TBB ve İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun haksız ve hukuksuz yere gözaltına alındığı operasyonla ilgili olarak sosyal medyada bazı hesaplar ve yayın kuruluşları tarafından bilinçli bir dezenformasyon seferberliğine girişildiği anlaşılmıştır.
Aynı merkezden yönetildiği görülen karalama kampanyasında en dikkat çekici dezenformasyonlardan birisi, gerçeklerle açıkça çelişen iddialardır. Bu iddialar yalnızca kamuoyunu yanıltmaya ve milletin iradesiyle seçilmiş bir belediye başkanını itibarsızlaştırmaya yönelik girişimlerdir.
TERÖR ÖRGÜTÜNE YARDIM EDİLDİ YALANI
“Terör örgütüne yardım edildi, örgüt mensupları ve sempatizanları İPA ve BİMTAŞ bünyesinde işe alındı.”
Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB, bu tür suçlamalarla daha önce de karşı karşıya kalmış, tüm yargı süreçlerinden aklanarak çıkmıştır. İBB'de “700 terörist var" iddiası öne sürülmüş, ancak bu kapsamda sadece 41 kişi yargılanmış ve tamamı beraat etmiştir. Dönemin İçişleri Bakanı, bu iddiaları "Siyasi olarak yapmak zorundaydık" diyerek suçlamaların siyasi olduğunu itiraf etmiştir. İBB’de işe alımlar, büyük bir titizlikle yürütülmekte olup, adaylardan yalnızca sabıka kaydı değil, güvenlik soruşturması da talep edilmektedir. Valilik onayı olmadan hiçbir personel işe alınmamaktadır.
ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ YALANI
"Gizli tanık ifadeleri, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun organize suç ilişkileri içinde olduğunu ortaya koyuyor."
İddialar somut delillerden yoksun olmakla birlikte gizli tanık ifadeleri yalnızca "duydum" veya "düşünüyorum" gibi belirsiz ifadelerle ifade edilmiştir. Dosyaya tanık beyanlarını destekleyecek başka bir delil sunulmamıştır. Ayrıca dosyada tanıklar arasında ciddi çelişkiler bulunmaktadır. Hukuken, yalnızca tanık beyanlarına dayanarak hüküm verilemez.
TERÖR YALANI
"Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan’ın Azad Barış ile görüşme trafiği olduğu iddiası."
Mehmet Ali Çalışkan, 2021–2022 yıllarında, Almanya merkezli Berghof Vakfı ile Türkiye’den PODEM tarafından ortaklaşa düzenlenen bir etkinlikte Azad Barış ile tanışmıştır. Etkinliğe; Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum, gazeteci Oral Çalışlar, AK Parti MKYK üyeleri, DEVA ve Gelecek Partisi yöneticileri de katılmıştır.
2024 yerel seçimleri sürecinde yapılan akademik araştırma sunumlarında, siyasi partilerin temsilcileriyle birlikte katılım sağlanan toplantılarda her iki isim de yer almıştır. Bu toplantılar şeffaf, resmi ve akademik zeminlerde gerçekleşmiştir.
TERÖR İLTİSAKI YALANI
"İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Yavuz Saltık, terörle iltisaklı kişileri işe aldı yalanı."
İddia edilen kişilere dair kamuya açık hiçbir yargı kararı ya da resmi belge bulunmamaktadır.
Kişilerin görevleri, İBB İnsan Kaynakları Mevzuatı doğrultusunda yapılmaktadır.
Saltık’ın sosyal medya trol ağı kurduğu yönündeki iddialar da hiçbir somut dayanağa sahip değildir.
Bu söylemler, kamu görevlileri hakkında sistematik olarak yürütülen karalama kampanyalarının bir parçasıdır.
Bu yalan ve itibarsızlaştırma amaçlı haberle ilgili olarak hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, hem de bireysel olarak Yavuz Saltık, yargı yoluna başvuracak ve ilgili kişi/kuruluşlara karşı hakaret, iftira ve kamuoyunu yanıltma gerekçeleriyle dava açacaktır.
RÜŞVET ALINDI YALANI
"İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Yavuz Saltık’ın hesabına İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı şirketlerden milyonlarca lira aktarıldı; bu paralar rüşvetti. MASAK raporunda bu ödemeler görülüyor, tutuklama kararı da bu para hareketlerine dayanıyor yalanı."
Bu iddia açıkça yalandır. MASAK raporunda yer alan ödemeler; Yavuz Saltık’ın yıllardır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yürüttüğü kamu görevinden kaynaklanan yasal maaşlar ile, yönetim kurulu üyesi olduğu İstanbul Ulaşım AŞ’den aldığı yasal huzur hakkı ödemeleridir.
Buna göre:
- 2019-2025 arasında İBB’den 113 işlemle 2.754.523 TL,
- 2020-2024 arasında Ulaşım AŞ’den 58 işlemle 1.746.579 TL ödenmiştir.
Bunlar tek seferde alınmış gibi gösterilerek, kamuoyuna “rüşvet” algısıyla sunulmuştur.
Oysa Yavuz Saltık bu ödemelerin her birini savcılık sorgusunda detaylı şekilde açıklamıştır. Ayrıca eşine yaptığı havaleler de, her çalışan gibi maaşını aldıktan sonra ailesiyle yaptığı bireysel mali paylaşım kapsamındadır.
Bu tabloya rağmen, MASAK verilerini bile bile çarpıtanlar, halkı ve yargıyı yanıltmaya yönelik açık bir iftira kampanyasının parçasıdır. İBB çalışanlarının onurunu hedef alan bu karalama çabasına karşı gerekli tüm hukuki adımlar atılmıştır.
RÜŞVETLE TADİLAT YAPILDI YALANI
"Boğaz’daki bir tadilat izni için 10 milyon dolar rüşvet talep edildi yalanı."
İddiaların tam aksine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi söz konusu Vaniköy’deki villa ile ilgili süreçte yasadışı inşa faaliyetlerine müdahale etmiş, yapıyı mühürlemiş ve ardından ilgili kurumlarla iş birliği içinde kaçak yapının yıkımını sağlamıştır.
AĞ KURULDU YALANI
"Belediye iştirakleri aracılığıyla organize şekilde rüşvet ve yolsuzluk ağı kuruldu."
İddiaların tümü anonim gizli tanıklara ve dedikodulara dayalıdır. MASAK, Sayıştay ya da denetim raporlarında bu yönde bir bulgu kesinlikle yer almamaktadır.
CENAZE ARACIYLA RÜŞVET PARASI TAŞINDI YALANI
"10 milyon dolar cenaze aracıyla Yunanistan’a kaçırıldı yalanı."
10 milyon dolar rüşvet parası cenaze aracıyla Yunanistan’a kaçırıldı". Aynı iddia daha sonra değiştirilerek, para önce cenaze aracıyla sınıra götürüldü, oradan da başka bir yöntemle Yunanistan’a aktarıldı şeklinde tekrarlandı.
Aynı konudaki bu iki farklı iddia, tek merkez tarafından yönetilen farklı isimler ve mecralarca dile getirilmiş, ancak bu çevreler kısa sürede birbirini yalanlamıştır. İlkinde paranın doğrudan cenaze aracıyla Yunanistan’a kaçırıldığı öne sürülürken, ikincisinde sınırda başka bir yöntemle ülke dışına çıkarıldığı iddia edilmiştir.
İBB Mezarlıklar Müdürlüğü, Türkiye’nin 81 iline ve tüm ilçelerine cenaze nakil hizmeti sunmaktadır, ancak yurt dışına cenaze taşımamaktadır. Yurt dışı cenaze transferleri, Sağlık Bakanlığı onayı ve uluslararası prosedürlerle yalnızca özel yetkili havayolu firmaları aracılığıyla yapılmaktadır. İBB cenaze nakil araçları yurtdışı cenazelerin geliş gidişlerinde sadece Havalimanlarına giriş çıkış yapmaktadır. Cenaze aracının sınır geçmesi, hele ki nakit para taşıması, hem İBB sistemine hem de ulusal güvenliğe aykırı ve fiilen imkansızdır. Ayrıca, AB üyesi bir ülkeye elden nakit transferi bu denli rahat bir şekilde yapılamaz; uluslararası mali sistem ve sınır güvenlikleri bu tür hareketlere izin vermez. Öte yandan, İBB'ye ait cenaze nakil araçlarının tamamı GPRS sistemiyle anlık olarak izlenmekte olup, resmi görev onayı olmadan her hangi bir cenaze aracının İstanbul il sınırları dışına çıkabilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan, çok nadir de olsa, yine aynı şekilde görev onayı alınmak şartıyla, bazı yabancı uyruklu cenazeler için Türkiye’nin sınır kapılarına kadar cenaze teslimi yapılmakta, bu cenazeler gümrükten geçmeden ilgili yetkililere teslim edilmektedir. Fakat iddiaya konu edilen tarihlerde Yunanistan’a gidiş sınırları olan İpsala ve Pazarkule sınır kapılarına her hangi bir görev oluru verilmediği gibi, GPRS (araç takip sistemi) sistemi üzerinden yapılan incelemede de herhangi bir cenaze teslimimiz bulunmamaktadır. O tarihlerde bahsi edilen sınır kapılarına herhangi bir aracın hareketine de rastlanmamıştır.
Tüm bu gerçekler ışığında, bu iddiaların amacı, kamuoyunu manipüle etmek, siyasi linç kampanyalarıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ve onun seçilmiş Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nu karalamaktır.
İddia sahipleri, ortaya attıkları suçlamaları kanıtlamakla yükümlüyken, hiçbir hukuki süreç işletilmeden, kuralsız ve sorumsuz bir şekilde kamuoyuna yalanları boca etmektedirler.
İBB'DE PARA KULELERİ YALANI
"İBB çalışanlarının ev ve işyerlerinde “para kuleleri” bulundu."
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarına yönelik yürütülen kumpas soruşturmasında, ev ve işyerlerinde yüklü miktarda paralar ele geçirildiği yönündeki iddialar asılsızdır. Bu iddiaya dayanak olarak dolaşıma sokulan görüntülerin, İBB Başkanı veya İBB çalışanlarıyla herhangi bir ilgisi yoktur.
Söz konusu görüntüler, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının alım sürecine aittir. Bina, “Bir Tuğla da Sen Koy” kampanyası kapsamında toplanan bağışlarla satın alınmıştır. Mülk sahibi ödemenin bir kısmını elden almak istemiş, işlem ise mal sahibinin avukatlık bürosunda gerçekleştirilmiştir.
Tüm süreç tutanak altına alınmıştır. Görüntülerde yer alan kişiler ise dönemin CHP yöneticileridir.
Görüntülerin servis edilme amacı, İBB’yi ve Ekrem İmamoğlu’nu hedef alarak kamuoyunda algı oluşturmak ve siyasi bir kumpas yaratmaktır. Görüntüler eski olmasına rağmen, sanki yeniymiş ve İBB’yle bağlantılıymış gibi tekrar dolaşıma sokulmuştur.
560 MİLYAR LİRA ZARAR YALANI
"İBB Kamuyu 560 milyar lira zarara uğrattı "
Farklı hesaplardan İBB Başkanına 250 milyar ile 560 milyar lira arasında yolsuzluk istinadı yapılmaktadır. Bu iddiayı ortaya atanların İBB’nin 2025 yılı bütçesinin 564 milyar lira olduğundan habersiz olduğu da açıktır. İBB, söz konusu bütçe ile İstanbul’un sudan ulaşıma, metrodan altyapı yatırımlarına kadar birçok kalemini karşılamakta, ayrıca 95 bin çalışanına da maaş ödemektedir.
İBB BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİ
2019: 21,4 milyar TL
2020: 21,6 milyar TL
2021: 28,4 milyar TL
2022: 64,3 milyar TL
2023: 122,4 milyar TL
2024: 238,9 milyar TL
5 YILLIK TOPLAM: 497 MİLYAR TL
MAL BEYANINDA GİZLENDİ YALANI
"Ekrem İmamoğlu, söz konusu villaları mal beyanında gizledi yalanı"
Ekrem İmamoğlu’nun bireysel mal varlığı ile İmamoğlu İnşaat A.Ş.’nin mülkiyetindeki taşınmazlar ayrı kurumsal varlıklardır. Bahsi geçen taşınmazların herhangi biri Ekrem İmamoğlu’nun kişisel mal varlığına kayıtlı değildir.
Kurum ile kişi arasındaki fark bilinerek çarpıtılmıştır. Ayrıca İmamoğlu İnşaat, ticari faaliyette bulunan ve tüm işlemleri noter kayıtları ile tescilli bir şirkettir.
VİLLALAR İMAMOĞLU İNŞAATA GEÇİRİLDİ YALANI
"Villalar, kamu kaynağı ile alındı ve İmamoğlu İnşaat’a geçirildi yalanı."
Açık belgelere göre, Güllüce Tarımcılık A.Ş.’nin 100 hissesinin İmamoğlu İnşaat A.Ş. tarafından 48 milyon TL bedelle satın alındığı açıkça kayıt altına alınmıştır (Noter onaylı karar defteri – 04.03.2024).
Yine taraflar arasında yapılan protokolde, 87 milyon TL’lik bir borcun ödenmesi karşılığında İstanbul Beylikdüzü’nde yer alan iki taşınmazın devri taahhüt edilmiştir.
Güllüce Tarımcılık A.Ş.’nin 87 milyon TL’lik borcu İmamoğlu İnşaat tarafından üstlenilmiş; “Ödeme taksitli yapılacak, taşınmaz devri ise yapı kullanım izni sonrası gerçekleşecektir. Ayrıca şirket hisseleriyle birlikte şirketin mevcut borçları da devralınmıştır.” ifadeleri anlaşmada açıkca yer almıştır. Kesin olan doğru şudur:
Şirket alımı, borç devri ve gayrimenkul protokolüyle olur. Rüşvet de taksitle, noterle, vade planıyla olmaz.
VİLLALAR KAMU PARASIYLA ALINDI YALANI
"İSKİ’den ödeme çıkartıp villa aldırdılar yalanı."
Hiçbir belgede İSKİ ile İmamoğlu İnşaat arasında doğrudan bir ihale ilişkisi bulunmamaktadır.
Sunulan belgelerde, Güllüce Tarımcılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile İmamoğlu İnşaat A.Ş. arasında taraflarca noter huzurunda düzenlenmiş açık ticari işlemler yer almaktadır. Komisyon ya da kamu zararı iddiasını destekleyen hiçbir resmi evrak, fatura, ödeme dekontu veya mahkeme kararı mevcut değildir.
SEÇİM RÜŞVETİ YALANI
"Ayni yardımlar adı altında yapılan dağıtımlar aslında “seçim rüşvetidir” yalanı."
İBB’nin muhtarlar işbirliği ile ihtiyaç sahiplerine yaptığı ayni yardımlar, 5393 Sayılı Belediye Kanunu, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve İBB Meclisi’nce kabul edilen Sosyal Yardım Esasları Yönetmeliği’ne dayanır.
Yönetmeliğin 14. ve 16. maddelerinde, muhtarlıklarla işbirliği yapılarak ayni yardımların dağıtılabileceği açıkça düzenlenmiştir. Bu kapsamda adil, tarafsız ve ihtiyaca uygun şekilde dağıtılması kapsamında talep eden tüm muhtarlar ile işbirliği yapılmıştır.
Yardımların içeriği ve yöntemi, yasal zeminde kamuya açık şekilde yürütülmektedir.
Buna ek olarak İstanbul genelinde tüm muhtarlara, her yıl bir malzeme olmak üzere, muhtarlık hizmet binalarında kullanılmak üzere ayni destek sağlanmaktadır.
Bu sürecin “rüşvet” olarak tanımlanması; sadece İBB çalışanlarını değil, aynı zamanda seçilmiş muhtarları, 39 ilçe kaymakamını ve kamu görevlilerini hedef alan ciddi bir iftiradır.
MEDYA A.Ş. VE KÜLTÜR A.Ş. ÜZERİNDEN USULSÜZ İHALELER YAPILDI YALANI
"Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. üzerinden usulsüz ihaleler yapıldı, bazı kişilere özel işler verildi; projeler ya tamamlanmadı ya da yarım bırakıldı."
Her iki İBB iştirak şirketi de defalarca Sayıştay denetiminden geçmiştir. Müfettişlere tahsis edilen odalar sürekli dolu olmuş, yapılan tüm incelemelerde herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemiştir. Açık hava reklam mecralarına ilişkin ihaleler, hizmet alımları ve sözleşmeler defalarca denetlenmiştir. Mülkiye ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan ayrı incelemelerde de herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır.
ANCAK; Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kendisinden önceki dönemle ilgili yapılan iç denetimler sonucunda tespit edilen yüzlerce milyar TL’lik usulsüzlük dosyalarına, İçişleri Bakanlığı tarafından el konulmuştur. Bu dosyalar, İBB’ye ait arazilerin düşük bedellerle belli kişilere satılıp, sonrasında yüksek fiyatlarla İBB tarafından tekrar satın alınması, kişilere özel milyon dolarlık burslar, özel araç tahsisleri ve siyasi faaliyetlerde yapılan harcamaları gibi yolsuzluklar içermektedir. Ancak bu dosyaların akıbeti halen bilinmemektedir.
İHALELER ONAYIYLA YAPILDI YALANI
"Murat Ongun, İBB iştirak şirketlerinin yaptığı bazı ihalelerde usulsüzlüklerin farkındaydı ve bu işlemler onun bilgisi ve onayıyla yapıldı."
Murat Ongun’un İBB iştirak şirketlerinin ihale süreçlerinde hiçbir yetkisi, rolü ya da bilgisi yoktur. Bu şirketlerin kendi yönetim kurulları ve prosedürleri bulunmaktadır. Basın Sözcüsü olarak görevi yalnızca kamuoyuna yönelik açıklamalar ve medya iletişimidir. İhalelere dair hiçbir yönlendirme ya da onayda bulunmamıştır, bulunamaz. Her şey Sayıştay denetiminden geçmiştir.
İHALE DOĞRUDAN VERİLDİ YALANI
"2023/155107 kayıt numaralı ihale usulsüz şekilde doğrudan verildi yalanı."
Aynı iş daha önce 2022 yılında açık ihale usulüyle ilan edilmiş; ancak teklif veren 2 firma da yeterlik kriterlerini sağlamadıkları için teklifleri değerlendirme dışı bırakılmış, ihalede geçerli teklif kalmadığından ihale iptal edilmiştir. İşin ivediliği nedeniyle Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi kapsamında pazarlık usulü uygulanarak üç firma davet edilmiş ve rekabet sağlanmıştır.
RAKİPSİZ İHALE YALANI
"İhaleler “rakipsiz” şekilde düzenlendi, hep aynı firmalar teklif verdi yalanı."
İBB ihalelere katılacak firmaları belirlemez. Her ihaleye tüm firmalar eşit şartlarla başvurabilir. İhaleler EKAP’ta ilan edilmiş, ilan süresi boyunca kamuya açık tutulmuş ve hiçbir aşamada itiraz başvurusu yapılmamıştır. Rekabet koşulları yasalara uygun biçimde sağlanmıştır.
Bu tür iddialar, hem kamuoyunu yanıltma amacı taşımakta hem de şeffaf şekilde yürütülen ihale süreçlerini karalamaya yöneliktir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tüm ihalelerini mevzuata uygun, denetime açık ve rekabetçi koşullarda gerçekleştirmeye devam etmektedir.
