma yolunda hazırlıyoruz.
Eğitim ve kültür alanındaki bu yatırımlarımızla, İstanbul'un zengin mirasını korumayı ve gelecek nesillere aktarmayı hedefliyoruz. 2025 yılı bütçemizde bu alana ayırdığımız kaynaklarla, vatandaşlarımızın eğitim ve kültür seviyesini yükseltmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.
Kıymetli arkadaşlarım
İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin bilim ve teknoloji alanındaki gelişimini desteklemek ve gençlerimizi geleceğin dünyasına hazırlamak amacıyla çeşitli projeler hayata geçirmekteyiz.
Global girişimcilik ekosisteminde İstanbul’un öne çıkması için kurduğumuz Tech Istanbul, 2024 yılı içerisinde şu ana kadar hayata geçirdiği programlarda girişimcilerden 1.147 başvuru aldı ve 239 girişim destek almaya hak kazandı.
Tech Istanbul henüz bir yaşını doldurmadan dünyanın en prestijli bağımsız startup ödül programı ‘Global Startup Awards’ tarafından dünyadaki “En İyi Hızlandırıcı/Kuluçka Programı” seçilmiştir.
Benzer şekilde Boğaziçi Üniversitesi iş birliğiyle yürüttüğümüz İBB teknoloji atölyelerinde, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik programlama, kodlama, mobil uygulama geliştirme, yapay zekâ, robotik uygulamalar ve oyun geliştirme gibi konularda 8 aylık eğitim programları sunuyoruz.
Bir başka örnek olarak İstanbul'u dijital oyun sektörünün merkez noktalarından biri yapmak amacıyla Oyun Geliştirme Merkezi'ni kurduk ve genç oyun geliştiricilerin ortaya çıkmasına katkıda bulunuyoruz.
2025 yılındaki hedeflerimizle birlikte bu alana 7 yılda 9 milyar lira yatırım yapmış olacağız.
Sevgili İstanbullular,
Kentsel dönüşüme can suyu niteliğinde adımlar attığımız bir yılı geride bırakıyoruz. Karşılığını alacağımız bir yılın da arefesindeyiz. Gelin neler yaptığımıza ve planladığımıza kısaca değinelim:
Dayanıklı İstanbul için çalışmalarımızı biliyorsunuz Altyapı, Üstyapı, Ulaşım ve Lojistik, Deprem Anı ve Sonrası olmak üzere 4 ana başlıkta, 14 alt başlıkta ele alıyoruz.
Dayanıklı bir İstanbul için 16 Daire Başkanlığımızın yanı sıra İSKİ, İGDAŞ, KİPTAŞ, İPA, İMAR AŞ ve diğer iştirak şirketlerimizle yürüttüğümüz çalışmalarda 30,2 milyar lira bütçe ile 73 adet projemizi tamamlamış bulunuyoruz.
Sadece 2024 yılında 9,7 milyar liralık bütçesi olan 19 projeyi tamamladık. Yine bütçesi 44,6 milyar lira olan 88 projemiz de devam ediyor.
40 milyar TL bütçe öngördüğümüz 72 adet projenin ise hazırlıklarını büyük ölçüde tamamladık, bunlara da en kısa sürede başlayacağız
Dayanıklı İstanbul çerçevesinde Üstyapı, Altyapı, Ulaşım Lojistik, Afet Anı ve Sonrası olmak üzere 4 ana başlık ve 14 Eylem adımına ilişkin 2025 bütçesinde 29 milyar 545 milyon TL kaynak ayırdık.
Sevgili Meclis Üyeleri,
Kıymetli İstanbullular,
Yatırım ve hizmet bütçemizde yer alan projelerle ilgili bilgi verdiğim bu sunumda sizleri akıbeti meçhul 11 projemiz hakkında da bilgilendirmek zorundayım.
Ne yazık ki an itibariyle 11 projemizle ilgili tam bir muamma söz konusudur.
Uzun zamandır talep ettiğimiz; Cumhurbaşkanlığı yatırım programında ve Hazine Bakanlığında beklemekte olan bu 11 projemizin neden işleme konmadığı, ne zaman işleme konacağı maalesef belli değildir.
