Vatandaş sordu: Mazbatayı ne zaman alıyorsun Başkan? İmamoğlu, kucağındaki bebeği gösterdi: Aha mazbata! – Ekrem İmamoğlu

Vatandaş sordu: Mazbatayı ne zaman alıyorsun Başkan? İmamoğlu, kucağındaki bebeği gösterdi: Aha mazbata!

İBB’nin yeni Başkanı İmamoğlu, seçim öncesi sıklıkla yaptığı semt pazarı ziyaretlerini, seçim sonrasına da taşıdı. Güngören’deki Haznedar semt pazarı ziyaret eden İmamoğlu, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Pazar ziyaretinde ilginç anlar yaşandı. Dedesinin kucağından İBB Başkanı’na ulaşan Alaz Bayburtluoğlu adlı küçük çocuğun İmamoğlu’na sarılması, duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Bu sırada bir vatandaş İmamoğlu’na, ”Mazbatayı ne zaman alacaksınız Başkan” diye sorunca, İmamoğlu, kucağındaki minik Alaz’ı göstererek, ”Aha, mazbata” yanıtını verince, vatandaşlardan büyük alkış aldı. İmamoğlu, bebek arabasından çıkarıp kucağına aldığı, Yiğit Ünlüyüm adlı küçük çocuğu da sevdi. Minik Yiğit’in annesi Tuğba Ünlüyüm, oğlu Yiğit’e, İmamoğlu’nu, ”Geleceğin burada bak oğlum” diyerek tanıttı.

GÜNGÖREN – BEYOĞLU / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) yeni Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim öncesi kampanyasının en önemli ayaklarından biri olan pazar ziyaretlerini, seçimi kazandıktan sonra yeniden başlattı. İmamoğlu, seçim sonrası ilk pazar ziyaretini, Haznedar’da gerçekleştirdi. İmamoğlu, Haznedar semt pazarı girişinde ”Sessiz çoğunluğun sesi geliyor” ve ”Bahar geldi İstanbul’a” tezahüratıyla karşılandı. Seçim kampanyası sırasında da uğradığı bir pazarcı esnafı, İmamoğlu’na, ”Buraya geldiğinizde size muz ikram etmiştim. Muzlarım uğurlu geldi” diyerek, İBB Başkanı’na ”Uğurlu muz bu” diyerek, yeniden muz ikram etti. Bir vatandaş, ”Kurban olurum sana” diyerek İmamoğlu’na sarıldı. İmamoğlu, kendisine, ”Hakkımızı yedirme başkan” şeklinde seslenen vatandaşlara, ”Hiç kuşkunuz olmasın” yanıtını verdi.

”Devletimizin başına da gel”

Bir pazarcı İmamoğlu’na enginar ikram edince, İBB Başkanı espriyi patlattı: ”Başladık yine.” Vatandaşlar, İmamoğlu ile ”selfie” yapabilmek için birbirleriyle yarıştı. Selfie yapmayı başaramayan yurttaşlara da İmamoğlu, yardımcı oldu. Özellikle kadın vatandaşlardan oluşan kalabalık, İmamoğlu’nu, adeta ”sevgi çemberine” aldı. Yaşanan izdiham nedeniyle pazarda yol almakta zorlanan İmamoğlu, balkonlardan kendisini selamlayan yurttaşlarla da el sallayarak merhabalaştı. Dedesinin kucağında İmamoğlu’na ulaşan Alaz Bayburtluoğlu adlı küçük çocuğun İmamoğlu’na sarılması, duygusal anların yaşanmasına neden oldu. Bu sırada bir vatandaş İmamoğlu’na, ”Mazbatayı ne zaman alacaksınız Başkan” diye sorunca, İmamoğlu, kucağındaki minik Alaz’ı göstererek, ”Aha, mazbata” yanıtını verince, vatandaşlardan büyük alkış aldı. İmamoğlu, bebek arabasından çıkarıp kucağına aldığı, Yiğit Ünlüyüm adlı küçük çocuğu da sevdi. Minik Yiğit’in annesi Tuğba Ünlüyüm, oğlu Yiğit’e, İmamoğlu’nu, ”Geleceğin burada bak oğlum” diyerek tanıttı. Bir vatandaş da İmamoğlu’na, ”Devletimizin başına da gel” diyerek, desteklerini iletti. Başka bir vatandaşın, ”Başkanım, sizin için sigarayı bıraktım” demesi, gülüşmelere neden oldu.