ADRESE TESLİM İHALE YALANI
"İBB, adrese teslim ihale yöntemiyle sadece belirli bir firmaya 13 ihale verdi yalanı."
İddia edilen ihaleler, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca açık ihale usulüyle yapılmış ve ilan süreçleri dahil hiçbir aşamada itiraz başvurusu yapılmamıştır. İhalelere tüm firmaların katılımı mümkündür; herhangi bir firma lehine rekabeti engelleyen madde şartnamelerde bulunmamaktadır.
TEKNİK ŞARTNAMELER İHALE ALAN ŞİRKETE YAPTIRILDI YALANI
"İBB Bilgi Teknoloji Müdürlüğü tarafından açılan ihalelerin teknik şartnameleri, ihaleyi kazanan firmanın çalışanı tarafından hazırlandı yalanı."
Teknik şartnameler yalnızca idare tarafından hazırlanmakta ve EKAP sistemine belediye personeli tarafından yüklenmektedir. Kamu kurumlarının, alım yapacakları ürün veya hizmetlerin teknik yeterliliğini değerlendirmek amacıyla üretici veya distribütör firmalardan teknik dokümantasyon talep etmesi yaygın ve yasal bir uygulamadır. Nihai teknik şartname ise idare tarafından belirlenir ve kayda geçirilir.
YATIRIMA KAYNAK BULUNAMIYOR YALANI
“İBB’nin mevcut borcu sadece kendi dönemine ait. Bu borç yönetilemez seviyeye ulaştı.İBB, bütçe açığı verirken, yatırımlara da kaynak bulamıyor yalanı."
İBB yönetimi, görevi devraldığında eski dönemden kalan 36 milyar TL (bugünkü kurla 71 milyar TL) finansal borç devraldı ve bunları ödemeye başladı.
Ayrıca önceki dönemlerde ihale edilmiş ama tamamlanmamış projeleri hayata geçirmek için 79,8 milyar TL (bugünkü kurla 142 milyar TL) finansman temin etti. Bu borcun da 41 milyar TL’sini (bugünkü kurla 53 milyar TL) geri ödedi.
Tüm bu koşullara rağmen, son altı yılda yaklaşık 10 milyar dolar yatırım gerçekleştirdi. Yani borçlar yatırıma dönüştü, boşa harcanmadı.
Bu tablo, gerçek bir mali disiplin ve tasarruf anlayışıyla yönetilen bir belediyeye işaret eder.
İBB'NİN BORCU ARTTI YALANI
“İBB'nin borcu, Ekrem İmamoğlu döneminde yükseldi. 2018’de 26,7 milyar TL olan borç, 2024 sonunda 215 milyar TL’ye çıkarak %704 arttı. Bu da İBB’nin mali disiplinini kaybettiğini, bütçesinin çöktüğünü gösteriyor yalanı."
Borç artışı iddiası, ekonomik gerçeklikten kopuk, manipülatif bir kıyaslamadır.
2018-2024 arasında Türkiye ekonomisi yüksek enflasyon, kur şoku ve faiz artışları yaşadı.
Bu dönemde kamunun borcunun artması ve ekonominin geldiği nokta kamuoyunca bilinmektedir.
Kıyasın sağlıklı yapılabilmesi için döviz cinsinden değerlendirme gerekir:
2018’de İBB’nin toplam borcu 5 milyar 58 milyon dolardı.
2024 sonunda bu borç 6 milyar 91 milyon dolara yükseldi. Artış oranı sadece %20’dir.
Üstelik aynı dönemde mesela ekmek fiyatı %987 arttı.
2018’de 1,15 TL olan ekmek, 2025’te 12,50 TL’ye ulaştı.
Döviz bazında hesaplandığında bile ekmekteki %62’lik artış, İBB’nin döviz bazındaki borç artışından 3 kat fazladır.
Bir de yıldan yıla artan enflasyon baz alındığında ise İBB’nin borç hanesinin arttığı iddia dahi edilmez.
İBB ise bu ekonomik kriz koşullarında finansal istikrarını korumayı başarmıştır.
İBB VE İŞTİRAKLERİ USULSÜZ PARA TRANSFERİ YALANI
"MASAK raporuna göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve iştirak şirketleri, bazı isimlere usulsüz para transferinde bulundu yalanı."
MASAK tarafından hazırlanan 19 Mart 2025 tarihli 2025-1059-4-4763904 sayılı Mali Analiz Raporunun hiçbir bölümünde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ya da bağlı şirketlerinden herhangi bir kişiye ya da kuruluşa para transfer edildiğine dair tek bir bulgu ve ifade yer almamaktadır.
Raporda listelenen 55 kişi arasında yer alan isimlerin hesap hareketlerinde, para girişlerinin kaynağı açıkça belirtilmemiştir. Bu kişilerin banka hesaplarına giren paraların İBB veya iştiraklerinden geldiğine dair herhangi bir kanıt bulunmamaktadır. İddialar tamamen spekülatiftir.
Üstelik iddialarda sıkça adı geçirilen Berkay Gezgin’in ismi, MASAK raporunda yer almamaktadır. Ve ayrıca MASAK raporunun sonuç bölümünde çalışmada yer verilen isimlerle ilgili şüpheli bir işleme rastlanmamıştır ifadesi net olarak kullanılmıştır.
Ortaya atılan tüm iddialar, tamamen dezenformasyona dayalıdır. Aynı yalanlarda adı geçirilen gazeteciler de iddiaları açık bir dille yalanlamıştır.
Raporun hiçbir bölümünde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, iştiraklerine veya yöneticilerine yönelik bir suçlama, isnat veya doğrudan ilişki tespiti yer almamaktadır.
MASAK, yalnızca bazı kişilerin banka hareketlerini incelemiş, kaynak belirtmemiştir. Ancak sanki bu kaynak belirtilmiş gibi İBB ve şirketlerini hedef alarak, MASAK raporunu çarpıtan, gerçek dışı beyanlarla kurumu ve çalışanlarını itibarsızlaştırmaya çalışan tüm kişi ve kurumlar hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi bir kamu kurumudur. Mevzuat gereği sadece kendi çalışanlarına, hizmet alımı yaptığı kişi ve şirketlere ödeme yapabilir.
Bu sınırların dışında herhangi bir şahıs ya da kuruma doğrudan para transferi yapılması mümkün değildir.
Bu tür dezenformasyonlara karşı hukuki haklarımız sonuna kadar kullanılacak, hiçbir iftira karşılıksız bırakılmayacaktır.
BASINA TALİMAT YALANI
"İBB Başkan Danışmanı ve Medya A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, basın mensuplarına talimat veriyor yalanı."
Basınla kurulan iletişim yalnızca İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve belediye faaliyetlerinin duyurulması amaçlıdır. Sayın Ekrem İmamoğlu'nun ve İBB'nin onaylı sosyal medya mecralarından ve İBB Basın Danışmanlığı üzerinden tamamen kamu sorumluluğunda, profesyonelce yapılmaktadır. Bu tür iddialar etik dışı ve dayanaksızdır. Somut bir delil yoktur.
BEYAN YALANI
"ÜLKE TV haber bülteninde İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa'nın emniyet ifadesinde "Ekrem İmamoğlu ve ekibinden şikayetçiyim" dediğini iddia etmesi, bunu hem haber metninde hem de ekran alt yazısında (KJ) kullanması yalanı. "
İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, emniyet ifadesindeki beyanı açıktır:
“Sayın Ekrem İmamoğlu, meslek hayatımda en rahat çalıştığım, kariyere ve kurumsal bilgiye önem veren bir belediye başkanıdır. Allah şahittir ki, genel müdür olarak şahsıma hiçbir zaman kanunsuz bir emir vermemiştir.” demiştir.
Bu ifade ortadayken, “Şikayetçiyim” başlığıyla yayın yapmak, sadece etik dışı değil açıkça halkı yanıltma ve itibar suikastı girişimidir.
Gazetecilik değil, propagandadır. Bilinçli ve kasıtlı olarak kamuoyunu yanıltmak, suçtur.
Bu ağır çarpıtma nedeniyle ÜLKE TV hakkında yalan haber ve kişilik haklarına saldırı gerekçesiyle gerekli tüm hukuki işlemler başlatılmıştır.
Gerçeği çarpıtan, kamu görevlilerinin ifadelerini bile isteye tersine çeviren hiçbir medya kuruluşu bu yalanlarının hesabını vermekten kaçamayacaktır.
METRO KREDİLERİ KULLANILMADI YALANI
"İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e kredi onayı için teşekkür etti ama metro araçları alınmadı, hizmet yapılmadı."
Ekrem İmamoğlu, 18.09.2023 tarihli sosyal medya paylaşımında ulaşım yatırımları için verilen kredi onayına teşekkür etti. Kredinin kullanım alanları net şekilde duyuruldu ve projeler planlandığı şekilde devam etmektedir:
M7 Mahmutbey-Esenyurt Metro Hattı:
Mahmutbey-Küçükçekmece (7 km) arasındaki 1. etapta fiziki ilerleme %50,5’e ulaştı. 2027 sonunda hizmete açılması planlanıyor.
M12 Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metrosu (300 Metro Aracı):
2023’te alınan krediyle alınacak araçların üretimi Sakarya’daki fabrikada başladı. İlk 10 setin 2025’te teslim edilmesi planlanıyor.
M4 Kadıköy-Sabiha Gökçen Havalimanı Metrosu (100 Metro Aracı):
Temmuz 2023’te 5,1 milyar TL’lik sözleşme imzalandı. İlk 4 set Ocak 2026’da teslim edilecek; tüm araçlar Ocak 2027’ye kadar tamamlanacak.
T4 Topkapı-Mescid-i Selam Tramvayı (34 Tramvay Aracı):
Mayıs 2023’te imzalanan sözleşme sonrası 04.12.2024'te şase üretimi başladı. Araçlar %100 yerli mühendislik ürünü olacak.
İBB KAYNAKLARINI "ARAÇ"LARA DOLDURUP "SÜRÜCÜSÜZ YÜRÜTMÜŞLER YALANI
"Metro İstanbul A.Ş ve İYA Danışmanlık ve Ticaret Anonim Şirketi görünürde açık usulle yapılan ihalelerinde, Rasim Kaya'nın sahibi olduğu Kaya Ulaşım Hizmetleri ve Filo Kiralama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine "kontrollü bir süreç" sonunda "verildiği" iddia ediliyor. Konu ile ilgili bazı CHP'lilerin iddialarını destekleyen kimi belge ve görüntülerle birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunduğu belirtiliyor."
Metro İstanbul’un 13.01.2025’te Elektronik Kamu Alım Platformu EKAP üzerinden ilan ettiği süreli araç kiralama ihalesi, Kamu İhale Kanunu Md.19’a göre Açık İhale yöntemiyle 20.02.2025’te gerçekleştirilmiştir.
Bu Açık İhalede 38 firma ihale dokümanlarını incelemiştir. İstekli firmaların verdikleri teklifler İhale Komisyonu tarafından incelenmiş ve alınan Komisyon Kararı EKAP’a yüklenmiştir. Bu karar, ihaleye katılan tüm firmalara açıktır.
İYA Danışmanlık ve Ticaret AŞ, 12.11.2024 tarihinde EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) üzerinden ilan ettiği araç kiralama ihalesi ise Kamu İhale Kanunu Md. 19’a uygun olarak, Açık İhale yöntemiyle 20.12.2024 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
Bu açık ihalede 14 firma, ihale dokümanlarını incelemiştir. İstekli firmaların verdikleri teklifler ihale komisyonu tarafından incelenmiş ve alınan İhale Komisyon Kararı EKAP’a yüklenmiştir.
Bu karar, ihaleye katılan tüm firmalara tebliğ edilmiştir. İhalenin uygulanması ve İhale Komisyon Kararı açısından herhangi bir uygunsuzluk bulunmadığından firma ile sözleşme imzalanmıştır.
METRO İSTANBUL’UN ARAÇ KİRALAMA İHALESİ YALANI
"Metro İstanbul’un araç kiralama ihalesi, belirli firmaya kontrollü biçimde verildi."
İhale, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na uygun şekilde Açık İhale yöntemiyle EKAP üzerinden yapıldı. 38 firma dokümanları inceledi, teklifleri ihale komisyonu değerlendirdi. Süreç tamamen şeffaf ve denetime açık şekilde yürütüldü, herhangi bir usulsüzlük tespit edilmedi.
İBB SAHİPLENİYOR YALANI
"Ulaştırma Bakanlığı’nın yaptığı hatları İBB sahipleniyor yalanı"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan ve İBB’ye devredilen metro hatlarının tüm maliyeti İBB bütçesinden kesilmiştir.
- M3 Başakşehir–Kayaşehir (6,2 km),
- M4 Tavşantepe–Sabiha Gökçen Havalimanı (7,4 km),
- M3 Bakırköy (İDO)–Kirazlı (8,4 km) olmak üzere toplam 3 hat İBB’ye devredilmiş, bu hatların parasal karşılıkları İBB’nin genel bütçe gelirlerinden 9 ila 12 ay içinde Hazine’ye aktarılmıştır.
50 yılda kesilmesi öngörülen bedelin bir yıldan kısa sürede alınması, merkezi yönetimin İBB’ye karşı mali baskı uyguladığını da gözler önüne sermektedir.
İstanbul’da raylı sistem yatırımları durmamış, tam tersine tarihin en yüksek seviyelerine ulaşmıştır. Rekor düzeyde yeni hat tamamlanmış, devam eden projelerde büyük ilerleme sağlanmış, yüzlerce yeni araç alınmış ve geleceğin hatları için de planlamalar yapılmıştır. Tüm bu veriler, kamuoyunu yanıltmaya dönük söylemlerin siyasi maksatlı olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu yalanları organize biçimde yayarak kurumsal itibar zedelemeye çalışan kişiler ve kurumlar hakkında gerekli hukuki süreç başlatılmış, İBB Raylı Sistem Dairesi Başkanlığı iftira ve dezenformasyona karşı yasal haklarını sonuna kadar kullanacaktır.
METRO ARAÇLARI ALINMIYOR YALANI
"Metro araçları alınmadı. Bütçesi başka yere kullanıldı yalanı."
Toplam 434 adet raylı sistem aracı için tedarik süreci yürütülmüş, bu araçların büyük kısmı üretim aşamasına gelmiş, bazıları raylara inmiştir.
- Kabataş–Mecidiyeköy–Mahmutbey hattı için 300 adet metro aracı alınmaktadır. İlk etapta üretim süreci devam eden 144 aracın, ilk üç setinin imalatı tamamlanmış olup teste hazırdır.
- Kadıköy–Kaynarca ve Pendik–Sabiha Gökçen hatları için 100 adet metro aracı alınmakta, teslimatlar 2026 Şubat ayında başlayacaktır.
- Topkapı–Mescid-i Selam hattı için yerli üretim 34 adet tramvay aracı üretilmekte, bu araçların teslimatı 2026 başında yapılacaktır.
Buna ek olarak; 2019’dan bu yana İstanbul’a toplam 176 adet yeni raylı sistem aracı kazandırılmıştır:
-
M5 hattına 24 araç,
-
M7 hattına 80 araç,
-
M8 hattına 40 araç,
-
T5 hattına 30 tramvay aracı,
-
F4 hattına 2 füniküler aracı teslim alınmış ve hizmete alınmıştır.
YENİ PROJELER DURDU YALANI
"Raylı sistem yatırımlarında yeni projeler yok yalanı."
İBB sadece devam eden hatlara değil, aynı zamanda gelecek kuşaklara hizmet edecek yeni projelere de yatırım yapmaktadır.
Projesi tamamlanmış hatlar:
- HIZRAY (74,5 km),
- Sefaköy–Beylikdüzü–Büyükçekmece (TÜYAP) metrosu (18,5 km),
- Yenidoğan–Söğütlüçeşme Metrosu 1. etabı Yenidoğan-Emek arası (6,7 km)
- Üsküdar–Kadıköy–Maltepe tramvayı (21,3 km),
- Eyüpsultan–Bayrampaşa tramvayı (3,2 km)
– Ön fizibilite çalışmaları tamamlanan veya süren hatlar toplam 103,9 km uzunluğa ulaşmıştır.
– Ayrıca 27 km uzunluğunda 2 hattın uygulama projesi sürdürülmektedir.
Bu projelerin büyük çoğunluğu merkezi hükümetin yatırım programına alınmadığı için kredi bulma süreçleri tıkanmıştır. Ancak İBB, buna rağmen proje üretimine ara vermemekte, birçok hattın yatırım programına alınması için 7’den fazla başvuru yapmıştır.
YATIRIM DURDU YALANI
" Metro yatırımları durdu yalanı. "
İBB, merkezi idarenin destek vermediği raylı sistem projelerini bile kendi öz kaynaklarıyla yürütmektedir.
Örneğin; İstanbul’un olası bir büyük depreme hazırlığı açısından kritik önemde olan M1A Yenikapı–Atatürk Havalimanı hattında bulunan Davutpaşa–Merter–Dünya Ticaret Merkezi (DTM) viyadüklerinin güçlendirme projesi için İller Bankası’na dört kez başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir destek alınamamış, proje öz kaynaklarla devam ettirilmiş ve %81,5 fiziksel ilerleme sağlanmıştır.
Benzer şekilde Eyüpsultan–Bayrampaşa Tramvay Hattı da merkezi hükümet tarafından yatırım programına alınmamasına rağmen Şubat 2024’te İBB tarafından ihale edilmiş, Mart ayında sözleşmesi imzalanarak tamamen belediye bütçesiyle inşaatına başlanmıştır.
METROLAR BİTİRİLMEDİ, İNŞAATLAR DURDU YALANI
"Yeni metro hatları açılmadı. Devam eden metro inşaatları durdu yalanı."
İBB, Haziran 2019’dan Mart 2024’e kadar 5 yıl bile dolmadan tam 65,1 kilometrelik raylı sistem hattını tamamlayarak İstanbulluların hizmetine açmıştır. Bu süre zarfında 62 yeni istasyon devreye alınmıştır. Yıllık ortalama 13,7 kilometre hat üretimi, geçmişte 5 kilometreyi aşamayan yıllık ortalamanın yaklaşık 2,5 katıdır. Bu tüm zamanların rekorudur.
Açılan başlıca hatlar şunlardır:
- 18 kilometre uzunluğundaki Mecidiyeköy–Mahmutbey metrosu
- 9 kilometrelik Alibeyköy–Cibali tramvay hattı
- 2,1 km’lik İkitelli–Bahariye metrosu
- 0,8 km’lik Hisarüstü–Aşiyan füniküleri
- 2 km’lik Mecidiyeköy–Yıldız metrosu
- 14,3 km’lik Dudullu–Bostancı hattı
- 1,1 km’lik Eminönü tramvay uzatması
- 6,5 km’lik Çekmeköy–Samandıra metrosu
- 11,3 km’lik Bahariye–Ataköy uzatması
Ayrıca 2025 Haziran itibarıyla toplam 62,1 kilometrelik raylı sistem hattının inşaatı devam etmektedir. Örneğin;
-
Çekmeköy–Sultanbeyli metro hattının ikinci kısmı yüzde 90 fiziki ilerlemeye ulaşmış,
-
Ümraniye–Ataşehir–Göztepe hattında yüzde 88 ilerleme sağlanmış,
-
Mahmutbey–Esenyurt hattında ise ilk etapta yüzde 51’e ulaşılmıştır.
SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ YOLSUZLUK AMAÇLI YALANI
"Kültür AŞ üzerinden yürütülen reklam izin sisteminin değiştirilmesi yolsuzluk amacı taşıyor."