İlgili kurumlar bu projeler yokmuş, biz hiç başvuru yapmamışız gibi davranmakta, 16 milyonu mağdur edecek partizanca bir tavır sergilemektedirler.
Bu 11 projeyle ilgili başvurularımızla ilgili olarak hükümetten herhangi bir garanti ya da para yardımı istiyor da değiliz.
Sadece bir imza atılmasını ve finansman bulmamız için izin verilmesini talep ediyoruz. Tek bir imza bekleyen projelerimizi ve hangi tarihten bu yana bekletildiklerini sizinle paylaşmak ve bu kötü aklı milletimize şikayet etmek istiyorum.
- İETT 300 Adet Metrobüs Alımı - Temmuz 2021’den bugüne 3.5 yıldır bekliyor.
- Sefaköy Beylikdüzü Tüyap Metrosu - Temmuz 2021’den bugüne bekliyor.
- Eyüp Bayrampaşa Tramvay Hattı- Temmuz 2021’den bugüne bekliyor
- Veri Merkezi Kurulumu - Ekim 2022’den bugüne bekliyor
- Kömürcüoda Atık Yakma ve Enerji Üretim Tesisi - Temmuz 2023’ten bugüne bekliyor
- SECAP Enerji Verimliliği - Temmuz 2023’ten bugüne bekliyor
- Çekmeköy Sancaktepe Sultanbeyli Metro Projesi - Aralık 2023’ten bugüne bekliyor
- Kaynarca Pendik Tuzla - Aralık 2023’ten bugüne bekliyor.
- Tıpkı bu projeler gibi, yıl içinde başvurularını yaptığımız Ümraniye Ataşehir Göztepe Metrosu
- Kirazlı Halkalı Metrosu ve
- 136 Metro Aracı projeleri için de kaç yıl bekleyeceğimizi hiç bilmiyoruz.
Ama herkes şunu iyi bilsin ki, atılmayan her imzanın bedelini vatandaş ödüyor. Onlar vatandaşa bedel ödetiyor; biz yatırım yapıyor, hizmet üretiyoruz.
Geçtiğimiz 5 yıllık dönemde olduğu üzere “Adil, Yeşil, Yaratıcı Şehir ve Mutlu İstanbullu” vizyonu doğrultusunda Tam Yol İleri mottosu ile çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Ortaya koyduğumuz performansla halkçı, icraatçı, demokratik yerel yönetim anlayışının neler başarabileceğini gösterdik. Hangi konuyu ele alırsanız alın, bizden önceki yönetimden misli misli fazla iş yaptığımızı, çok daha kaliteli hizmeti çok daha ucuza sunduğumuzu görürsünüz.
İstanbullu hemşerilerimiz de bu gerçeği gördükleri için 31 Mart’ta bizi bir kez daha seçti.
Bize iş yaptırmamak, bizi vatandaşın gözünde küçük düşürmek için seferber olmuş bir iktidara rağmen başardık.
2014 – 2019 arası bizden önceki 5 yılda İBB, tüm kurumlarıyla toplamda 147 kere denetlenmişti. 2019 – 2024 arası dönemde bize yönelik inceleme, soruşturma ve teftiş sayısı ise tam 1.019 oldu.
Biz soruşturma ve incelemeden gocunacak siyesetçilerden değiliz.
Ama el insaf, 147 nerede 1019 nerede!
Biz bu 1.019 denetimin tamamından da alnımızın akıyla çıktık. Buna rağmen incelemeler, soruşturmalar hız kesmeden devam ediyor. Bir de hakkımda açılan davalar var…
İçi tamamen boş, trajikomik, devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan davalar... Baştan sona her aşaması hukuk devleti adına utanç vesikası olan davalar bunlar. Öyle davalar ki bunlara bakan hakimler, savcılar yerlerinde duramıyor. Ya görev yerleri değiştiriliyor, ya duruşmaya gelmiyorlar.
Hukuk görüntüsü altında utanç verici bir oyun sergileniyor.
Örneğin, Danıştay’ın soruşturma izni vermemesine rağmen aleyhime dava açılabiliyor.
Bir bakanın bana hitaben söylediği bir sözü bizzat kendisine iade ettiğim için aleyhime dava açılabiliyor. O bakan söylediğinde ifade özgürlüğü olarak kabul edilen bir söz, ben kendisine iade ettiğimde hakaret kabul edilebiliyor.
