Milletimiz, mahkemelerde iradesine müdahale edilmesini hiçbir zaman kabul etmedi, etmeyecek!
Unutulmasın, yurdumuzu kurtaran ve Cumhuriyeti kuran irade, milletin iradesidir. Ve Cumhuriyetimiz, mahkeme salonlarında değil; mermilere göğsünü siper eden şehitlerin kanında, sırtında bebeğiyle cepheye mühimmat taşıyan annelerin alın terinde ve memleket düşmana esir düştüğünde tereddütsüz direnen bu milletin imanı ve vatan sevgisinde vücut bulmuştur.
Sanılmasın ki milletimizin özü değişmiştir! “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım!” diyen bu millet, iradesine vurulmak istenen zincirleri kıracak ve Türkiye’yi kimin yöneteceğini sandıkta gösterecektir.
Kirli hesaplar, kumpaslar ve operasyonlar yapıyor olabilirsiniz. Ama ne yaparsanız yapın, yabancı devlet başkanlarının ne kadar gözüne girdiğinize göre değil, bizim milletimize göre hesabınızı yapacaksınız. Unutanlara milletimiz kendisini hatırlatacaktır.
Halkın iradesiyle ve toplumun her kesimiyle büyük bir kopuş yaşayan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemiyle külliyelerine sıkışmış olan bir avuç insan bilmelidir ki sonucu belirleyecek olan tarih boyu bizlere rehber olan milletimizin vicdanı, Anadolu’nun irfanı ve kadim kültürüdür. Bu tür siyasi davaların, günü geldiğinde savcılığını da hakimliğini de eline alan yüce milletimizdir.
İktidarın, bir avuç muhterisin yöntemleriyle her alanda vatandaşımızı, gençlerimizi ezerek, zalimlik yaparak, devletimizin kurumlarını ve milletin onlara verdiği yetkiyi istismar ederek gücünü gösterme gayretinde olduğunu esefle izliyoruz.
Siyaset üretemiyorlar. Milletimizin geleceğine dair hiçbir söz söyleyemiyorlar. Çünkü dertleri millet değil, kaybedecekleri koltuklarıdır.
Biliyoruz ki, yargıya her noktada müdahale etme ihtiyacı duymaları, kendilerinin bile inanmadığı bir şekilde her gün çıkıp “ekonomi iyi olacak, güzel günler yakın” beyanatları, çaresizliklerinin had safhada olmasının hazin sonuçlarıdır.
Türkiye için söyleyecek sözü olmayanlar, devletimizin gücünü istismar ederek millet iradesiyle savaşa giriştiler. Bu savaşı başlatan iktidardır, savaşın sonunda galip gelen ise milletin iradesi olacaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğindeki tüm demokratlar, bu sürece en üst seviyede tepkisini vermeye devam edecektir. Milletin %70’inin erken seçim istediği memlekette sandıktan kaçanlar, her gün yaşayacakları hezimeti büyütmektedir.
Milletimiz kimin dert, kimin derman olduğunu görüyor. Ana muhalefeti ve muhalif düşünceyi yok etmek için gözünü karartanlar, milletin derdine kör olduğu gibi, derman olmaya da aciz. Millet sandıkta kararını verdiğinde, dertten kurtulacak ve dermana kavuşacaktır.
Devletin temeli adalettir. Adaletten vazgeçmek, devletin ve milletin kaderini belirleyen her şeyden vazgeçmektir.
Artık bir beka sorunu haline gelmiş olan bu adaletsizliği, tarafsız ve bağımsız bir yargıyı tesis edecek olan millet iktidarının sağlayacağından kimsenin şüphesi olmasın.
Mücadelemiz, her türlü baskı ve zulme rağmen hızla büyüyor ve büyümeye devam edecek. Çünkü külliye ve yargı darbesi sebep, CHP’nin vazgeçilmez kararlı mücadelesi sonuçtur.
Türkiye’nin geleceğine yargı kumpasları değil; her gün gerçek bedeli ödeyen milletin kendisi karar verecektir.
Kendini her şeyin, devletin, malın, mülkün, mahkemelerin, yargının, diplomamızın ve zeytin ağaçlarının bile sahibi zanneden akıl geri dönmemek gidecek; yerine milletin iktidarı gelecek.
Şafak fecre vurdu bir kere! Milletin çizdiği yol, bu yoldur!