Belediyelerde sistem değişiklikleri önceki dönemlerde yapıldığı gibi tamamen idari kararlardır. Kültür AŞ ya da Medya AŞ üzerinden yürütülen süreçler şeffaf olup Sayıştay denetimine tabidir. Adı geçen her iki iştirak şirketleri bütün denetimlerden geçmiştir.
REKLAM ALANLARI USULSÜZ KULLANILIYOR YALANI
“İBB iştiraki Kültür AŞ’nin reklam alanlarını usulsüz şekilde kullandığı yalanı.”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait ilgili reklam alanları, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na uygun biçimde ve herkesin katılımına açık yapılan ihalelerle Kültür AŞ tarafından işletilmeye başlanmıştır.
Kültür AŞ, yalnızca ihale sonucu imzalanan sözleşme ve eklerinde açıkça tanımlanmış lokasyonlarda reklam uygulaması gerçekleştirmektedir.
Bu kapsam dışında hiçbir alanda faaliyet yürütülmemekte, sözleşmede yer almayan lokasyonların kullanımı söz konusu olmamaktadır.Dolayısıyla işgal bedeli tahakkuku gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.
İddia edilenin aksine, Kültür AŞ’nin yetkisi dışı bir alanda faaliyet yürüttüğüne veya usulsüz gelir elde ettiğine dair herhangi bir fiili ya da hukuki durum söz konusu değildir.
Ayrıca, ihale yoluyla kullanım yetkisi alınan alanlar için ilave bir izin alınması zorunlu değildir.
REKLAM ALANLARINDA MEVZUATA AYKIRI UYGULAMALAR YALANI
“Kültür AŞ’nin reklam alanlarında mevzuata aykırı uygulamalar yaptığı ve kamu zararına neden olduğu yalanı.”
Kültür AŞ, gelir getirici faaliyetlerinde 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’na tabi değildir. Aynı zamanda söz konusu işler 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına da girmediği için, ihale yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.
Bu durum, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca açıkça düzenlenmiştir. İddia edilen uygulamalar mevzuata uygundur ve herhangi bir usulsüzlük söz konusu değildir.
2019 öncesinden bu yana olduğu gibi, Kültür AŞ kendi iç prosedürleri çerçevesinde davet usulü ile işletme süreçlerini yürütmüş ve bu kapsamda piyasa koşullarına uygun en yüksek işletme bedelleri tespit edilmiştir.
Sonuç olarak iddia edilenin aksine, bu süreçlerde kamu zararı oluşmadığı gibi, Kültür AŞ kamu adına kar elde etmiştir.
ALINMAYAN HİZMETE PARA ÖDENDİ YALANI
“23 milyon 946 bin TL tahsilatın 9 milyon 278 bin TL’lik kısmının, alınmayan hizmet karşılığı alt yüklenici şirkete ödendiği yalanı.”
Kültür AŞ, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bir anonim şirkettir. Sosyal belediyecilik ilkeleri doğrultusunda faaliyet gösterse de, gelir getirici ticari faaliyetleri kamu hizmetinin sürekliliği ve kamu kaynaklarının verimli kullanımı açısından hayati önemdedir.
Bu kapsamda Kültür AŞ ile özel sektör firmaları arasında “Muhtelif Reklamlara İlişkin Konsept Belirleme, Geliştirme, Uygulama ve Uygulama Sonrası Kaldırma Hizmet İşi” kapsamında sözleşmeler imzalanmıştır.
Sözleşmelerin:
Konsept belirleme ve geliştirme kısmı bizzat Kültür AŞ tarafından,
uygulama ve kaldırma kısmı ise alt yüklenici tarafından yerine getirilmiştir.
Bu kapsamda:
Kültür AŞ toplam 24.572.025 TL gelir elde etmiş, Alt yüklenici firmaya ise 7.944.472,72 TL ödeme yapılmıştır.
Tüm hizmetler sözleşme hükümlerine uygun şekilde eksiksiz yerine getirilmiş; herhangi bir muvazaa, alınmayan hizmet ya da haksız ödeme durumu söz konusu olmamıştır.
İddia edildiği gibi, firmaların alınmayan hizmetler karşılığında Kültür AŞ’ye ödeme yapmış olması, ticari hayatın olağan akışına da aykırıdır. Bu asılsız iddialar, yalnızca kurumu karalamaya dönük maksatlı çabalardır.
KİŞİSEL VERİLER PAYLAŞILDI YALANI
“İBB’ye ait İstanbul Senin uygulamasına kaydedilen 16 milyon insanın kişisel verileri reklam ve pazarlama şirketlerine satıldı.”
İstanbul Senin, İstanbulluların ad, soyad ve TCKN bilgilerini girerek kayıt oldukları, 2022 yılında hizmete alınmış bir uygulamadır. Uygulamadaki kullanıcı bilgileri İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Entegrasyonu ile teyit edildikten sonra kullanıma açılmaktadır. Halihazırda kullanıcı sayısı 16 milyon değil, 3,5 milyondur.
KVKK gereğince, üyelik aşamasında tüm kullanıcılara aydınlatma metni sunulmakta ve açık rızaları alınmaktadır. Yasaya uygun şekilde işlenen kişisel veriler, İBB ve iştirak şirketlerinin sunduğu kamu hizmetlerine dair bilgilendirme amacıyla yapılan bildirimler için ve sadece İBB tarafından kullanılmaktadır. KVKK hükümleri ve kullanıcıların açık rızaları dışında reklam şirketlerine satılması veya başka üçüncü kişilerle paylaşılması kesinlikle mümkün değildir. Kişisel Verileri Koruma Kurulu bugüne kadar bir ihlal tespit etmemiştir, adli makamların talep ettiği durumlar haricinde hiçbir veri paylaşılmamıştır.
KİŞİSEL VERİLER HİBE KARŞILIĞINDA AKTARILDI YALANI
"İBB'nin "İstanbul Ulaşım ve Trafik Mükemmeliyet Merkezi" projesi kapsamında, kişisel verilerin hibe karşılığında yabancı şirketlere aktarıldığı iddiası."
Proje kapsamında USTDA'den hibe alınmıştır. Bu hibe, USTDA’nin standart uygulaması gereği doğrudan hizmet alınan firmaya aktarılmıştır. İBB, bu sayede hiçbir maliyet üstlenmeden bir Veri Analitiği Platformu’na sahip olmuştur.
Kullanılan veriler yalnızca anonim trafik ve ulaşım bilgileriyle sınırlıdır, kişisel veriler kesinlikle kullanılmamıştır. Veri güvenliği, Cumhurbaşkanlığı’nın ilgili genelgesi ve rehberine uygun şekilde sağlanmış, veriler İBB veri merkezinde güvenli biçimde saklanmıştır. Ayrıca proje, 2022’de İçişleri Bakanlığı müfettişleri tarafından incelenmiş ve herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemiştir.
İSTANBULKART VERİLERİ PAYLAŞILDI YALANI
"İstanbulkart’ın kişiselleştirilmesiyle birlikte kişisel verilerin üçüncü şahıslarla paylaşıldığı yalanı."
İstanbulkart’ın kişiselleştirme süreci, COVID-19 pandemisi döneminde Sağlık Bakanlığı’nın aldığı kararlar doğrultusunda zorunlu HES kodu entegrasyonu ile başlatılmıştır. 1 Ocak 2023 itibarıyla ise, İstanbulkart’ın sunduğu hizmetlerden daha etkin faydalanılması, kullanıcı haklarının korunması ve olası mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla kişiselleştirme uygulaması yaygınlaştırılmıştır.
Kişiselleştirilmiş İstanbulkart kullanıcıları;
Ulaşımda aktarma ve mesafe bazlı ücretlendirme avantajlarından,
Resmi ve dini bayramlarda sunulan ücretsiz geçiş haklarından,
BELBİM AŞ tarafından sunulan kampanya ve ayrıcalıklardan faydalanabilmektedir.
Ayrıca kayıp veya çalıntı durumlarında kart bakiyesinin korunabilmesi için kartın kişiye tanımlı olması gerekmektedir.
BELBİM AŞ, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında idari ve teknik tüm güvenlik önlemlerini titizlikle almakta olup, kişisel veriler yüksek hassasiyetle korunmaktadır. Konu, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na da intikal etmiş ve yapılan incelemeler sonucunda herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
VERİLER ABD'YE SATILDI YALANI
"İBB verileri ABD'ye sattı yalanı."
2019’da USTDA tarafından İBB’ye verilen 5 milyon dolarlık hibe, sadece yazılım hizmeti bedeli içindir. Bu hibeden aynı yıl Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı da faydalanmıştır. Veri analizleri İBB tarafından yürütülmekte, kullanılan sunucular İBB’ye ait olup veriler İBB Veri Merkezi’nde saklanmaktadır. ABD’ye hiçbir kişisel veri aktarımı söz konusu değildir.
VERİLER SİYASİ HEDEFER İÇİN KULLANILIYOR YALANI
"Kişisel veriler analiz edilerek siyasi hedeflerle kullanılıyor yalanı."
İBB, verileri sadece daha iyi hizmet sunmak için kullanmaktadır. Toplu taşıma planlamasından, afet yönetimine, enerji tasarrufundan altyapı projelerine kadar birçok alanda veriye dayalı karar alma süreçleri işletilmektedir. Bu süreçlerin hiçbirinde kişisel bilgi siyasi amaçla analiz edilmemektedir.
VERİLER YURTDIŞI MERKEZLİ BİR ŞİRKETLE PAYLAŞILDI YALANI
" “İstanbul Senin” uygulaması ve ücretsiz Wi-Fi hizmetimiz üzerinden, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yurtdışı merkezli bir şirket olan Appsflyer ile veri paylaştığı yalanı."
1.“İstanbul Senin”, İstanbullulara daha kolay, hızlı ve bütünleşik belediye hizmeti sunmak için geliştirilmiş; toplu ulaşımdan sosyal yardımlara, etkinlik takibinden talep bildirimlerine kadar birçok alanda kamu hizmetlerini dijitalleştiren bir uygulamadır.Tüm geliştirme süreçleri, şeffaflık ve kamu yararı esas alınarak yürütülmektedir.
2.“İstanbul Senin” uygulamasında adı geçen firmanın herhangi bir programı kullanılmamış olup bu firmayla herhangi bir veri paylaşımı, analiz, reklam ya da iş birliği gerçekleştirilmemiştir.
3.Tüm dijital hizmetler, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) başta olmak üzere yürürlükteki tüm yasalara tam uyumlu şekilde yürütülmektedir.
4.Ayrıca kamuoyuna hatırlatmak isteriz ki; Appsflyer, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın bizzat kendi dijital altyapısında kullandığı sistemler arasında yer almaktadır.
ÇALIŞAN SAYISI KEYFİ ARTIRILDI YALANI
"İBB’de çözüm merkezi çalışan sayısı keyfi şekilde iki katına çıkarıldı. Hiç işe gelmeyen, siyasi bağlantılı kişilere maaş verildi yalanı."
İstanbul’da artan nüfus ve hizmet taleplerine paralel olarak, özellikle pandemi süreci ve sosyal destek programlarının yoğunlaştığı dönemlerde İBB Çözüm Merkezi’nin kapasitesi, ihtiyaçlara uygun şekilde yeniden yapılandırılmıştır.
Tüm işe alımlar, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, kamu hizmeti gereksinimleri doğrultusunda gerçekleştirilmiş; görev yapan tüm personel SGK’lı ve fiilen çalışan bireylerden oluşmaktadır.
Personel sayısındaki artış, rastlantısal değil, planlı ve ihtiyaca dayalı bir süreçtir:
2019: 727
2020: 886
2021: 964
2022: 1.010
2023: 1.102
2024: 1.065
2025: 1.251
2025 yılı itibarıyla aktif görev yapan personel sayısı 1.251’dir. Bu sayının yaklaşık üçte ikisini vatandaşlarla doğrudan iletişim kuran çağrı merkezi operatörleri, kalan kısmını ise çözüm, yönetim ve idari birimlerde görevli personel oluşturmaktadır.
Bazı çevrelerce dile getirilen “iki bin kişilik kadro” iddiası, gerçekle hiçbir şekilde örtüşmemektedir. İBB bünyesinde işe gelmeden maaş alındığına dair iddialar asılsız ve mesnetsizdir. Kurumumuzda şeffaflık, hesap verebilirlik ve denetlenebilirlik temel ilkelerimizdir.
Bu tür asılsız iddiaları yayan kişi ve kurumlara karşı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi gerekli hukuki süreçleri başlatmıştır.
AKIBETİ BELİRSİZ FATURA YALANI
"İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İstanbul Kültür ve Sanat Ürünleri A.Ş., 2020-2024 arasında 395 milyon TL'lik fatura kesmiş, ancak sadece 193 milyon TL ödeme yapılmış. Geri kalan tutarın akıbeti belirsiz."
MASAK raporunda, yalnızca banka transferleri dikkate alındığı için tahsilat eksik gibi gösterilmiştir. Ancak gerçekte, şirketin İstanbul Kültür A.Ş.'ye herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Raporda yer alan "aradaki farkın kaynağı bilinmemektedir" ifadesi eksik bilgiye dayalı ve dezenformasyon içeren bir yorumdur.
TİCARİ KARARLARDA ETKİSİ VARDIR YALANI
"İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tüm belediye ihaleleri, reklam izinleri ve ticari kararlar üzerinde doğrudan etkisi vardır."
Belediye başkanları, yasa gereği ihalelere katılmaz, imza atmaz ve bireysel takip yapmaz. Bu işlemler ilgili birimler ve profesyonel yöneticiler tarafından yürütülür.
KONUTTAKİ KAMERALAR KARARTILDI YALANI
" Ekrem İmamoğlu, Rumeli Hisarı’ndaki konutundaki güvenlik kameralarının kayıtlarını Koruma Müdürü Mustafa Akın’ın talimatıyla karartıldı. Harddiskler depoya kaçırıldı, deliller yok edildi yalanı. "
İddia edildiğinin aksine, kamera kayıtlarının karartıldığı ve delil yok edildiği yönünde hiçbir hukuki kanıt bulunmamaktadır.
Olayın gerçek akışı şu şekildedir:
-
19 Mart 2025 tarihinde İBB yöneticilerine yönelik gözaltı işlemleri gerçekleştirilmiş, bu kapsamda konut da dahil olmak üzere birçok yerde arama ve el koyma kararları uygulanmıştır.
-
Aramalar sırasında kamera kayıt cihazları kolluk kuvvetleri tarafından incelenmiş, delil olabilecek veriler toplanmıştır.
-
Söz konusu kayıt cihazları, delil niteliği taşımayan unsurlar ayrıştırıldıktan sonra, rutin teknik süreç gereği İBB iştiraki İSBAK’a gönderilmiştir.
-
İSBAK’ta yürütülen süreç, her zaman olduğu gibi standart teknik uygulamalar çerçevesindedir:
-
Kurumlardan gelen cihazlar atölyeye alınır ve test edilir.
-
Çalışır durumdaki cihazlar talebe göre başka projelerde değerlendirilir.
-
Arızalı ya da işlevsiz olanlar hurdaya ayrılır.
-
Bu işlem sırasında cihazların nereden geldiğine dair içerik bilgisi bilinmez.
Kamera sistemlerinin doğası gereği maksimum kayıt süresi 30 gündür.
Bu süreyi geçen kayıtlar sistem tarafından otomatik olarak silinmektedir. Dolayısıyla, kayıtların silinmesi teknik olarak olağan ve önlenemez bir süreçtir.
Ancak 30 günlük kayıt süresinin sonrasında Emniyet birimleri cihazlara yeniden ihtiyaç duyduğunu resmi talepte iletmiş; iş birliği kapsamında cihazlar kendilerine teslim edilmiştir.
Bu teslim sürecinde herhangi bir saklama, gizleme veya kaçırma söz konusu değildir. İSBAK’ın KVKK gereği gelen cihazların içindeki kayıtları inceleme ve depolama yetkisi de bulunmamaktadır.
Bu süreçte İmamoğlu ya da ailesiyle ilişkilendirilebilecek herhangi bir kasıtlı eylem tespit edilememiştir. Tüm işlemler yasal sınırlar içinde, şeffaf şekilde ve ilgili birimlerle iş birliği halinde yürütülmüştür.
GÜVENLİK EKİBİ YASADIŞI FAALİYETLER YAPIYOR YALANI
"Ekrem İmamoğlu'nun güvenlik ekibi yasadışı faaliyetlerde bulunuyor. Kameraları suçu gizlemek için kapatıyor yalanı. "
Basına servis edilen son bavul görüntüleri üzerinden yaratılmak istenen algı" bile bu uygulamanın neden yapıldığını anlatmaya yeterlidir. İstanbul gibi kalabalık bir şehirde, halkın arasında bulunan, açık alanlarda çok sayıda insanla doğrudan temas eden bir belediye başkanının etkin güvenlik önlemleriyle korunması son derece doğaldır. Ekrem İmamoğlu özel koruma kararı olan bir siyasetçidir.
Güvenlik ekibinde devletin görevlendirdiği 4 polis memuru da bulunmaktadır.
Güvenlik önlemleri sadece kişisel korunmayı değil, aynı zamanda kamu güvenliğini sağlamayı da amaçlamaktadır.
İmamoğlu'nun geçmişte yaşadığı tecrübeler (örneğin, otel görüşmelerinin ve resmi yemeklerin MOBESE kayıtlarının izinsiz şekilde servis edilmesi) sebebiyle, görüşme yaptığı mekanlarda kişisel verilerin korunmasına özel bir hassasiyet gösterilmektedir.
Güvenlik ekibi, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve ilgili mevzuat çerçevesinde hareket etmekte, güvenlik önlemlerini geçmiş hukuksuzluk örneklerinden çıkartılan derslerle geliştirmektedir.
İmamoğlu'nun MOBESE kayıtlarının basına sızdırılması gibi kişisel güvenlik ve gizliliğe yönelik yapılan şikayetleri hukuki mercilere iletilmesine rağmen sonuçsuz kalmıştır.
Bu durum, mevcut güvenlik önlemlerinin artırılmasını ve daha titiz bir yaklaşım benimsenmesini zorunlu hale getirmiştir. Son olayda da otelin kameraları kapatılmamıştır. Geçici tedbir alınmıştır.
Yürütülen tüm uygulamalar rutin güvenlik prosedürleri kapsamında ve kamu güvenliği bilinciyle gerçekleştirilmiştir.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun güvenlik tedbirleri; hem şahsi tehditlere hem de kamu güvenliği risklerine karşı alınmış profesyonel ve yasal uygulamalardır.
Alınan tedbirler, İstanbul halkının güvenliğini ve İBB Başkanının görevini kesintisiz sürdürebilmesini temin etmeye yöneliktir.Kamuoyuna farklı yansıtılmaya çalışılan bu uygulamalar, yalnızca Ekrem İmamoğlu’nun değil, bulunduğu ortamlardaki tüm vatandaşların korunmasına hizmet etmektedir.
LÜKS ARAÇLAR SAKLANIYOR YALANI
"Ekrem İmamoğlu’nun lideri olduğu suç örgütünün, Beykoz’daki bir rezidansta lüks araçlar sakladığı ortaya çıktı yalanı."
Paylaşılan görüntülerdeki lüks araçların, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden ödül almış bir iş insanı olarak bilinen Murat Kapki’ye ait olduğu iddia edilmektedir.