Bütün bu soruşturmaların, davaların amacı adaleti tecelli ettirmek mi yoksa milletin sandıkta vermediği yetkiyi yargı vasıtasıyla ele geçirmek mi?
Yoksa bütün bu soruşturmaların, davaların arkasındaki motivasyon önümüzdeki seçimde tecelli edecek olan milletin iradesini şimdiden engelleme gayreti mi?
Milletimiz bu soruların cevabını çok iyi biliyor ve gereğini yapmak için sandığın bir an önce önüne gelmesini bekliyor.
Siyasi maksatlı davalar, soruşturmalar için çok şey söylerim, ama, malum her şeye dava açtırıyorlar. Burada net olarak söylemek isterim:
Sizin içi boş davalarınız bizi yıldırmaz! Yıldıramayacak!
Milletime hizmet etme konusundaki isteğimi, irademi, hevesimi a-zal-ta-ma-ya-cak-sınız!
Vazgeçin!
Kamu gücünü adaletle ve tarafsızlıkla kullanın.
Unutmayın “Devletin dini adalettir”
Ülke gündemini ve mahkemeleri meşgul ettiğinize değmez, değmiyor! Daha önce neler neler yaptınız, ne işinize yaradı? Yine yaramayacak.
Kendi hatalarınızdan ders alın ve devlet organlarını daha fazla örselemeyin.
Görevinizi yapacaksanız, işte Melen Barajı rezaleti ortada, onu soruşturun. 2012 yılında inşaatına başlanan, 2016 yılında bitirileceği ve İstanbul’un su sorununu tamamen çözeceği ilan edilen Melen Barajı 12 yıl sonra hala ortada yok. Gövdesindeki çatlaklar nedeniyle su tutamayan bu baştan savma baraj inşaatı nedeniyle milyarlarca liralık kamu zararı oluştu, oluşmaya devam ediyor. Melen Barajı tamamlanmış gibi konuşup milleti kandıranlar, bu korkunç büyüklükteki kamu zararına yol açanlar milletin vicdanında ve yargı önünde hesap vermelidir.
Görevinizi yapacaksanız, derhal Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer’i serbest bırakın. Elle tutulur, ciddiye alınır tek bir kanıt olmadan yapılan bu tutuklamaya gerekçe bulabilmek için son olarak bir de gizli tanık ifadesi üretildi. Peki ne demiş bu gizli tanık? Bilinmiyor, çünkü gizli tanığın ifadesi Ahmet Özer Başkanımızın avukatlarına verilmiyor. Bunun gibi pek çok hukuk dışı uygulamayla Ahmet Özer Başkanımızın özgürlüğü elinden alınıyor, Esenyurtlu hemşerilerimizin iradeleri gasp ediliyor.
Sevgili Meclis Üyeleri,
Kıymetli İstanbullular,
Bize karşı yürütülen bütün bu soruşturmalar, davalar, kayyum uygulamaları kendisini milletin üzerinde gören, kendisini İstanbul’un ve bütün ülkenin sahibi kabul eden bir aklın kendi acizliğini ilan etmesinden başka bir şey değildir.
O akıl, İstanbul’a yatırım ve hizmet konusunda sergilediğimiz üstün başarının karşısında acizdir!
İsrafı bitirip milletin parasını millete verme kararlılığımız karşısında acizdir!
O akıl; vatandaşları ayırmayan, partizanlığa asla geçit vermeyen, liyakati esas alan yönetim anlayışımız karşısında acizdir!
Çarşıda pazarda vatandaşın karşısına çıkamayanlar, milletimizin bizlere olan sevgisi ve takdiri karşısında acizdiz!
Bir kez daha ve gururla ifade ediyorum ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2025-2029 Stratejik Planı ve 2025 yılı bütçe tasarısı, hemşerilerimizin sevgi ve takdirine layık olabilmek için hazırlanmıştır.
Tek bir hedefi vardır, bu millete hizmet etmek ve bu milletin yaşam kalitesini artırmak...
Bu aziz şehri, kaynaklarını, çevresini, tabiatını ve tarihini korumak...
Milletin evlatlarına eşit, adil ve yeni fırsatlar sunmak...