Bu araçların yer aldığı garajın, lüks otomobil meraklıları tarafından ortak kullanılan bir alan olduğu bilinmektedir. Görüntülerdeki diğer araçların ve söz konusu garajın dosyada adı geçen kişilerle bir ilgisi bulunmamaktadır. Dosyada adı geçen kişilere ait olduğu gerekçesiyle bu tür araçlara el konulmuş olduğu iddiası da gerçeği yansıtmamaktadır.
Durum böyleyken, bazı yayın organlarının bu görüntüleri, Ekrem İmamoğlu ile ilişkilendirerek sunması ise çirkin bir algı operasyonudur.
İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun ne Murat Kapki ile ne de söz konusu araçlarla en ufak bir bağı yoktur.
Bu sözde haber, baştan sona bir kurgudur.
Ekrem İmamoğlu hakkında mahkeme kararıyla kesinleşmiş hiçbir suç örgütü liderliği isnadı bulunmamaktadır. Henüz iddianamesi dahi kabul edilmemiş bir soruşturma üzerinden “suç örgütü” etiketiyle kamuoyu yönlendirilmeye çalışılmaktadır.
Haberde adı geçen araçların İBB ya da iştirak şirketleriyle ilgisi yoktur.
“Kara para”, “ihale yolsuzluğu”, “klasik otomobil” gibi ifadeler, herhangi bir somut delil olmaksızın kullanılmış ve bu durum açıkça masumiyet karinesinin ihlali anlamına gelmektedir.
Haber dili, hukuki süreci beklemeden infaz peşinde koşan bir anlayışı yansıtmaktadır.
Tüm bu iftiralara karşı gerekli hukuki işlemler başlatılmış olup, gerçekleri çarpıtarak kamuoyunu yanıltanlar hukuk önünde hesap verecektir.
MUSTAFA AKIN LÜKS EVDE OTURUYOR, 10 MAAŞ ALIYOR YALANI
"Ekrem İmamoğlu'nun Koruma Müdürü Mustafa Akın’a İBB tarafından aylık 1.5 milyon TL maaş ödendiği, Etiler’de lüks evde yaşadığı, 10 iştirak şirketine danışman yapıldığı ve yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle görevden alındığı yalanı."
Mustafa Akın, İBB Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda Daire Başkanı olarak görev yapan bir devlet memurudur. Aylık maaşı 87.000 TL’dir. Sadece Boğaziçi Yönetim AŞ’de yönetim kurulu üyesidir ve bu görevden aldığı huzur hakkı 42.500 TL’dir.
Etiler'de lüks bir konutta değil, Etiler İBB lojmanlarında oturmaktadır. Mustafa Akın daha önce Cumhurbaşkanlığı koruma ekibinde görev yapmış, sicili temiz, liyakatli bir kamu görevlisidir.
Bu yalan haberler, kamuoyunu yanıltarak Mustafa Akın’ın haksız tutuklamasını meşrulaştırma ve kişisel itibarsızlaştırma amacı taşımaktadır. Hem Mustafa Akın’ın ailesi kişisel olarak, hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi kurumsal olarak bu iftira ve yalanlara karşı gerekli hukuki girişimleri başlatmıştır.
ERTAN YILDIZ RÜŞVET ALDI YALANI
"Ertan Yıldız ve bir kişi, Capacity AVM’den 197 milyon TL rüşvet talep etti."
Capacity AVM’de projeye aykırı yapılar ve deprem riski tespit edildi. Uyarılar dikkate alınmayınca belediye, yapı için yıkım ve para cezası kararı aldı. Karar tamamen teknik gerekçelerle alındı. Konu mahkemeye intikal etti, bu konuda alınmış bir mahkeme kararı yok.
OY KARŞILIĞI DAİRE YALANI
"KİPTAŞ, kurultay delegelerine 70 daire verdi."
Bu iddia ilk kez Hasan Şenyurt tarafından 2024’te TVNet’te dile getirildi. Herhangi bir belgeye, karara ya da kanıta dayanmayan bu iftiraya karşı KİPTAŞ suç duyurusunda bulundu. Bilirkişi raporu da iddiaların asılsız olduğunu net şekilde ortaya koydu. Şenyurt'un ardından iddiaları yayan gazetecilere karşı da hukuki süreç başlatıldı.
CHP DELEGESİNE KİPTAŞ’TAN DAİRE VERİLDİ YALANI
"İBB iştiraki KİPTAŞ’tan CHP Pendik İlçe Başkanına kurultay için 2 ev verildiği yalanı."
Bahse konu kişi 2002 yılında (23 yıl önce) AK Parti döneminde Pendik Aydos Konutlarından halka açık satışlardan bir daire, satış yetkisi yüklenicide olan Pendik Arkatlı Evler Konutlarından yine açık satıştan vade farkını da ödeyerek hiçbir imtiyaz sağlanmadan bir daire almış, tüm ödemelerini de kendisi yapmıştır.
SADECE 79 DAİRE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ YALANI
"İBB, KİPTAŞ eliyle 2 yılda sadece 79 daire dönüştürdü yalanı."
KİPTAŞ 2019 yılından bugüne kadar 11.684 bağımsız birimden oluşan 24 projeyi tamamlamış; 6.594 bağımsız birimden oluşan 25 projenin ise yapım, proje ve uzlaşma sürecini devam ettirmektedir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kentsel dönüşüm uygulamaları kapsamında 5 Temmuz 2021 tarihinde Şehircilik Grubu Şirketleri KİPTAŞ ve İmar A.Ş. ortaklığında İstanbul Yenileniyor Sistemini hayata geçirmiştir.
11.04.2025 tarihi itibariyle İstanbul Yenileniyor Sistemi’ne, 39 ilçe ve 534 mahalleden yaklaşık 1.8 milyon hak sahibini ilgilendiren, 507.430 bağımsız birimi kapsayan, 35.968 adet başvuru gelmiştir.
İstanbul Yenileniyor Sistemi kapsamında bugüne kadar:
- 7 ilçe ve 9 proje alanında 1.035 bağımsız birim tamamlanmıştır.
- 5 ilçe ve 11 proje alanında 3.087 bağımsız birimin yapımı devam etmektedir.
İstanbul Yenileniyor Sistemi kapsamında, kentsel dönüşüm süreçlerinde uzlaşma aşamasına gelen ekonomik koşulları yetersiz dar gelirli hak sahiplerinin desteklenmesi amacıyla, 11.07.2024 tarihinde alınan meclis kararı ile İBB tarafından Mali Destek Paketi uygulanmaya başlanmıştır.
2019 yılı sonrasında KİPTAŞ kefaleti ve garantörlüğünde Kentsel Dönüşümün desteklenerek hak sahiplerine ödeme kolaylığı sağlanmasına yönelik kamu bankalarına iş birliği teklif edilmiş, kamu bankaları her defasında vatandaşlarımıza kredi vermeyi sistemli şekilde reddetmiştir.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un BDDK’ya yapmış olduğu iş birliği çağrılarına “kime kredi vereceğimize biz karar veririz” yanıtı verilmiştir.
KİPTAŞ tüm mevduatlarını kamu bankalarında tutmasına rağmen ne sosyal konut projelerinde ne de kentsel dönüşüm süreçlerinde kamu bankalarından hiçbir şekilde kredi alamamıştır.
Bu süreçten en çok kentsel dönüşüm projelerinde ödeme zorluğu yaşayan vatandaşlarımız zarar görmüştür.
PARAVAN ŞİRKET YALANI
"İBB iştiraki KİPTAŞ'tan Ali Nuhoğlu’nun paravan şirketine 2.1 milyar TL'lik büyük jest yaptığı yalanı"
Bahse konu iş, Bakanlar Kurulu tarafından 2018/11406 sayılı kararla “Riskli Alan” ilan edilen yerde, riskli alan içerisinde ve çevresinde depreme dayanıksız yapılarda ikamet eden yurttaşlarımızın güvenli yapılara taşınması amacıyla inşa edilen “Kentsel Dönüşüm” projesi kapsamında rezerv konut projesidir.
İşin ihalesi KİPTAŞ tarafından, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi doğrultusunda, EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) üzerinden, elektronik ortamda gerçekleştirilmiş ve KDV hariç 2.100.000.000 TL bedel ile en düşük teklifi veren İstcon İnş. Yat. San. ve Tic. A.Ş. ile 13.02.2024 tarihinde “Anahtar Teslimi Götürü Bedel” inşaat yapım sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme kapsamında, onaylı yapı ruhsatlarına göre 108.561,61 m² inşaat, anahtar teslimi yapılarak teslim edilecektir.
Sözleşme gereği, banka teminat mektubu karşılığı %10 avans ödemesi yapılmıştır. Verilen avans, aylık hak edişlerden kesilerek eritilmektedir. Nitekim bugüne kadar, verilen avansın 77.395.964,97 TL’si yükleniciden kesilmiştir.
Yüklenicinin yapmış olduğu inşaatların bedeli, 4734 sayılı Kanunun Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri doğrultusunda, aylık hak edişler ile fatura karşılığı ödenmektedir. 2025 Şubat sonu itibarıyla yükleniciye 13 adet hak ediş düzenlenmiş olup hak edişlerin kümülatif toplamı 596.725.844,72 TL+KDV’dir.
KENTSEL DÖNÜŞÜM YALANI
"İBB tarafından Bayrampaşa’da başlatılan kentsel dönüşüm projesinin 2. Etabı 5 yıldır tamamlanamadı."
Bahse konu iş, Bakanlar Kurulu tarafından 2018/11406 sayılı kararla “Riskli Alan” ilan edilen yerde, riskli alan içerisinde ve çevresinde depreme dayanıksız yapılarda ikamet eden yurttaşlarımızın güvenli yapılara taşınması amacıyla inşa edilen “Kentsel Dönüşüm” projesi kapsamında rezerv konut projesidir.
İşin ihalesi KİPTAŞ tarafından, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi doğrultusunda, EKAP (Elektronik Kamu Alımları Platformu) üzerinden, elektronik ortamda gerçekleştirilmiş ve KDV hariç 2.100.000.000 TL bedel ile en düşük teklifi veren İstcon İnş. Yat. San. ve Tic. A.Ş. ile 13.02.2024 tarihinde “Anahtar Teslimi Götürü Bedel” inşaat yapım sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme kapsamında, onaylı yapı ruhsatlarına göre 108.561,61 m² inşaat, anahtar teslimi yapılarak teslim edilecektir.
Sözleşme gereği, banka teminat mektubu karşılığı %10 avans ödemesi yapılmıştır. Verilen avans, aylık hak edişlerden kesilerek eritilmektedir. Nitekim bugüne kadar, verilen avansın 77.395.964,97 TL’si yükleniciden kesilmiştir.
Yüklenicinin yapmış olduğu inşaatların bedeli, 4734 sayılı Kanunun Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri doğrultusunda, aylık hak edişler ile fatura karşılığı ödenmektedir. 2025 Şubat sonu itibarıyla yükleniciye 13 adet hak ediş düzenlenmiş olup hak edişlerin kümülatif toplamı 596.725.844,72 TL+KDV’dir.
USULSÜZ DEVİR YALANI
"Yatırımcı olduğunu iddia eden ve haklarında mahkemelerde onlarca dolandırıcılık dosyası bulunan bir grup tarafından öne sürülen, KİPTAŞ şirket yöneticileri, birimleri, personelleri hakkında kentsel dönüşüm projelerindeki konutların devirlerinin usulsüzce durdurulması iddiası."
Çeşitli sosyal medya mecralarında karalama kampanyası yürütmekte olan bazı kişiler, KİPTAŞ ve yöneticilerinin adlarını zikrederek hukuka intikal eden kendi dolandırıcılık dosyalarını aklama çabası içindedir.
Asılsız iddialarda bulunan bu şahıs/şahıslarla ilgili dolandırıcılık iddiasıyla üçüncü kişiler tarafından yapılmış suç duyuruları bulunmakta olup, bu durumun hukuka intikal etmesi nedeniyle KİPTAŞ’ı hedef göstererek, hedef şaşırtma çabası içine girmişlerdir.
Bu süreçte, KİPTAŞ Genel Müdürlük binasına baskınlar düzenleyerek kaos yaratmaya ve sosyal medyada yayınladıkları yanlış ve yanıltıcı bilgilerle kamu iştiraki olan bir kurumu ve yöneticilerini itibarsızlaştırmaya çalışmışlardır.
Adı geçen kişiler hakkında birçok defa suç duyurusunda bulunulmasına karşın, hukuku yanıltmaya yönelik girişimlerini sürdürmekte ve KİPTAŞ çalışanlarına yönelik tehdit, şantaj ve sözde iftiralarla çeşitli sosyal medya mecralarında karalama kampanyaları yürütmektedirler.
Asılsız iddialara konu edilen Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri kentsel dönüşüm projesi, kat karşılığı usulü ile yaptırılmıştır. Kat karşılığı sözleşme gereği Yükleniciye ait olan bağımsız bölümlerin tüm satış/pazarlama yetkisi ve sorumluluğu Yüklenici firmaya aittir. Bağımsız bölümlerin satış sözleşmelerini imzalama yetkisi de Yükleniciye aittir. Zira tüm kat karşılığı yapım işlerinde de süreç aynı şekildedir.
KİPTAŞ’ın satış sözleşmelerinin tarafı olmaması sebebiyle, alıcılar ile Yüklenici arasındaki şifahi ve/veya başkaca anlaşmalar KİPTAŞ’ın sorumluluğunda olmadığı gibi, KİPTAŞ ve/veya KİPTAŞ yöneticilerinin de devirleri durdurma yetkisi yoktur.
Bu sebeple KİPTAŞ ve yöneticilerine yönelik bu iddialar mesnetsiz ve iftira niteliğindedir.
Kamu kaynağı kullanılmayan projede, Yüklenici kendisine ait bağımsız bölümleri satarak inşaatları yapmıştır. İnşaatların tamamlanmasını sağlamak amacıyla; bağımsız bölümler Yüklenici’ye ait olsa da satışlardan elde edilen gelirler, KİPTAŞ’ın projeye özel açtığı kamu bankası hesabında toplanmış ve Yüklenici kendi parasını, inşaatları yaptıkça alabilmiştir.
Söz konusu inşaatlar tamamlanmış ve depreme karşı dayanıklı evlerde vatandaşlar yaşamaya başlamıştır.
Vatandaşlarımızın mağduriyetine sebebiyet verecek kişi veya yapılara karşı tüm hukuki başvuru ve süreçler, titizlikle ve ivedilikle takip edilmekte olup; bu kapsamda, ilgili tüm kişi ve kişiler hakkında gerekli hukuki işlemler başlatılmış ve yürütülmektedir.
Kurumumuz, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonraki süreçte de vatandaşlarımızın yasal haklarının korunması hususunda hiçbir tehdit, şantaj ya da itibarsızlaştırma girişimine karşı taviz vermeyecektir.
KİPTAŞ PROJESİNDE USULSÜZLÜK YAPILDI YALANI
"KİPTAŞ’ın İstanbul Bağcılar’daki As Fatih Sitesi’nin kentsel dönüşüm projesinde yükleniciye hak edilenden fazla veya imalatı yapılmayan işlere karşılık ödeme yapıldı, kamu zarara uğratıldı yalanı."
Söz konusu proje; Bağcılar’da yer alan ve mevcutta 190 daireden oluşan As Fatih Sitesi’nin İstanbul Yenileniyor sistemi kapsamında yıkılarak yerine inşa edilen ve 250 daire ile 1 ticari birimden oluşan kentsel dönüşüm projesidir.
Hasılat Paylaşımı modeli ile üretilen proje; hak sahiplerine verilen 190 daire için alınan yenileme bedeli ve 60 daire ile 1 ticari birimin satışından elde edilen gelirle üretilmiştir. Söz konusu modelde herhangi bir kamu kaynağı kullanılmamış, projenin kendi kendini finanse etmesi sağlanmıştır.
İnşaat sözleşmesine göre, hak sahiplerine verilmek üzere 190 daire KİPTAŞ’a bırakılmış, satışa konu bağımsız birimlerden gelen hasılatın %7.01’i, garantörlük ve müşavirlik olarak KİPTAŞ’ın, %92.99’u ise projenin yapım bedeli olarak Yüklenici’nin payıdır. Yüklenici payı, satışlardan ve hak sahibi borçlanmasından tahsil edilen tutarlardan hakediş karşılığı ödenmiştir.
Projede satışlardan elde edilen hasılat: 209 Milyon TL. KİPTAŞ’ın tahsil ettiği (%7.01) 14.6 Milyon TL ile 8.6 Milyon TL (faiz). Toplam: 23.2 Milyon TL. Projenin yapımı karşılığı Yüklenici’ye ödenen hakediş (%92.99): 191.7 Milyon TL’dir.
Kentsel dönüşüm projesinin tamamlanması ve hak sahibi vatandaşlarımızın bir an önce evlerine kavuşması amacıyla, inşaat sözleşmesinin; “5.23. YÜKLENİCİ’nin ilave avans talebinde bulunması halinde; inşaat işinin yavaşlamasını veya durmasını önlemek ve işin bitirilmesini sağlamak amacıyla; işin fiziki gerçekleşmesinin %50’yi geçmiş olması ve yeterli satışın yapılmış olması şartlarına bağlı olarak, vadeli satışlardan gelecek aylık taksitler ile Banka tarafından serbest bırakılacak aylık taksitlerdeki Yüklenici Payı Gelirine mahsuben, verilme tarihindeki Bankanın bloke çözümler için uyguladığı iskonto faiz oranı uygulanarak, teminat mektubu karşılığında ilave avans verilebilir.” maddesi kapsamında, satılan dairelerden gelecek taksitli ödemelere mahsuben ve yapılmış inşaatların bedeli olarak, Yüklenici’ye ödeme yapılmıştır.
Nitekim hem yapılan ödemeler hem de yukarıdaki sözleşme maddesine göre hesaplanan 8.6 Milyon TL tutarındaki faizi, Yükleniciden fatura karşılığı tahsil edilmiştir.
Söz konusu projede Kamunun herhangi bir zararı yoktur. Yükleniciye hakediş karşılığı dışında fazladan ve imalatı yapılmayan hiçbir ödeme yapılmamıştır.
Yüklenicinin halen KİPTAŞ nezdinde 13.8 Milyon TL tutarında teminatı bulunmaktadır. Sonuç olarak projedeki tüm haklar tahsil edilmiş, inşaatlar tamamlanmış ve hak sahipleri güvenli evlerine kavuşmuştur.
Yargı sürecini etkilemeye yönelik paylaşımlar ve asılsız iddialarla ilgili olarak bugüne kadar gerekli hukuki başvurular yapılmış olup, süreçler titizlikle takip edilmekte ve bundan sonra da asılsız ve yanıltıcı tüm iddia ve paylaşımlar için yasal yollara başvurulacaktır.
BEYLİKDÜZÜ'NDE DAİRE YALANI
"Beylikdüzü’nde 13+2 daire “çeteye” verildi."
Bu iddia, etkin pişmanlıktan yararlanan müşteki/sanık U.G.’nin ifadesine dayanıyor. Ancak aynı iddiayla ilgili:
- 2020 yılında Savcılık “Kovuşturmaya Yer Yok” kararı verdi.
- 2023’te Beylikdüzü Kaymakamlığı “Suç unsuru yoktur” dedi.
- Aynı iddialarla ilgili daha önce soruşturma izni dahi verilmedi.
Daha önce üç kez hukuken geçersiz sayılan bu iddialar, şimdi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık'ın tutuklanmasına gerekçe yapıldı.
MAL VARLIĞI ARTTI YALANI
“İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığı döneminde mal varlığı arttı.”
Türkiye Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek Kaya İmamoğlu’nun 2019 ve 2024 mal bildirim beyanına göre üzerlerine kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin dökümü açık kaynaklardan kamuoyuyla paylaşılmıştır.
MUSTAFA AKIN LÜKS EVDE OTURUYOR,10 MAAŞ ALIYOR YALANI
"Ekrem İmamoğlu'nun Koruma Müdürü Mustafa Akın’a İBB tarafından aylık 1.5 milyon TL maaş ödendiği, Etiler’de lüks evde yaşadığı, 10 iştirak şirketine danışman yapıldığı ve yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle görevden alındığı yalanı."
Mustafa Akın, İBB Özel Kalem Müdürlüğü kadrosunda Daire Başkanı olarak görev yapan bir devlet memurudur. Aylık maaşı 87.000 TL’dir. Sadece Boğaziçi Yönetim AŞ’de yönetim kurulu üyesidir ve bu görevden aldığı huzur hakkı 42.500 TL’dir. Etiler'de lüks bir konutta değil, Etiler İBB lojmanlarında oturmaktadır. Mustafa Akın daha önce Cumhurbaşkanlığı koruma ekibinde görev yapmış, sicili temiz, liyakatli bir kamu görevlisidir.
ARAÇ İHALESİ USULSÜZLÜĞÜ YALANI
"Metro İstanbul’un araç kiralama ihalesi, belirli firmaya kontrollü biçimde verildi."
İhale, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na uygun şekilde Açık İhale yöntemiyle EKAP üzerinden yapıldı. 38 firma dokümanları inceledi, teklifleri ihale komisyonu değerlendirdi. Süreç tamamen şeffaf ve denetime açık şekilde yürütüldü, herhangi bir usulsüzlük tespit edilmedi.
TÜRSAB - İBB "KİRLİ İLİŞKİ" YALANI
"TÜRSAB’ın paraları, İBB’ye aktarıldı; kamu kaynakları peşkeş çekildi."
Galataport çevresindeki ulaşım sorununa çözüm aramak için Valilik koordinasyonunda TÜRSAB ve İBB ortak çalışma yaptı. Protokol gereği durak inşa edildi, karşılığında TÜRSAB tarafından ödeme yapıldı. Hiçbir sefer yapılmadığı için ekstra bir gelir söz konusu olmadı. Taraflar arasında borç-alacak ilişkisi bulunmamaktadır.
HABERİ SİLDİLER YALANI
"İBB, ABD’li şirketle yaptığı 5 milyon dolarlık ‘hibe’ anlaşmasına dair haberleri sildi. Delilleri ortadan kaldırıyor."
Hayır, haber silinmedi. İbb.İstanbul sitesi kamu sorumluluğunda yayın yapar. Haber arşivine dileyen herkes ulaşabilir. Ancak VPN kullanan bazı hesapların İBB sistem güvenlik duvarı tarafından engellenmesi, haberin kaldırıldığı anlamına gelmemektedir. Bu durum teknik bir güvenlik önlemidir.
Gazetecilik, haberin içeriğini ve bağlamını araştırmayı gerektirir. İBB Basın Danışmanlığından doğru bilgiye ulaşmak mümkündür ve hüküm vermeden önce kaynağı kontrol etmek herkesin sorumluluğudur. İBB ve USTDA arasında imzalanan 5 milyon dolarlık hibe anlaşmasına dair haber, İBB’nin resmi internet sitesinde yayındadır. İlgili habere aşağıdaki linkten dileyen herkes ulaşabilir:
İSKİ’NİN YASAL HAKEDİŞ ÖDEMESİ
“İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İSKİ) banka hesaplarından 2020-2024 yıllarında toplam yaklaşık 215 milyon TL tutarında kayıt dışı para transferi gerçekleştirildiği tespit edildi.”
Adı geçen şirkete Ekrem İmamoğlu döneminde herhangi bir iş verilmemiştir. Yapılan ödemeler Ak Parti dönemindeki işlerle ilgili hak ediş ödemeleridir. Ve tamamı yasaldır. İSKİ bir kamu kurumudur. Düzenli olarak Sayıştay denetimine tabidir. Mülkiye müfettişlerine gerekli belgeler iletilmiştir.
İddialar; belgeye değil, manipülatif yorumlara dayalıdır.
Taraflar arasında noter onaylı hisse devir sözleşmeleri, ödeme planları ve tapu taahhütleri açıkça kayıt altına alınmış, kamuya ait hiçbir kaynak ya da kurum bu süreçte zarara uğratılmamıştır.
İddialarda geçen “Emirgan’daki 3 villa”, belgelerdeki taşınmaz kayıtları ile örtüşmemektedir. Gerçek dışı tanımlar kullanılarak algı yaratılmak istenmiştir.
Sarıyer’deki “villa” iddiaları üzerinden yürütülen kara propaganda süreciyle ilgili Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan daha önce şu açıklamaları yapmıştı:
- Soruşturmanın merkezine oturtulan “villa” konusu, Ekrem İmamoğlu’na resmi olarak hiç sorulmamış, 121 sayfalık ifadesinde bu iddia tek bir soruyla dahi gündeme getirilmemiştir. Buna rağmen kamuoyunda sanki tüm dosya bunun üzerine kuruluymuş gibi bir algı yaratılmıştır.
Kamuoyunda dolaşan iddia şudur:
“İmamoğlu, A. N’ye ait 150 milyon TL değerinde 3 villayı sadece 15 milyon TL’ye aldı.”
Oysa gerçekler belgelerle sabittir:
- İmamoğlu İnşaat, villaları değil, villaların sahibi olan Güllüce Tarım A.Ş. adlı şirketi satın almıştır.
- Şirket, noter onaylı sözleşmeyle 48 milyon TL’ye satın alınmış, ayrıca şirkete ait 87 milyon TL’lik borç da İmamoğlu İnşaat tarafından üstlenilmiştir.
- Toplam yükümlülük 135 milyon TL’dir.
- Ödemeler ise 15 milyon TL nakit, 33 milyon TL taşınmaz devri ve kalan borç için arabuluculuk sözleşmesiyle belirlenen taksitler şeklinde yapılmıştır.
- Bu bilgiler İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 17 Mart 2025 tarihinde sunulan suç duyurusu ve belgelerle desteklenmiştir.
- İddia edilen 3. villa ise A.N’ye ait değildir. Bu taşınmaz, soruşturmaya konu olmayan iki kişiye ait bir gayrimenkuldür.
- İmamoğlu İnşaat tarafından 2019’da 3+3 milyon TL kredi çekilerek alınmış, bedelin tamamı banka kredisiyle ve çeklerle ödenmiştir.
- MASAK bu ödeme belgelerini görememiş ya da görmezden gelmiştir.
- Ekrem İmamoğlu’nun sahibi olduğu şirketin tüm hukuki süreçleri avukatları ve profesyonel yöneticiler tarafından yürütülmekte olup, her bir ödeme ve işlem noter onaylı ve vergi denetimine açık şekilde yapılmıştır.
İSKİ HAKEDİŞ YALANI
“Medyada yer alan İSKİ’nin bazı yüklenicilere yaptığı hakediş ödemelerine yönelik ifadeler.”
1- İSKİ 2560 sayılı Kanun ile kurulan ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine tabi tüzel kişiliğe sahip bir kamu kurumudur. İSKİ’nin tüm harcamaları ve ihaleleri Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı Müfettişlerince her yıl denetlenmektedir. İSKİ’de giderlerin gerçekleşmesi ve ödemelerin yapılması 5018 sayılı Kanun kapsamında yürütülmektedir.
2- 5018 sayılı Kanunun 33. maddesi gereğince; İSKİ bütçesinden bir ödemenin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul veya esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması veya gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Ödemelerin gerçekleştirilmesi; ilgilisi tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
3 - Yine 5018 sayılı Kanunun 34. maddesi gereğince; İSKİ’de tüm ödemeler sırasıyla; vergi, resim, harç, pirim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilerek yapılmaktadır. Nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde ödemeler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre yapılır.
4 - İSKİ’de bugüne kadar tüm harcamalar yukarıda açıklanan mevzuata göre bütçe, ödenek planlaması ve iş durumu gereğince har ay yapılan ödeme listesine göre sırasıyla yapılmakta olup, hiç bir yükleniciye ayrıcalık tanınması söz konusu değildir. Medyada adı geçen yükleniciye de diğer onlarca firmaya yapıldığı gibi anılan mevzuat çerçevesinde ve yapılmış olan işlerin karşılığı olarak hakediş ödemeleri yapılmış/yapılmaktadır. Yapılan tüm hakediş ödemelerine ilişkin Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı tarafından denetimler gerçekleştirilmiş olup, raporlara yansıyan herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır.
5 - Ayrıca İSKİ’de yapılan tüm ihaleler, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine uygun olarak şeffaflıkla yürütülmekte olup, yine bütün ihalelerimiz Sayıştay ve İçişleri Bakanlığı Müfettişlerince incelenmekte, yapılan itirazlar da Kamu İhale Kurumunun denetiminden geçmektedir. Dolayısı ile İSKİ’den hiç bir kişi veya kuruluşa ihalesiz ya da ihale mevzuatına aykırı bir iş verilmesi söz konusu olamaz.
6 - Bunun dışında İSKİ ödemeleri ya da ihaleleri üzerinden ifadelere yansıyan beyanlar hiçbir şekilde idaremizi bağlamamaktadır.
İSKİ YALANI
"İSKİ’den 500 milyon TL’lik hakediş almak için Ekrem İmamoğlu’nun sahibi olduğu şirkete 1,5 milyar TL değerinde villa “rüşvet” verildi. İş insanı A.N da bu durumu itiraf etti yalanı"
Bu iddia, matematiksel olarak da mantıksal olarak da çökmeye mahkumdur. Bu mantığa göre A. N, 500 milyon TL alacak tahsili için 1,5 milyar TL değerinde rüşvet verdiğini iddia etmektedir. Bu, bırakın ticari aklı, temel ekonomik mantığa dahi aykırıdır.Hukuki zeminden tamamen kopuk bu çelişki, iddianın güvenilirliğini tek başına ortadan kaldırmaktadır.
Üstelik İSKİ, daha önce yaptığı resmi açıklamalarda, Ekrem İmamoğlu ya da İmamoğlu İnşaat A.Ş. ile herhangi bir sözleşme, ihale, ödeme ya da ticari ilişki bulunmadığını net şekilde kamuoyuna duyurmuştur.
İSKİ’nin ödeme kayıtlarında, iddia edilen şahıslara ya da şirketlere tek bir kuruş aktarım yer almamaktadır.
Dolayısıyla, ortada ne bir 500 milyon TL’lik alacak vardır, ne de 1,5 milyar TL’lik rüşvet iddiasını destekleyecek somut bir belge.Bu, basit bir hesapla bile çürütülebilecek, siyasi amaçlı bir algı operasyonudur.
İSKİ YETKİSİZ YALANI
"İSKİ, yetkisi dışında Arnavutköy’de dar gelirli vatandaşlar için inşa edilen konutlar hakkında yıkım kararı aldı. "
Sazlıdere Barajı, İstanbul’a içme suyu temin edilen önemli bir su kaynağıdır. Sazlıdere baraj havzası, İSKİ İçme Suyu Havzaları Koruma Yönetmeliği’ne göre koruma altına alınmış bir su kaynağı olarak yer almaktadır.
Baraj havzası, söz konusu yönetmelik hükümleri doğrultusunda korunmaktadır. Proje alanı Sazlıdere baraj havzasının maksimum, mutlak, kısa ve uzun mesafeli koruma alanında kalmaktadır. Yönetmelik hükümleri gereği bu alanlarda kalan yerlerde konut, prefabrik yapı, ahşap, baraka gibi taşınabilir yapı dahil hiçbir yapılaşmaya izin verilmemektedir.
İstanbul il sınırları içerisinde mevcut çevre düzeni planları, İSKİ görüşlü imar planları ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca onaylanan imar planlarının esas alınması gerekmektedir.
Söz konusu proje ve dayanağı imar planları için İSKİ’den alınmış olumlu bir görüş yoktur. Ayrıca imar mevzuatı doğrultusunda verilmiş ruhsatları da bulunmamaktadır. Göl mutlak ve kısa mesafeli koruma alanında yapılaşma yasağı bulunan alanda konuşlandırılan şantiye türü prefabrik yapılar tespit edilmiş ve İSKİ yıkım programına alınmıştır. İSKİ tarafından Sazlıdere Barajı’nda yapı yasağı bulunan alanlarda bugüne kadar 409 adet yapının yıkımı gerçekleştirilmiştir.
KONUT PROJESİ SU KAYNAKLARINA ZARAR VERMEYECEK YALANI
"Proje su kaynaklarına zarar vermeyecek şekliyle plan, yönetmelik ve imar planı çerçevesinde ilerliyor. "
Sazlıdere Barajı’ndan İstanbul’a yılda yaklaşık 55 milyon metreküp içme suyu sağlanmaktadır.
Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranı (maksat) %100’den %0’a indirilmiştir. Barajdan hiç su temin edilemediği, kullanım oranının %0 olduğu durumda özellikle suya olan talebin zirve yaptığı kurak dönemlerde mevcut kaynaklar üzerinde ciddi bir baskı oluşacaktır.
Barajın devre dışı kalması durumunda, İstanbul’un Avrupa Yakası’nda yer alan Başakşehir, Arnavutköy, Esenyurt ve Avcılar ilçelerinin belirli kesimlerinde ciddi su sıkıntıları yaşanması kaçınılmazdır. Sazlıdere Barajı’ndan su alınamaması hainde kış aylarında 270 bin kişinin, yaz aylarında ise yaklaşık 790 bin kişinin susuzluktan doğrudan etkilenmesi öngörülmektedir.
Ayrıca, 2009 Yılında Danıştay Sulh Protokolü ile İSKİ’ye devrolan Sazlıdere Barajı için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na senede bir kez 1milyon 536 bin 524 dolar ödeme yapılmaktadır. 2010 yılından başlamak üzere 15 yılda yaklaşık 23 milyon dolar ödeme yapılmıştır. Ödemeler 2039 yılına kadar sürecek olup toplam 30 yıl vadelidir. Bu bağlamda mülkiyeti, finansmanı yapan İSKİ’ye ait olan bir su kaynağının kullanım dışı kalması büyük bir yanlışlıktır.
BOŞ ADRESE 122 MİLYONLUK VURGUN YALANI
"İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Ağaç ve Peyzaj AŞ’nin son iki yılda yaptığı çapalama ihalelerini alan şirketlerin kayıtlı adreslerinin kullanılmayan bir apartman dairesi olduğu ve bu firmaların gerçekte faaliyette bulunmadığı yalanı."
Adı geçen şirketlerin adresleri, Ağaç ve Peyzaj AŞ ile aralarındaki sözleşmelerin geçerli olduğu dönemle ilgili değildir. İhale sürecinde ve sözleşme imzalanmadan önce firmaların adres bilgileri Ticaret Sicil Gazetesi üzerinden kontrol edilmiştir ve bu firmaların belirtilen adreslerde faal oldukları tespit edilmiştir. Haberde belirtilen adres değişiklikleri, firmalarla herhangi bir ticari bağımız kalmadıktan sonraki döneme aittir. Şu anda söz konusu firmalarla Ağaç ve Peyzaj AŞ arasında herhangi bir sözleşme ya da ticari ilişki bulunmamaktadır. Yapılan iç denetimlerde, ne adres benzerliği ne de usulsüzlük tespit edilmiştir.
VERİLERİN ŞANTAJ İÇİN KULLANILDIĞI YALANI
"İBB imkanlarıyla kişisel veriler hukuka aykırı şekilde toplandı ve şantaj için kullanıldı."
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kamu sorumluluğunu en hassas şekilde gözetmiş ve en küçük konuda dahi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında hareket edilmesini istemiş, bu konuda hassas bir yöneticidir. Adli makamların talep ettiği durumlar haricinde, hiçbir veri paylaşılmamıştır.
BAZI İŞ İNSANLARINA ŞANTAJ YAPILDI YALANI
"Belediye encümeninden zorla karar çıkararak bazı iş insanlarına şantaj yapıldı."
Encümen kararları, İBB Meclisi’nin denetimine tabidir. Bu konuda bugüne kadar muhalefet partileri tarafından herhangi bir itiraz ya da iddia ortaya atılmamıştır.
MEHMET İLHAN GÜLAY’IN “İBB BENİ BAĞIŞA ZORLADI” YALANI
"İBB, iş insanı Mehmet İlhan Gülay’ı yaklaşık 10 milyon dolarlık taşınmazı, Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla bağış yapmaya zorladı. Süreci Yakup Öner, Buğra Gökçe ve Yavuz Erkut yönetti yalanı. "
Protokol, İBB Meclisi’nin 12 Ocak 2023 tarihli 2022/1511 ve 2022/1190 sayılı kararları doğrultusunda hazırlanmıştır.
Bu kararlar; eğitim, sosyal donatı, itfaiye ve zemin altı otopark gibi kamu yararına ayrılmış alanların planlanmasına yöneliktir. Plan notlarında geçen “terk”, “intifa”, “kamusal kullanım” gibi ifadeler bağış değil, imar planı gereği yasal kamusal yükümlülüklerdir.
Yavuz Erkut, Temmuz 2020’de İBB Genel Sekreterliği görevinden ayrılmıştır. İddialara konu olan tarihte görevde bile değildir.
İBB BAĞIŞ YALANI
"İBB, bağışı zorla yaptırdı; protokol baskıyla imzalatıldı yalanı."
6.11.2023 tarihli dilekçede şirket, kendi rızasıyla bağış yapmak istediğini beyan etmiş, önceki dilekçesini de iptal ettiğini açıkça belirtmiştir.
24.11.2023 tarihli “İntifa Hakkı Kurulması ve Bağış Vaadi Sözleşmesi” iki tarafın da noter onayıyla imzalanmış, tamamen yasal prosedürlere dayanmıştır. Sözleşme, Türk Medeni Kanunu, Borçlar Kanunu, Belediye Kanunu esas alınarak hazırlanmış ve tarafların karşılıklı mutabakatı ile yürürlüğe girmiştir.
Belediye, bu süreçte yalnızca imar ve kamu yararı doğrultusunda hareket etmiştir.
İMAR GECİKTİRİLDİ YALANI
"İmar planları özellikle geciktirilerek şirket bağışa zorlandı yalanı."
Plan süreci 2022 yılında başlamış, Ataşehir Belediye Meclisi, İBB Şehir Planlama Müdürlüğü ve İSKİ dahil olmak üzere birçok kurumun teknik görüşleriyle şekillenmiştir.
Tüm planlar kamuya açık olarak İBB Meclis kararıyla oy birliğiyle onaylanmıştır. Komisyon raporları, alanın sosyal donatı ve kamu hizmeti ihtiyacı doğrultusunda kamuya kazandırılmasını öngörmektedir.
Mehmet İlhan Gülay’ın serbest bırakılmadan önce değiştirdiği ifadesi; kendi imzalı dilekçesi, noter onaylı protokol, İBB Meclis kararları ve sözde sorumlu tuttuğu kişilerin görev tarihlerine bakıldığında tamamen gerçek dışıdır. Ayrıca meclis kararının alındığı tarihte Ak Parti çoğunluktaydı. İmar Komisyon Başkanı da Ak Partiliydi.