Bu belgelerin temeli milletin parasını millete vermekten ibarettir.
Sözlerime son verirken bir kez daha tekrar edeyim:
Ülkemizin ekonomisini, adalet sistemini, eğitim sistemini, sağlık sistemini yani aklınıza gelebilecek tüm alanları gün gün çalışamaz hale getiren üç önemli eksik var:
Güven ortamının kaybolması, uygulanan politikaların itibarının olmaması ve istikrarın kaybolmuş olması!
Bu üç kavrama hasar verirseniz, ekonomideki bütün dengeleri alt üst edersiniz.
Bakın Türkiye’de son bir yıldır politika faizi %50 seviyesinde.
Buna rağmen enflasyon hala hedeflenen oranların çok uzağında.
Peki Merkez Bankası ne diyor?
“Vatandaşlarımızı, işletmelerimizi enflasyonun düşeceğine inandıramadık” diyor.
Peki neden inandıramadınız?
Çünkü iktidara olan güven düşük. Hem içeride düşük, hem dışarıda düşük.
Yurttaşlarımız sorunun sebebi olanların çözümü yaratamayacağını çok iyi biliyor.
Güvenmiyor, itibar etmiyor.
Daha geçen yıl ortasına kadar “Faiz sebep, enflasyon sonuç” diyerek ekonomiyi perişan edenlerin bugün uygulanan para politikasına, bütçe uygulamalarıyla destek vermediği bir ortamda vatandaşın itibar etmesini nasıl bekleyebiliriz?
Aslı astarı olmayan davalarla, kayyım uygulamalarıyla, türlü hukuksuzluklarla ülkemizi dünya standartlarının dibine indirenlerin, ne bu ülke içinde ne de dışında itibarı kalmamıştır.
Keza ekonomik istikrar da öyle...
Sadece bir kişinin iki dudağı arasına sıkışan bir sistemden nasıl bir istikrar beklenebilir?
Değerli Meclis Üyeleri,
Bu bahsettiğim üç kavram bütün politikaların, ülkemizin bütün sorunlarının çözümünün temelinde yatmaktadır. Bu bütçe ve politika anlayışımızla İstanbul’a ve tüm Türkiye’ye en büyük vaadimiz budur.
Vatandaşlarımız bizim sunduğumuz değerlere, politikalarımıza ve çalışmalarımıza itibar etti, büyük destek verdi ve İstanbul’da istikrarı sağladı. İçinden geçmekte olduğumuz bu tarihi dönemeç hepimize büyük sorumluluklar yüklüyor.
Yaşadığımız onca olumsuzluklara rağmen bu bu aziz şehre ve bu büyük millete inanıyorum.
İnanıyorum ki, teknoloji ve inovasyona dayalı bir stratejiyle şehrimizi ve ülkemizi sıçrayarak kalkındırabiliriz.
İnanıyorum ki tarihimizden gelen değerlerimizi koruyup güçlendirerek güçlü bir hukuk devletini yeniden inşa edebilir; vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini garanti altına alabiliriz.
Küresel düzeyde iş birliği ve dayanışma esaslı bir demokratik düzeni birlikte inşa edebiliriz.
Son yirmi yılda toplumsal birlik ve dayanışmayı yeniden inşa edebiliriz.
Tarihin bu zor dönemecinde ülkemizde yanlış giden işleri düzeltmek, kentlerimizi ve doğamızı korumak, demokrasimize sahip çıkmak için yeterince gücümüz, enerjimiz ve inancımız var.
Bu süreçte öncelikle biz, İBB Meclis üyeleri ve tüm İBB çalışanları sorumluluk alacağız.
Daha iyi bir İstanbul ve daha güçlü bir Türkiye için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz. Bu yüzden yeni dönemimizde aynı motivasyonla, yüksek enerjiyle tam yol ileri diyoruz.
2025-2029 dönemi Stratejik Plânı, 2025 yılı Performans, Yatırım ve Bütçe Programlarımızın hazırlık sürecinde emeği geçen tüm yöneticilerimize, ekibimize, iç ve dış paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Yeni planımızın ve bütçemizin İstanbullu hemşehrilerimizin sorunlarına en kalıcı çözümleri getirmesini temenni ediyorum.
Hayırlı, uğurlu olsun.