İddialar; tarihsel, kurumsal ve hukuki olarak çelişkilerle doludur.
Ayrıca bağış protokolü imar planı kesinleştikten sonra yapılmıştır. İmar planı meclisten geçtikten sonra bağış protokolü yapılış olması, zorla bağış yaptırıldığı iddiasının akla ve mantığa uygun olmadığının bir başka açık göstergesidir.
Tüm süreç; şeffaf, yasal ve kamu yararına uygun bir planlama uygulamasıdır.
İSPARK PLAKALARI FİŞLİYOR YALANI
"İSPARK, İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından kullanılan resmi ve sivil araçların plakasını istedi yalanı."
5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunun 26. maddesi uyarınca Belediye Meclisinin 11.10.2023 tarih ve 990 sayılı kararı ile İstanbul genelindeki İBB’nin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardaki otoparkların işletilmesi işi İSPARK AŞ’ye verilmiştir. Otoparklardan ücretsiz ve avantajlı yararlanma hakkı her yıl, ilgili Meclis Kararı ile onaylanan İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı Emlak Müdürlüğü Otopark Ücret Tarife Dipnotları ile belirlenmektedir.
Bu kapsamda İstanbul Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından kullanılan hizmet araçlarının görevlerini daha etkili ve verimli bir şekilde devam edebilmelerini kolaylaştırmak amacıyla otopark sistemine kayıt talebi ile İSPARK’a bildirilen plakalar; İBB Ücret Tarife Dipnotları Madde 6.4. gereğince otomasyon sistemine tanımlanmakta ve bir sonraki güncelleme talebine kadar ilgili plakaların İSPARK otoparklarından ücretsiz şekilde yararlanması sağlanmaktadır.
Keza gizli görev kapsamında kullanılan sivil tahsisli emniyet plakalarının kayıt işlemlerinde, Sivil Plaka Tahsis Belgesinin de yer aldığı resmi talebin, yetkililerce ıslak şekilde imzalanmış ve mühürlü olması şartı aranmaktadır.
Bu çerçevede tüm bu kayıtlar 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu başta olmak üzere cari mevzuat ve yönergelerle belirlenmiş kurallar doğrultusunda işlenmekte; güncelleme planları ile belirlenmiş sürelere bağlı olarak kayıt yenileme ve güncelleme kontrolleri yapılmaktadır.
İSPARK ZARAR EDİYOR YALANI
“İSPARK AŞ batıyor yalanı”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehircilik Grubu iştiraki İSPARK AŞ 2020-2021 yıllarında yaşanan Covid-19 salgını döneminde; Resmi Gazetede yayınlanan 31078 sayılı tebliğ gereği mücbir sebebe giren sektörler içerisinde faaliyet göstermektedir.
Yaşanan sokağa çıkma yasakları ve alınan gerekli tedbirler İSPARK AŞ’nin tüm faaliyet alanlarındaki gelirlerine olumsuz yansımış olmasına rağmen şirket 2021-2024 yılları arasında mali tablolarında kar açıklamıştır. 2025 Yılı ilk çeyrek döneminde de kar açıklayacaktır.
İlgili mali tablolar İSPARK AŞ’ye ait resmi web sitesinde yayınlanmaktadır.
İSPARK VERİLERİ PAYLAŞILDI YALANI
“2019 Yerel Seçimlerinden 6 ay sonra İSPARK Otopark sistemine kayıtlı kişisel bilgilerin İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ve ismi belirtilmeyen özel bir şirket tarafından talep edildi ve söz konusu veriler usulsüz bir şekilde paylaşıldı. Bu veriler arasında vatandaşların kişisel bilgilerinin yanı sıra araç ruhsatı ve abonelik verileri de yer aldı yalanı. ”
İSPARK’ın iddiaya konu tarihlerde o dönemki ismiyle Pazarlama ve Kurumsal İlişkiler Müdürlüğü, Pazarlama ve Abonelikler Şefliği birimine, abonelik ve ruhsat bilgilerinin paylaşılması ile ilgili herhangi bir talep gelmemiştir.
Belirtilen tarihte; basılı halde saklanan araç ruhsatları ve abonelik bilgileri online sisteme geçilmediği için dijital sisteme aktarılmamıştır. Böyle bir dönemde söz konusu verilerin dijital olarak paylaşılmış olması teknik olarak zaten mümkün değildir.
Dolayısıyla İSPARK’ın otomasyon sisteme kayıtlı plaka ve kişisel bilgileri üçüncü kişilerle paylaştığı iddiası kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır.
DENİZ TAKSİLER ÇÜRÜMEYE BIRAKILDI YALANI
“Ekrem İmamoğlu, 165 milyon liralık deniz taksileri çürümeye terk etti yalanı.”
165 milyon liralık yatırım çürümüyor, İstanbul için çalışıyor.
Yeni nesil deniz taksiler, aktif olarak sefer yapıyor, çalışıyor.
Bugün bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan iddialarda kullanılan görüntüler, geçen yıla ait, park halindeki taksilerin görüntüleridir.
Seferde olmayan deniz taksiler, planlı bakım ve dönüşümlü görev sırası nedeniyle tersanede bekletilmektedir.
Bu, her toplu ulaşım aracında uygulanan normal bakım prosedürüdür. İBB, halkın denize erişimini artırmak için deniz taksileriyle sefer sayılarını artırıyor.
165 milyonluk yatırımın her kuruşu İstanbul halkının hizmetine sunulmuştur.
İETT’DE SAHTE FATURA YALANI
“İETT otobüslerinin tamiri için anlaştığı şahsın sahte fatura keserek belediyeyi milyonlarca lira dolandırdığı yalanı”
İddia tamamen gerçek dışıdır. Ülkemizin en büyük, dünyanın ise en büyük ikinci toplu taşıma kurumu olan İETT; 154 yıllık bir Kamu Kurumudur ve bireyler ile değil ilgili mevzuatlar gereği, gerekli şartları taşıyan istekli Şirket ve Kurumlar ile kamu ihale mevzuatı uyarınca sözleşme imzalayarak iş birliği yapmaktadır.
Adı geçen söz konusu şahsın ya da firmanın İETT ile hiçbir iş bağlantısı bulunmamaktadır ve hiçbir alanda yüklenici firmalarından biri de değildir, herhangi bir sözleşme de imzalanmamıştır.
İETT, 2024 yılında yaptığı tüm işlemlerin %95’ini açık ihale ile gerçekleştirmiş, Türkiye’deki kamu kurumları ortalaması ise %55 seviyesindedir.
İŞTEN ÇIKARTILDI YALANI
“Cihan D. İsimli şahıs İETT ile ilgili usulsüzlük iddiaları sebebiyle İETT tarafından işten çıkartıldı.”
Söz konusu şahıs hiçbir zaman İETT’nin bir çalışanı olmamıştır.
İETT’nin hizmet alımı yaptığı yüklenicilerin birinde bir dönem çalışmış, çalıştığı firmadan usulsüz talepleri ve iş ahlakına uymayan davranışları sebebiyle 4 Aralık 2024 tarihinde işten çıkartılmıştır.
Daha önce çalıştığı firma hakkında iftira ve hakaret içeren davranış ve paylaşımları sebebiyle de ilgili firma tarafından 26 Aralık 2024 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur.
İftira ve hakaretlerini İETT üzerinden sürdürmesi sebebiyle İETT tarafından da 3 Ocak 2025 ve 14 Mart 2025 tarihlerinde suç duyurusunda bulunulmuştur.
Tüm bu gerçeklere ek olarak;
Söz konusu iddialarda bulunan şahıs, 10 Mart 2025 tarihinde bindiği bir İETT aracında, İETT Kaptanına söz konusu iddialarını İETT’nin itibarını zedelemek için yaptığını ve İstanbul’da bir ilçe belediye başkanı tarafından iyi şartlarda bir işe yerleştirildiğini beyan etmiştir.
Söz konusu itiraf videosu da İETT tarafından savcılığa ek olarak sunulmuştur.
İETT OTOBÜSLERİNE ESKİ PARÇA TAKILIYOR YALANI
“İETT otobüslerine, eski ve ikinci el parça takılıyor yalanı. ”
İETT’nin filosundaki tüm otobüslerinin bakımları, ulusal standartlardaki 18 farklı garajda gerçekleştirilmektedir.
Tüm bakımlara ek olarak değişimi gereken parçalar, orijinal ve sıfır parçalar ile değiştirilmektedir.
Bunun aksinin olması mümkün değildir.
Ayrıca İETT’nin tüm otobüsleri periyodik olarak ulusal araç muayene sistemi olan TUVTÜRK tarafından da onaylanmaktadır.
HAKSIZ KAZANÇ SAĞLANIYOR YALANI
“Otobüslere, eski parça takılması sebebiyle firmaya ek ve haksız kazanç sağlanıyor.”
İETT’nin bakım onarım hizmeti kapsamında hiçbir firmaya yedek parça bazında bir ücret ödenmemektedir.
Bakım, onarım hizmeti içerisinde; arıza onarımı, hasar onarımı, temizlik, yol yardım gibi bir çok kalem iş bulunmakta olup, firma ödemeleri İETT araçlarının yaptığı km üzerinden hesaplanarak ödenmektedir.
İETT araçlarının sefere çıkmasını engelleyecek herhangi bir iş durumunda ilgili bakım-onarım firmasına cezai yaptırım uygulanabilmekte olup, İETT’nin yıllık sefer gerçekleştirme oranı tarihi rekorla %98’in üzerine çıkmıştır.
İETT ARAÇLARINDA ARIZALAR ARTTI YALANI
“İETT araçlarına eski parçalar takıldığı için arızalar arttı.”
İETT araçlarında, değişimi gereken tüm parçalar, marka ve modeline uygun olarak sıfır parçalar ile değiştirilmekte ve işlemler ilgili tüm mühendisler ve amirler tarafından da kontrol edilmekte ve onaylanmaktadır.
İETT’nin geçmiş yıllara göre kaza ve arıza oranlarına bakıldığında da %55’e varan oranda iyileşme gerçekleştirilmiştir.
2018 yılında Metrobüste 10 bin km başına 5.37 olan arıza oranı 2024 yılında 2.41’e gerilemiştir.
Otobüs filosunda ise 2018 yılında 3.43 olan arıza oranı 2024 yılında 2.9 seviyesine gerilemiştir.
HAFRİYAT YALANI
“İBB'nin hafriyat ve döküm işleri tekel haline getirildi, İBB aylık 1,5 milyar lira zarara uğratıldı yalanı.”
Cebeci Maden Bölgesi içerisinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (“MAPEG”) tarafından 20/06/2018 tarihinde Çevre Koruma ve Alt Yapı Yatırımları Projesi Yapım İşi ihalesi İSFALT A.Ş tarafından kazanılmış olup, Şirketimiz ihale konusu yükümlülüklerini MAPEG onaylı proje kapsamında;
Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, Valilik Yatırım İzleme Komisyonuna bağlı Maden Komisyonu ve ilgili tüm idarelerin bilgisi ve onayı dahilinde yerine getirmiştir. Şirketimiz tarafından gerçekleştirilmiş bir döküm faaliyeti olmadığı gibi Şirketimizin 3. Kişi veya kurumlara döküm izni verme yetkisi de mevcut değildir.
FATİH KELEŞ'İN İSFALT’TAN HUZUR HAKKI ALDIĞI YALANI
“Fatih Keleş'in huzur hakkı adı altında 16 ayda İBB iştiraki İSFALT AŞ'den aylık yaklaşık 400 bin TL olmak üzere toplamda 6 milyon 233 bin 233 TL ödeme aldığı tespit edildi.”
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in İBB iştiraki İstanbul Asfalt Fabrikaları Sanayi ve Ticaret AŞ'de (İSFALT) hiçbir tarihte yönetim kurulu üyeliği olmamıştır. Bu nedenle; İSFALT tarafından kendisine herhangi bir huzur hakkı ödemesi yapılmamıştır.
HAYALİ KONSER YALANI
“Pandemi döneminde 1388 hayali konser düzenlendi, İBB Kültür AŞ sahte fatura kesti ve bu yolla milyonlarca lira İBB kasasından çalındı.”
Pandemi sürecinde sanatçılara destek olmak amacıyla hayata geçirilen “İstanbul Bir Sahne” projesi kapsamında; Dijital Sahne, Fiziksel Sahne ve Sahnem İstanbul başlıkları altında 3 ayrı kategoride konserler düzenlenmiştir.
Bu çerçevede, toplamda 5.535 sanatçıya destek sağlanmıştır.
Tüm etkinliklerin hak ediş videoları ve fotoğrafları arşivlenmiş; bu konserlerle ilgili detaylı bilgiler, İBB Kültür AŞ’nin 2020-2021 Faaliyet Raporlarında kamuoyuna sunulmuştur.
İPA'DA PARALEL YAPI KURULDU YALANI
“İPA paralel bir yapı kurarak istatistikleri manipüle ediyor.”
İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) düzenli olarak yayınladığı yaşam maliyeti araştırmaları İTO’nun açıkladığı verilerle örtüşmekte olup İstanbul özelinde yapılan çalışmaları kapsamaktadır. Bilimsel metotlarla hazırlanan çalışmalar, alanında uzman akademisyenlerin yönetiminde gerçekleştirilmektedir.
TEKNOLOJİLER ESKİ YALANI
“Dijital Deneyim Merkezi’nde eski teknoloji kullanıldı yalanı.”
Dijital Deneyim Merkezi’nde kullanılan tüm teknolojik altyapı, günümüz uluslararası dijital müzecilik standartlarına uygundur.
Teknolojik Altyapı Detayları:
- 30 adet 4K çözünürlükte lazer projeksiyon cihazı kullanılmıştır.
- Her cihaz 10.000 ANSI lümen ışık gücüne sahiptir.
- Lazer tabanlı sistemler, geleneksel lamba teknolojisine göre daha yüksek renk doğruluğu ve kontrast oranı sunar.
- 20.000 saate kadar uzun ömürlüdür ve bakım maliyeti düşüktür.
- 4K Ultra HD çözünürlük, özellikle tarihi görseller ve harita temsillerinde üstün netlik sağlar.
Proje sadece donanım kalitesiyle değil, ışık hesaplamaları, yansıma açılarının mühendislik analizi ve sahneleme çalışmalarıyla da bütüncül bir yaklaşımla planlanmıştır.
400 m²’lik kapalı alanda toplam 300.000 lümenlik bir ışık gücü sağlanmış; bu oran, hem ziyaretçi konforunu hem de sanatsal anlatımı destekleyecek şekilde optimum olarak belirlenmiştir.
Daha yüksek lümenli cihazlar kullanılmamıştır, çünkü bu durum müzenin ambiyansını bozarak izleyici deneyimini olumsuz etkileyebilirdi.
ADRESE TESLİM İHALE YALANI
“Dijital Deneyim Merkezi ihaleleri adrese teslim yapıldı yalanı.”
Dijital Deneyim Merkezi (DDM) olarak hizmet vermeye başlamasından önce bina teknoloji entegrasyonu bulunmayan atıl bir yapıydı. Bugün sahip olduğu teknoloji altyapısına kavuşabilmesi için gerekli olan tüm malzemeler, İBB Kültür AŞ tarafından 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na uygun şekilde satın alınmıştır.
Bu kapsamda gerçekleştirilen ihale ve satın almalar şunlardır:
Müze Endüstriyel Ekran ve Video Wall Sistemleri Alımı EKAP üzerinden açık ilanlı ihale usulü ile yapılmıştır.
Müze Elektronik Sistemleri Alımı EKAP üzerinden açık ilanlı ihale usulü ile yapılmıştır.
Çelik Konstrüksiyon ve İnşaat Malzemeleri Alımı EKAP üzerinden kaydedilerek ve davet usulü yapılmıştır.
Elektrik Malzemesi Alımı EKAP üzerinden kaydedilerek ve davet usulü yapılmıştır.
İhale süreçlerinde en uygun ve ekonomik teklif sahipleriyle sözleşmeler yapılmıştır.
İddiaların aksine süreç tamamen şeffaf ve hukuka uygun biçimde yürütülmüştür.
SORUŞTURMA YALANI
“İBB, Dijital Deneyim Merkezi’nde kullanılan düşük teknolojiyi soruşturuyor.”
İBB veya iştirakleri tarafından Dijital Deneyim Merkezi (DDM) projesiyle ilgili olarak, kullanılan teknolojiye yönelik resen başlatılmış bir soruşturma bulunmamaktadır.
21.01.2025 tarihinde, DDM çatısı altındaki bazı teknik çalışmaların yürütülmesinde iş birliği yapılan firmanın sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi üzerine başvurulmuştur.
Kültür AŞ tarafından İBB Teftiş Kurulu’na başvuru yapılmıştır.
Bu başvuru, yalnızca fesih sürecindeki firma ihtarnameleri ve verilen cevabi ihtarnameler dikkate alınarak yürütülen işlemlerin incelenmesini kapsamaktadır.
Soruşturma konusu, sözleşmesini tek taraflı fesheden firma ile devam eden hukuki ve idari süreçlere ilişkindir; teknolojik altyapıya dair değildir.
Bu nedenle kamuoyunda yayılan “DDM’de düşük teknoloji kullanıldı ve İBB soruşturuyor” iddiaları tamamen gerçek dışıdır.
İSMEK'LER KAPATILDI YALANI
“Enstitü İstanbul İSMEK’ler 2019'den sonra kapatıldı yalanı.”
Enstitü İstanbul İSMEK kapatılmadı, aksine 2019’dan bu yana 29 yeni eğitim merkezi açıldı. Toplam 152 merkezde eğitim verilmeye devam ediliyor. 2019’dan bu yana eğitimlere 3.3 milyon katılım sağlandı.
Eski 264 merkezden:
- 55’i iş birliği projesi,
- 18’i spor merkeziydi ve Gençlik Spor Müdürlüğü’ne devredildi.
- 49 merkez, deprem yönetmeliğine uygun olmadığı için tahliye edildi.
- 19 merkez, ilçe belediyeleri kontratları feshettiği için kapandı.
2019 sonrası eğitimler 123 merkezde devam etti, ardından 29 yeni merkez açıldı. Uzaktan Eğitim Merkezi kurularak milyonlarca kişiye online eğitim ulaştırıldı.
2025 itibariyle 18’i uzmanlık okulu olmak üzere 152 merkez, 28 iş birliği programı aktif. Her yıl 1’i uzmanlık okulu olmak üzere 3 yeni merkez açma hedefi var.
İSTANBUL PLANLAMA AJANSI BAŞKANI BUĞRA GÖKÇE YAKALANDI
"Firari şüpheli İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe yakalandı."
İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe’nin kaldığı İBB lojmanı ve çalıştığı İPA binasının adresi hem kamuoyunun hem de resmi kurumların bilgisi dâhilindedir. Bu adreslere kolluk kuvvetleri tarafından herhangi bir ziyaret yapılmamış, Gökçe’ye gözaltı kararı da tebliğ edilmemiştir. Basında çıkan haberler üzerine Buğra Gökçe, avukatı ile birlikte kendisi emniyete gitmiştir.
GÖZALTINA ALINDI YALANI
"Medya A.Ş. yöneticisi yurt dışına kaçtı."
Medya A.Ş Yönetici Elif Güven hakkında gözaltı kararı verildiği sırada senelik izinde, annesiyle birlikte tatildeydi. Haberi alır almaz dönüş biletini erkene aldı. Ancak annesinin üzüntüden fenalaşması üzerine hastaneye gitmek zorunda kaldı ve ilk uçuşunu kaçırdı. Yeni bir bilet alarak İstanbul'a döndü. Pasaport kontrolü sırasında hakkındaki karar uygulandı. Gözaltı değil, rutin işlem yapıldı.
OYUN KODLARI SATILDI YALANI
"OGEM’de başarılı olan çocukların geliştirdiği oyunların tüm bilgileri ve kodları çeşitli start-up şirketlerine satıldı."
OGEM, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Medya AŞ tarafından kurulan, kamu destekli ilk oyun geliştirme merkezidir. Tüm eğitim ve destekler ücretsizdir. Gençlerin geliştirdiği oyunların tüm hakları kendilerine aittir. Kodların alınıp satıldığı iddiaları tamamen yalandır.
LÜKS KONUT YALANI
"Lüks içinde yaşıyordu, haksız kazançla elde ettiği paralarla satın aldığı milyonluk villada gözaltına alındı."
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ailesiyle birlikte, mülkiyeti İBB’ye ait olan Sarıyer’deki başkanlık konutunda yaşamaktadır. Daha önce bir vakfa tahsis edilen bu taşınmaz, Ekrem İmamoğlu tarafından İBB’ye kazandırılmış ve kendisinden sonraki başkanların da kullanabilmesi için, başkanlık konutu olarak düzenlenmiştir.
Tıpkı 2019 öncesinde, iktidar partisinin belediye başkanlarına tahsis edilen ve içerisinde lüks villaların bulunduğu Florya’daki yerleşkenin, Ekrem İmamoğlu'nun direktifiyle İstanbul Planlama Ajansı’na (İPA) tahsis edilmesi ve İstanbul halkının kullanımına açılması gibi.
FLORYA KONUTU RÜŞVET VE KOMİSYON MERKEZİ YALANI
"İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Florya’daki başkanlık konutunu rüşvet ve komisyonların toplandığı merkez haline getirdiği; İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in burada ofis kurup iş insanlarından alınan paraları 2 metre uzunluğundaki bir çelik kasada sakladığı; bu kasanın vinçle taşınıp kaçırıldığı, daha küçük bir kasadan 5 milyon lira para çıktığı yalanı."
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Florya yerleşkesinde “başkanlık konutu” yoktur. Adı geçen yer, İPA’nın idari binasıdır. AK Parti döneminde hem İBB Başkanı’nın hem de bazı ilçe belediye başkanlarının özel kullanımı için tahsis edilen villalar, Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla tüm İstanbulluların kullanımına açılmıştır.
Burada yalnızca İstanbul Planlama Ajansı (İPA) faaliyet göstermektedir.
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in bu alanda herhangi bir ofisi veya görev alanı bulunmamaktadır. Rüşvet toplandığı, kasa saklandığı, paraların balyalarla bulunduğu iddialarının tamamı gerçek dışıdır.
Bahsi geçen çelik kasaya dair iddia, hiçbir görüntüyle, belgeyle veya tanık ifadesiyle desteklenmemiştir. Güvenlik kameraları incelenmiş, herhangi bir suça dair emareye rastlanmamıştır.
İstanbul Planlama Ajansı’nda yapılan adli arama sonucunda, iddia edildiği gibi herhangi bir para, rüşvet veya suç unsuru bulunmamıştır. Arama işlemleri tutanak altına alınmış; resmi belgelerde de açıkça görüleceği üzere hiçbir bulguya ulaşılmamıştır.
İPA'da evet bir kasa bulunmaktadır. Ancak bu kasa, Ak Parti döneminden kalma ne amaçla kullanıldığı belli olmayan, kaldırılması için vinç gereken ve halen yerinde duran, arama sırasında da tespit edildiği gibi içi boş bir kasadır.
Ortaya atılan tüm iddialar; kasıtlı olarak hazırlanmış bir algı operasyonunun, montajlanmış bir senaryonun parçalarıdır.
İstanbul halkının iradesine karşı yürütülen bu karalama kampanyası, gerçekle bağdaşmamaktadır. Siyasi mühendisliklerle, kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu iftira furyasına karşı gerekli hukuki girişimler başlatılmıştır.
2 MİLYON DOLAR GÖMÜLDÜ YALANI
"İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Florya’daki sosyal tesislerinde, parkenin altına gömülmüş halde 2 milyon dolar bulundu yalanı."
Bu iddia tümüyle asılsızdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Florya Sosyal Tesisleri 1994 yılından bu yana hizmet vermekte olup, günlük ortalama 22.775 misafire ev sahipliği yapan, 364 personelle işletilen yoğun bir tesistir.
Söz konusu alanda sabah 08.30’dan gece 23.00’e kadar kesintisiz servis verilmektedir. Tesisler 24 saat güvenlik kameralarıyla izlenmektedir. Florya Sosyal Tesisleri’nde ne bir arama gerçekleştirilmiş, ne de herhangi bir para bulunmuştur.
İstanbul Emniyet Müdürlüğünü tutanakları paylaşmaya davet ediyoruz. Bu tür mesnetsiz haberler, İstanbul halkına hizmet veren kurumsal yapıyı karalamaya yöneliktir ve tamamen gerçek dışıdır.
DİLEK KAYA İMAMOĞLU’NUN FATURASI İBB’DEN ÖDENDİ YALANI
“Dilek Kaya İmamoğlu, gözaltı akşamı 3 milyon 800 bin TL’lik lüks alışveriş yaptı, faturası İBB’den ödendi yalanı”
Haberde yer alan iddia tamamen yalan ve iftiradır, haber niteliği taşımamaktadır. Başlık ve içerik, bilgilendirme ya da araştırma amacı taşımamakta, yalnızca itibar suikastı amacıyla hazırlanmıştır.Haberin hedefi; kamuoyunu yönlendirmek ve Dilek Kaya İmamoğlu’nu karalamaktır.
Dilek Kaya İmamoğlu avukatı aracılığıyla bu asılsız haberle ilgili suç duyurusunda bulunulmuştur.Haber, basın ilkeleri, ahlak kuralları ve kamu vicdanını açıkça ihlal etmiştir. Dilek İmamoğlu’na karşı yapılan bu saldırı, bir kadını ve bir eşi hedef alan, yalan ve iftiraya dayalı organize bir linçtir.
VAKIF PARASI ÖZEL HARCAMALARDA KULLANILDI YALANI
"İBB’nin reklam gelirlerinden elde edilen fazla para İstanbul Vakfı’na aktarıldı ve bu para Dilek Kaya İmamoğlu’nun kişisel harcamalarında kullanıldı yalanı."
İstanbul Vakfı, Vakıflar Genel Müdürlüğü denetime tabi; açık, şeffaf bir şekilde çalışan kamu yararını gözeten bir vakıftır. Reklam gelirleriyle ilgili herhangi bir yasa dışı aktarım veya usulsüzlük söz konusu değildir. Bazı haber ve yayınlarda yer alan asılsız iddiaların, soruşturmanın gizliliği esası ihlal edilerek bir gizli tanığın hiçbir belge ile temellendirilmeyen ifadelerine dayandırıldığı görülmektedir. Dilek Kaya İmamoğlu'nun kişisel harcamaları için kamu kaynağı kullanıldığına dair tek bir fatura, işlem kaydı veya resmi belge ortaya konmamıştır. Dilek Kaya İmamoğlu’na İstanbul Vakfı’ndan hiçbir ödeme yapılmamıştır, bu yöndeki iddialar asılsızdır.
SİVİL GÜVENLİK YALANI
"Özel güvenlik personeline “Saraçhane’ye sivil gelin” mesajı gönderildi."
İBB Saraçhane Hizmet Binası’nda görev yapan özel güvenlik personelinin sivil olarak görevlendirildiği yönündeki iddialar asılsızdır. 5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunu’nun 13. maddesine göre tüm özel güvenlik görevlileri görev süresince üniforma giymek zorundadır. 983 lokasyonda 9.841 personel ile 7/24 esasına göre İstanbul’un güvenliğine katkı sunulmaktadır.
MEZAR SATIŞI YALANI
"İBB Mezarlıklar Müdürlüğü Ayhan Koç usulsüz mezar satışı yaptı yalanı."
İBB'ye ait mezarlıklarda defin işlemleri tamamen ücretsizdir. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu göreve gelir gelmez mezar yeri satışını durdurmuştur. 2019-2024 mezar tahsisleri tamamen yasal çerçevede gerçekleşmiştir.
MUHTAR CEZALANDIRILDI YALANI
"Esenyurt Koza Mahallesi Muhtarı cezalandırıldı, depremzedelere yardım gitmedi yalanı"
İBB, sosyal yardımlarını birey ya da siyasi tercihe göre değil, ihtiyaca ve talebe göre belirlemektedir.
Muhtarlıklar, bölge ihtiyaçlarını en iyi bilen aktörler olduğu için yardım süreçlerinde işbirliği yapılan birimlerdir.
Ayrıca depremzede ailelere yardım ulaştırılmadığı iddiası, gerçek dışı ve kamu vicdanını manipüle etmeye yönelik bir söylemdir.Basın metninde ifadeleri bulunan, eski Muhtar İstanbul Büyükşehir Belediyesine resmi olarak başvuruda bulunarak bilgilerinin İBB sisteminden silinmesini talep etmiştir. Kendi talebine istinaden yapılan uygulamanın, İBB’nin taraflı davranışı olarak tanımlanması gerçeği yansıtmamaktadır.
MUHTARLARA USULSÜZ DESTEK YALANI
"İBB Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı üzerinden muhtarlara usülsüz destekler verildiği ve bunun siyasi çıkar için kullanıldığı, Daire Başkanı Yavuz Saltık’ın, 2024 yerel seçimleri öncesinde muhtarlara beyaz eşya ve 200’er bin TL’lik market kartı dağıttı yalanı."
u iddia asılsızdır ve iftira niteliği taşımaktadır.
İBB, 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca, mahallelerin ihtiyaçlarının karşılanması ve muhtarlık hizmetlerinin niteliğinin arttırılması için siyasi ayrım gözetmeden tüm mahalle muhtarlıklarına ayni destek sağlamaktadır.
Bu destekler, muhtarlık hizmetlerinin yürütüldüğü binalarda kullanılmak üzere; bilgisayar, klima, yazıcı, masa, sandalye gibi sadece hizmet sunumuna yönelik araç ve gereçlerdir.
Tüm destekler, resmi yazılarla ilçe kaymakamlıklarına bildirilmiş, kayıt altına alınmıştır.
Mevzuata uygun olmayan hiçbir şekilde nakdi yardım yapılmamıştır.
MUHTARLAR SİYASİ AMAÇLA YÖNLENDİRİLDİ YALANI
"İBB, muhtarları siyasi amaçla yönlendirmiş; parti yelekleri giydirerek oy istemeye zorlamış, karşı çıkan muhtarları cezalandırmıştır yalanı"
Muhtarlar, mahallenin seçilmiş kamu temsilcileridir ve hiçbir siyasi partinin aracı değildir.
İBB’nin muhtarlarla kurduğu ilişki, yalnızca yerel yönetim koordinasyonu ve hizmetin eşit ulaştırılması amacını taşır.
Muhtarlık İşleri Daire Başkanlığı; mahalle ihtiyaçlarının tespiti, acil yardımların iletilmesi ve halkla etkin iletişim sağlamak adına muhtarlarla gönüllü temelli işbirlikleri yürütmektedir.
Pandemi ve 6 Şubat Depremleri gibi olağanüstü durumlarda bu işbirlikleri hayat kurtarıcı bir rol oynamıştır.
Muhtarların siyasi kimlikleri üzerinden yürütülen bu karalama kampanyası, aynı zamanda tüm mahalle halkını cezalandırma tehdidi taşıyan tehlikeli bir algı operasyonudur.
YAZILIM YALANI
"“Jira” yazılımı şartnameye eklenerek ihaleler daraltıldı ve sadece belirli firmaların girmesi sağlandı."
“Jira” yazılımı, dünya çapında yaygın kullanılan bir proje yönetim sistemidir. İBB'de de 2019’dan önce kullanılmaya başlanmıştır. İhalede alt yüklenici çalıştırılmasına izin verilerek farklı tedarikçilerden temin imkanı sağlanmıştır. İhale 28 gün boyunca açık kalmış ve herhangi bir itiraz ya da zeyilname talebi olmamıştır.
ÖZEL DÜZENLEME YALANI
"“App Framework” isimli marka teknik şartnameye yazılarak firmaya özel düzenleme yapıldı yalanı."
“App Framework” özel bir marka değil, yazılım geliştirmede kullanılan genel çerçeve sistemlerini ifade eden teknik bir terimdir. Herhangi bir markaya özel bir yönlendirme söz konusu değildir.
YARIŞMA ÖDÜLÜ DÜŞÜK GÖSTERİLDİ YALANI
"Bloomberg Yarışması’ndan yüksek miktarda para kazanıldığı halde sadece 1 milyon lira alındığı gösterildi yalanı."
İBB, 2022’de “Askıda Fatura” projesiyle Bloomberg Global Mayors Challenge yarışmasını kazanarak 1 milyon dolar ödül almıştır. Ödül miktarı, yarışmanın resmi web sitesinde ve İBB’nin internet sitesinde açık şekilde yer almaktadır.
USULSÜZ TATLI ALIMI YALANI
"94 milyon TL'lik tatlı alımı usulsüz şekilde yapıldı yalanı"
Tatlı alımı, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 21/B maddesine göre “ivedi” durumlarda kullanılan yasal pazarlık usulüyle yapılmıştır. Kent lokantalarındaki artan yoğunluk ve sosyal tesislerdeki kesintisiz talep nedeniyle vatandaşlara hizmetin devamlılığı için alınan bu karar, tamamen mevzuata uygundur. En az üç firma davet edilerek şeffaflık sağlanır ve sadece bir teklif gelmesi yeterlidir. Bu yöntem, AKP’li belediyeler ve bakanlıklar tarafından da sıkça kullanılmaktadır.
BİSİKLETLER KAYBOLDU YALANI
"İSBİKE bisikletleri kayboldu yalanı"
İstanbul’un bisiklet paylaşım sistemi olan İSBİKE ilk etapta 2017 yılında hizmete alındı. 300 istasyon ve 2 bin 700 bisikletle ile hizmet veren İSBİKE’ın bisiklet sayısı zamanla gerek bisikletlerin ömrünü tamamlanması gerekse 2019 öncesi düzenli bakım görmemesi nedeniyle azaldı. Bakım onarım maliyetleri 2024 Eylül ayından 2025 Aralık ayına kadar mevcut bin 250 bisiklet için 88 milyona ulaştı. Kioskların hantal olması, güncel donanım ve yazılıma ihtiyaç duyması, elektrikle çalışması ve kazı çalışması gerekliliği gibi sorunlar yeni bir sistem ihtiyacını doğurdu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planı’nda hedeflenmiş olan 2050 karbon nötr vizyonuna doğrultusunda, çoğunlukla elektrikli bisikletlerin kullanılacağı bir sistem oluşturdu.
Bu sisteme göre; elektrikli bisikletler ve istasyonsuz işletme modeli uygulanacak. Yeni bisiklet paylaşım sistemi, e-skuter modelinde olduğu gibi, lisans verilecek şirketler tarafından İBB denetiminde işletilecek. Sistemin yatırım maliyeti, firmalar tarafından karşılanacak. Bu da İBB bütçesine herhangi bir yük oluşturmayacak.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Paylaşımlı Bisiklet Yönetmeliği Revizyonu 12.03.2025 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nden geçti.
Projenin 2025 yılının ilk yarısında hayata geçirilmesi planlanıyor. Başlangıçta 4000 elektrik destekli bisiklet ile hizmet verilecek. İlerleyen süreçte talebe bağlı olarak ilave bisikletlerle bölge ve kapasite genişlemesi sağlanacak.
SEÇMEN MANİPÜLE EDİLİYOR YALANI
"Yapay zeka yazılımıyla seçmen davranışı manipüle ediliyor yalanı."
Yapay zeka sistemleri, sadece tekilleştirilmiş, gruplandırılmış ve anlamlandırılmış belediye hizmet verileri ile çalışmakta olup, kamu hizmetlerini geliştirmek, optimize etmek ve iyileştirmek amacı taşımaktadır. Seçmen davranışlarını etkilemeye yönelik herhangi bir analiz, İBB bünyesinde yapılmamaktadır.
KİŞİSEL VERİLERE YÖNELİK ASILSIZ İDDİALARA İLİŞKİN AÇIKLAMA
Bazı sosyal medya hesapları ve haber portallarında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ait dijital uygulamalara yüklenen çeşitli yazılımlarla kişisel verilerin usulsüz şekilde kullanıldığı yönünde asılsız iddialar yer almaktadır.
Söz konusu iddialar, daha önce İBB Meclisi’nde de gündeme gelmiş olup, kamuoyuna gerekli ve şeffaf bilgilendirme yapılmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait tüm dijital uygulamalar, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) tamamen uygun biçimde hizmet vermektedir. Kişisel verilerin farklı amaçlarla kullanılması ya da üçüncü taraflarla paylaşılması kesinlikle söz konusu değildir.
Bu süreçte ortaya atılan iddialar asılsız ve tamamen gerçek dışıdır. Kamuoyunu yanıltmayı amaçlayan bu tür manipülatif içeriklere karşı gerekli hukuki süreç başlatılacak; ilgili sosyal medya hesapları ve yayın organları hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır.
ŞEHZADEBAŞI CAMİİ HAZİRESİNDEKİ TARİHÎ MEZAR TAŞLARI HAKKINDA AÇIKLAMA
Bazı mecralarda, Şehzadebaşı Camii haziresinde bulunan tarihi mezarlara zarar verildiğine ilişkin iddialar yer almaktadır. Konunun hassasiyetine binaen kamuoyunu doğru bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. İBB Miras ekiplerinin yerinde yaptığı incelemeler sonucunda yalnızca iki mezar taşında, ne zaman oluştuğu çalışma sonucu ayrıca belirlenecek, kısmi kırıklar ve kopmalar tespit edilmiştir.
2021 yılında İBB ile ilgili vakıflar arasında tarihi hazirelere yönelik bakım ve restorasyon çalışmalarını içeren protokolün iptal edilmiş olmasına rağmen İBB Miras ekipleri İstanbul’un tarihi eserlerini ihya etmiş, haksız, hukuksuz şekilde tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun özel hassasiyeti, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ve ekibinin bilimsel çalışmaları büyük takdir toplamıştır.
İBB Miras ekipleri bu olayda da kamu sorumluluğu bilinciyle derhal çalışmalara başlamıştır. Söz konusu alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk sınırlarında bulunmasa da İBB Miras ekipleri derhal harekete geçmiş, alanda uzman ekiplerle kapsamlı bir tespit ve müdahale süreci başlatılmıştır.
İlk bilgi olarak haziredeki bazı mezar taşlarının zaman içinde kendi kendine devrilebilecek denli zayıflamış olduğu, son yaşanan hareketlilik sırasında basit bir temasla yerinden oynamış olabileceği değerlendirilmiştir. Ayrıca yetki alanımız dışında olmasına rağmen Şehzadebaşı Haziresi ve çevresindeki duvarlarda kapsamlı bir restorasyon çalışması başlatılmış olup ilgili alan en kısa sürede İBB Miras ekiplerince düzenlenecektir.
Camii ve çevresinin güvenlik sorumluluğu Emniyet Müdürlüğü'nde olmasına rağmen İBB Zabıta ekipleri de güvenliğin sağlanmasına destek amacıyla alanda görev yapacaktır.
Tarihi ve manevi mirasımıza, kültürel değerlerimizle birlikte; bu bilincin markalaşmış öncüleri İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Mahir Polat’a sahip çıkmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
SULTANAHMET MEYDANI’NDAKİ KAÇAK YAPI HAKKINDA AÇIKLAMA
SULTANAHMET MEYDANI’NDAKİ KAÇAK YAPI, YASAL SÜREÇ DOĞRULTUSUNDA KALDIRILMIŞTIR. SÖZ KONUSU ALANDA BİR AŞEVİ DEĞİL, TİCARİ BİR RESTORAN FAALİYETİ YÜRÜTÜLDÜĞÜ TESPİT EDİLMİŞTİR. YIKIM İŞLEMİ, 2013 TARİHLİ T.C KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜLTÜR VARLIKLARINI KORUMA BÖLGE KURULU KARARI DOĞRULTUSUNDA 17 MART 2025 TARİHİNDE YASAL SÜREÇ TAMAMLANARAK GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR.İBB MÜLKİYETİNDEKİ BU ALAN DAHİL, İŞGAL ALTINDAKİ TÜM YERLER İSTANBULLULARIN KULLANIMINA KAZANDIRILACAKTIR.
İstanbul’un tarihi ve kültürel mirası açısından son derece hassas bir konumda yer alan Sultanahmet Meydanı’nda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) mülkiyetinde bulunan ve imar planlarında “park” ve “kısmen yol” fonksiyonunda yer alan 98 ada 14 parseldeki ruhsatsız yapı, koruma kurulu kararları ve ilgili mevzuat çerçevesinde yasal olarak kaldırılmıştır.
İBB MÜLKİYETİNDEKİ ALAN
Söz konusu taşınmaz Kentsel, Kentsel Arkeolojik Sit Alanında kalmakta ve üzerinde herhangi bir yapılaşmaya izin verilmemesi gerekmektedir. Ancak alana ilişkin şikayetler doğrultusunda, yapılan incelemeler ve koruma kurulunun 2013 yılında aldığı yapıların kaldırılması kararını tarafımıza iletmesi ile süreç başlamıştır. Yapılan incelemede İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına kayıtlı parselde İsa Yusuf Alptekin Parkı tabelasının olduğu ancak “Türkistan Aşevi” tabela ünvanlı restoran işletmesinin yer aldığı, dosyasında ve yerinde yapılan incelemede 488 m²’lik açık ve kapalı alanın kullanıldığı ve restoran olarak işletildiği tespit edilmiştir.
Yapılan denetim ve resmi yazışmalar sonucunda:
- Yapının herhangi bir yapı ruhsatı,
- Yapı kullanma izin belgesi veya
- Onaylı projesi bulunmadığı tespit edilmiştir.
İşletmenin vergi levhası bulunması ya da ecrimisil ödemesi yapılması, yapının yasal statü kazanmasını sağlamamaktadır. Ecrimisil, yalnızca kamu taşınmazlarının izinsiz kullanımı halinde tahsil edilen idari bir yaptırımdır ve müktesep hak doğurmaz. Özellikle Sultanahmet gibi Kentsel Arkeolojik Sit Alanlarında bir yapının yasal olabilmesi için imar planlarına mülkiyete ve koruma kriterlerine uygun olması gerekir.
MAHKEME İBB'Yİ HAKLI BULDU
T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 2013 yılında aldığı yıkım kararı doğrultusunda bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmayan kaçak restoranla ilgili, işletmecilere gerekli tebligatlar yapılmış, alanın tahliyesi için yasal süre tanınmıştır. İşletmeciler İstanbul Büyükşehir Belediyesince yapılan işlemleri yargıya taşıyarak yıkımı önlemek istemişler ancak, İstanbul 4. İdare Mahkemesince önce yürütmeyi durdurma kararı verilmiş, yapılan savunmaların değerlendirilmesiyle birlikte açılan davayı esastan incelemiş ve davanın reddine karar vermiştir. Bu sürecin ardından ardından Zabıta Dairesi Başkanlığı marifetiyle kaçak işletmenin yıkım işlemi gerçekleştirilmiştir.
Yani, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yaptığı işlemler yargı denetiminden de geçmiş ve hukuka uygun bulunmuştur.
İBB İŞGAL ALTINDAKİ TÜM ALANLARI İSTANBULLULARIN KULLANIMINA KAZANDIRMAYI SÜRDÜRECEKTİR
Kamuoyunda bu yasal sürecin “siyasi” gerekçelerle gerçekleştirildiği yönündeki iddialar asılsızdır ve kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kentin meydanlarında, parklarında, kıyılarında, tarım alanlarında, orman alanlarında ve tarihi kültürel alanlarında yürüttüğü kamusal alanların halkın kullanımına açılması ve bu alanlardaki işgallerin kaldırılması için yürüttüğü mücadelenin bir örneğini Sultanahmet’te göstermiştir. Benzer nitelikte yargı süreci devam eden birçok alan bulunmaktadır. Bu alanların da yasal süreçleri tamamladıktan sonra gerekli işlemler hayata geçirilecek ve Sultanahmet, Salacak Sahili, Kadıköy Meydanı, Fındıklı Parkı gibi halkın kullanımına kazandırılacaktır.
EKREM İMAMOĞLU’NDAN İFTİRALARA 200’ÜN ÜZERİNDE SUÇ DUYURUSU
Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun avukatları, özellikle 19 Mart süreci sonrası, kendisi hakkında yapılan masumiyet karinesine aykırı, suçlayıcı, gerçek dışı ve soruşturmanın gizliliğini ihlal eden yorum, paylaşım ve yayınlarla ilgili, RTÜK ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 200'ün üzerinde suç duyurusunda bulundu.
Ekrem İmamoğlu’nun avukatları bu kapsamda aralarında A Haber, Akit TV ve internet sitesi, Sabah Gazetesi ve internet sitesi, TGRT TV, Ülke TV, Kanal 24 ile Cem Küçük, Abdulkadir Selvi, Gürkan Hacır, Ferhat Murat’ın da bulunduğu, bazı kişi ve sosyal medya kullanıcıları hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve RTÜK’e 200'ün üzerinde başvuruda bulundu.
Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik olarak, özellikle 19 Mart tarihinde yaşanan gözaltı süreci öncesi ve sonrasında, iktidara yakın sosyal medya hesapları ile bazı kişi ve medya kuruluşları tarafından yürütülen kimi yayınlar ve yorumlar, kamu vicdanını derinden yaraladı.
TARAFLI VE YÖNLENDİRİCİ YAYINLARLA YARGISIZ İNFAZ YAPILDI
Söz konusu medya organlarında; hukukun temel ilkeleri hiçe sayılarak, herhangi bir somut delile dayanmayan, taraflı, yönlendirici, iftira ve yargısız infaz niteliğinde açıklamalarla İmamoğlu hedef gösterilerek, halk nezdinde itibarsızlaştırılmaya çalışıldı.
HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILDI
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik bu sistematik itibarsızlaştırma kampanyasına karşı ilgili kişiler ve yayın kuruluşları hakkında gerekli hukuki süreç başlatıldı.
200’ÜN ÜZERİNDE SUÇ DUYURUSU
Ekrem İmamoğlu’nun avukatları bu kapsamda aralarında A Haber, Akit TV ve internet sitesi, Sabah Gazetesi ve internet sitesi, TGRT TV, Ülke TV, Kanal 24 ile Cem Küçük, Abdulkadir Selvi, Gürkan Hacır, Ferhat Murat’ın da bulunduğu, çok sayıda kişi ve sosyal medya kullanıcıları hakkında suç duyurusunda bulundu, hukuki girişim başlattı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve RTÜK’e bilgi ve belgelerle 200'ün üzerinde başvuru yapıldı.
Başvurularda bu yayınlarda kullanılan dilin; yalnızca basın etik ilkelerini değil, aynı zamanda masumiyet karinesini ve kişilik haklarını da açıkça ihlal ettiği ve cezalandırılması gerektiği belirtildi.
EKREM İMAMOĞLU'NUN GÜVENLİK TEDBİRLERİ HAKKINDA AÇIKLAMA
OTEL GÖRÜŞMESİ, BAVULLAR VE KAMERALARLA İLGİLİ YALANLAR VE GERÇEKLER
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu hakkında son günlerde kamuoyuna yansıyan bazı iddialara ilişkin, bilgi kirliliğinin önüne geçmek ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla aşağıdaki açıklamaların yapılması zorunluluğu doğmuştur.
İstanbul gibi 16 milyonluk bir dünya metropolünün belediye başkanı olan Ekrem İmamoğlu, her gün onlarca resmi ve kamusal görüşme gerçekleştiren, halkla sürekli temas halinde olan bir siyasetçidir.
Başkan İmamoğlu, görev ve sorumlulukları gereği, terör örgütlerinden, kendisine kişisel husumet besleyen gruplara kadar geniş bir tehdit yelpazesi altında hizmet yürütmektedir. Terör örgütü IŞİD tarafından tehdit edildiğini bizzat açıklamıştır.
Başta imar uygulamaları, sahil işgallerine yönelik yıkımlar ve kamusal alan düzenlemeleri gibi birçok konuda aldığı kararlar nedeniyle da hedef gösterilmiştir.
Bu çerçevede, Ekrem İmamoğlu’nun güvenliğini sağlamak ve aynı zamanda katıldığı etkinliklerdeki kalabalıkların güvenliğini teminat altına almak amacıyla bazı güvenlik önlemleri alınmıştır.
Söz konusu güvenlik önlemleri ve kamuoyunda yer alan iddialar hakkında gerçekler aşağıdaki gibidir:
❌YALAN: İBB, Ekrem İmamoğlu için usulsüz şekilde sinyal kesisi cihazı temin etti. Bu cihazları gizlilik için kullanıyordu yalanı.
✅GERÇEK: İBB, Başkan İmamoğlu’nun ve halkın güvenliğini sağlamak amacıyla Ankara merkezli bir firma üzerinden, yalnızca kamu kurumlarına satışı yapılabilen sinyal kesici cihazlarından 10 adet temin etmiştir.Bu cihazlardan 2’si seyyar olarak araç konvoyunda kullanılmakta, diğerleri sabit olarak görüşmelerde ve makam odalarında güvenlik amaçlı çalıştırılmaktadır.
Bu cihazlar, bombalı saldırılara karşı etkili koruma sağlamak amacıyla kullanılmaktadır.Aynı türden cihazlar, iktidar partisine mensup ilçe belediyeleri de dahil olmak üzere birçok belediye ve kamu kurumu tarafından da kullanılmaktadır.
❌YALAN: Ekrem İmamoğlu oteldeki görüşmeye bavullarla geldi, aynı bavullarla ayrıldı yalanı.
✅GERÇEK: Son günlerde basına servis edilen bazı görüntüler üzerinden, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik haksız ve yanıltıcı bir algı operasyonu yürütülmektedir. Özellikle, güvenlik amacıyla kullanılmak üzere bavullarla taşınan sinyal kesici cihazlar adeta "nakit para taşınıyormuş gibi" gösterilmekte ve kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaktadır. Oysa gerçek şudur:
Bavulla taşınan ekipmanlar, bombalı saldırı tehditlerine karşı kullanılan, yalnızca kamu kurumlarına satışı yapılabilen mobil cihazlardır.
Bu cihazlar teknik özellikleri gereği büyük ve ağır olduğundan, korumalı taşıma çantalarında yani güvenli ekipman bavullarında taşınmaktadır.
Sinyal kesici cihazların zarar görmemesi için korunaklı ve hızlı şekilde mobilize edilerek kurulabilmesi için bavulla taşınması standart bir uygulamadır. Bu tür cihazların kullanılması, Başkan İmamoğlu’nun şahsı güvenliği kadar, katıldığı etkinliklerdeki görüştüğü kişiler ve otel gibi kamuya açık yerlerdeki vatandaşların güvenliğini de sağlamayı amaçlamaktadır.
Söz konusu görüntülerin çarpıtılarak "para taşınıyormuş" gibi servis edilmesi, kötü niyetli bir dezenformasyonun son örneğidir.
İBB CENAZE HİZMETLERİ ÜZERİNDEN YÜRÜTÜLEN ALGI OPERASYONU HAKKINDA AÇIKLAMA
19 Nisan 2025 tarihinde sosyal medya platformlarında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ait cenaze nakil otobüsünün CHP’nin Yozgat’taki mitingine insan taşıdığı yönünde mesnetsiz ve algı amaçlı bir fotoğraf paylaşımı yapılmıştır.
Paylaşıma konu olan 34 ZC 7853 plakalı otobüs, İBB Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı’nın cenaze nakil hizmetinde kullanılan resmi bir araçtır. Bu araç, 18 Nisan 2025 saat 21.30’da İstanbul’dan hareket etmiş; Zeynep DOĞRU isimli vatandaşımızın cenazesini ve 42 cenaze yakınıyla birlikte 19 Nisan sabahı Yozgat-Saraykent’e ulaştırmıştır. Öğle vaktinde gerçekleşen cenaze merasiminin ardından, araç saat 15.00 itibarıyla İstanbul’a dönüş yoluna çıkmıştır.
Bahse konu fotoğrafın, Saraykent çıkışındaki jandarma kontrol noktasında, aracımız durdurulduğu esnada çekildiği tespit edilmiştir. Bu fotoğrafın, sonrasında bazı troll hesaplar aracılığıyla organize şekilde sosyal medyada dolaşıma sokulması, belli çevrelerin algı operasyonuna açıkça zemin hazırlandığını göstermektedir.
İBB, yurttaşlara kesintisiz ve ücretsiz cenaze hizmeti sunmaktadır. İstanbul dışındaki defin işlemleri için ambulans ve otobüs tahsisi yıllardır sürdürülen bir kamu görevidir.
Kamu görevi yürüten bir cenaze aracının bu şekilde siyasete malzeme edilmesi, bir vatandaşımızın acısına ve kamu hizmetine saygısızlıktır. Bu organizasyonlu dezenformasyon sürecinde ihmali ya da dahli bulunan her kişi ve kurumla ilgili hukuki süreç derhal başlatılacaktır.
İBB ARACIYLA İNSAN KAÇAKÇILIĞI YAPILIYOR HABERLERİ HAKKINDA AÇIKLAMA
Bazı basın yayın organlarında “İBB Aracı ile İnsan Kaçakçılığı” başlığıyla yer alan haberler üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ihtiyacı doğmuştur.
Bahse konu olayda adı geçen 34 MTK 698 plakalı araç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan Ağaç ve Peyzaj A.Ş. envanterinde yer almaktadır. Söz konusu aracı kullanan personel Mevlüt DEMİRBÜKEN’in, 2016 yılında yüklenici firma personeli olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesinde görev yapmaya başladığı, 01.04.2018 tarihi itibarıyla 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında İBB kadrosuna geçirildiği tespit edilmiştir.
İlgili personelin, 09.04.2025 tarihinde görev mahallinde bulunmadığı ilgili birimlerce tespit edilmiş, konuya ilişkin derhal tutanak düzenlenmiş ve aynı tarih itibarıyla disiplin süreci başlatılmıştır. İlgili kişi hakkında yasal ve idari tüm süreçler başlatılmış olup, iş akdi feshedilmiştir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kamu görev ve sorumluluğunun bilinciyle hareket etmekte; kamu kaynaklarının ve araçlarının amacı dışında kullanılmasına asla müsamaha göstermemektedir. Kurumsal disiplin ilkeleri çerçevesinde gerekli tüm adımlar en hızlı ve kararlı şekilde atılmış olup, sürecin takipçisi olunacaktır.hli bulunan her kişi ve kurumla ilgili hukuki süreç derhal başlatılacaktır.
HAKKARİ MERKEZLİ FİRMANIN KAZANDIĞI İHALE HAKKINDA AÇIKLAMA
YALANLAR VE GERÇEKLER
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından şeffaf ve mevzuata uygun şekilde yürütülen açık ihale sürecine yönelik kamuoyunda maksatlı olarak dile getirilen yalanlar nedeniyle, kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına 5 ayrı başlık altında hazırladığımız yalanlar ve gerçekler bilgilendirmemizi ilginize sunarız:
❌Yalan 1:
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul’da bu işi yapacak firma bulamayıp Hakkari’den firmaya ihale verdi.”
✅Gerçek 1:
İhale, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre herkese açık şekilde yapılmıştır. Kanun gereği, il bazlı kısıtlama getirilemez. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki tüm firmalar, şartları karşılamak kaydıyla ihaleye katılabilir.
❌Yalan 2:
“İBB, sürekli aynı firmaya iş veriyor.”
✅Gerçek 2:
Kazanan firma Eylül İnşaat Gıda Kozmetik San. ve Tic. Ltd. Şti., İBB ile ilk defa iş yapmaktadır. Firma, daha önce Hakkari, Van, Antalya ve Tuzla gibi yerel yönetim ve kamu kurumlarıyla çalışmıştır. Şartnameye uygun İşdeneyim belgesi mevcuttur.
❌Yalan 3:
“İBB’nin bu ihaleye özel bir firmayı seçtiği bellidir.”
✅Gerçek 3:
İhale 24.02.2025 tarihinde açık ihale yöntemiyle gerçekleştirilmiş, toplam 4 firma katılmış, en düşük geçerli teklif olan 141.942.208 TL + KDV ile Eylül İnşaat ihaleyi kazanmıştır. Yaklaşık maliyet 231.957.420 TL olarak belirlenmiştir. Firma, usule uygun olarak 11.03.2025 tarihinde sözleşme imzalamış, işin süresi 296 gün olarak belirlenmiştir.
❌Yalan 4:
“İBB, sadece şerbetli tatlı alımı için bu dev bütçeyi harcıyor.”
✅Gerçek 4:
İhale yalnızca şerbetli tatlıyı değil; unlu mamuller, taze börek, dondurulmuş pasta gibi ürünleri de kapsamaktadır. Yani bu ihale, İBB tesislerinde yıl boyunca sunulacak geniş kapsamlı gıda ürünlerini içeren bir alımdır.
❌Yalan 5:
“İBB bu ihaleyi Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınacağından haberdar olduğu için aceleye getirdi.”
✅Gerçek 5:
Bu tür iddialar tamamen spekülatiftir.
•Hakkari merkezli şirketin kazandığı ihale: 24.02.2025
•Sözleşme tarihi: 11.03.2025
•Muş merkezli firmanın kazandığı ihale: 28.02.2025
•Ekrem İmamoğlu’nun gözaltı tarihi 19 Mart’tır: Mart ortası
İhalelerin her biri standart kamu ihale takvimi çerçevesinde planlanmıştır.
Bir ihalenin yapılması öncesinde, yaklaşık maliyet hesaplanması, ihale kayıt numarası alınması, idari ve teknik şartnamelerin hazırlanması, ihale ilanının hazırlanması, ilanın KİK’e gönderilmesi, ilanın yayımlanması ve ihalenin yapılması gibi aşamaları vardır. Bu aşamaların tamamlanabilmesi için de en az iki aylık bir süreye ihtiyaç bulunmaktadır.
Bu yalanlara karşı gerçekleri paylaşmayı sürdüreceğimiz gibi yalan haberleri yayanlarla ilgili gerekli hukuki işlemler başlatılmıştır.
Dezenformasyonla mücadelemiz sürecek...