‘Sen geldin, şehre bahar geldi”

İmamoğlu, ”Başkanımı görmeye geldim, ona sarılmadan uyuyamam” diyen bir vatandaşla sarmaş dolaş oldu ve fotoğraf çektirdi. Bir kadın vatandaş, ”Benim kızımın adı da Beren” diyerek, kızının adının yazdığı kolundaki dövmeyi, İmamoğlu’na gösterdi. İmamoğlu’nun yoğun ilgiden terlediğini gören vatandaşlar, yeni başkanlarının yüzünü peçeteyle sildi. Bir vatandaş da, ”85 yaşındaki babamın yüzünü güldürdünüz. 3 gündür sevinçten uyumuyor” diyerek, mutluluğunu dışa vurdu. Başka bir vatandaş da ”Sen geldin, şehre bahar geldi” diyerek İmamoğlu’na iltifat etti. Bir vatandaşın, ”Gönlümüzü çaldın başkan. Onlar paramızı çaldı, sen kalbimizi çaldın” demesi, çevredekileri güldürdü.

Pazar gezisini yoğun katılım nedeniyle zorlukla tamamlayan İmamoğlu, basının soruların da Haznedar sokaklarında yanıtladı. Gazetecilerin soruları ve İmamoğlu’nun yanıtları şöyle oldu:

31 Mart’ın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, kameraların karşısına çıkmadı ama kandil gecesi Çamlıca Camii’ndeki görüntüleri haberlerde yer aldı. ”Büyük şehirleri kaybetmiş olabiliriz ama belediye meclisleri hala bizde” derken, meclis çoğunluğunu kastederek, ”topal ördek” benzetmesi yaptı. Benzetmeye ilişkin görüşleriniz nedir?

”Avcılar’da, iki kolu olmayan
pırıl pırıl belediye başkanımız var”

  • Zor işleri başarmak, zor günlerde sürece liderlik yapmak değerlidir. Dolayısıyla, biz zorlukların üstesinden geliriz. Yönetirken, hiç kimsenin partisine bakmayacağımızı söylemiştik. Kastedilen, meclisteki bir üstünlük vesaire ise, biz onu aşarız. Önemli olan hizmet değil mi? Öyle bir şeffaflık göstereceğiz ki toplum bile şaşıracak. Onlar, zaten görmedikleri bir şeffaflığı görecek. Ama ‘topal ördek’ kastında topal veya çolak gibi engelli tariflerini kastediyorlarsa, bence bundan çok alınanlar olur. Bakın Avcılar’da, iki kolu olmayan pırıl pırıl belediye başkanımız var. Dünyada nice engelli başarılı insanlar var. Yanlış bir tarif yapmış. Umarım onu düzeltir. :olak olmak, topal olmak, engelli olmak bir eksiklik değil. Ama biz, aşacağız, hiç kuşkusu olmasın.

Rakiplerinizin sonuçlara itirazda kullandığı bir gerekçe vardı. İlçelerde çok oy aldıklarını ama İBB’de oylarının düştüğünü gördüklerini söylemişlerdi. Bugün de Güngören’desiniz, özellikle mi tercih ettiniz?

  • Dün de Eyüp’teydim. Bugün de Güngören’deyim. Benim felsefem değişmeyecek. Oy aldığım, almadığım bakmaksızın dolaşacağım. Hizmetimde de en az oy aldığım yerden başlayacağım. Onu söylemiştim. Ayrımcılık yapmadan, nerede eksiklik, ihtiyaç ve mazlum varsa, onun yanında olacağım. Oya göre hesap yapmayacağım hiçbir zaman.

İstanbul’da geçersiz oyların sayımında son durum nedir? Elinizde rakamlar var mı?

  • Yanılmıyorsam, 9 ya da 10 ilçede sayım bitti. Şu anda yine 20 bin civarında bir oy farkı var. İtiraz edilir. İtirazlara karşılık sayım yapılır. Maddi hatalar gözden geçirilir. Kim buna ne diyebilir? Teamüllerde örnekleri var. Geçersiz oyların sayılması. Örneğin Balıkesir’de neden sayılmıyor? Teamüllere uyulsun diye bir çağrımız oldu. Ama bunlar sonucu değiştirmeyecek. Zaman geçiyor, İstanbul hizmet bekliyor. Biz de bir an önce işimize, görevimize dahil olmak istiyoruz. Umarım, bir an önce biter.

Seçim öncesi asılan afişler de hala kaldırılmadı. Bununla ilgili bir değerlendirmeniz de var mı?

  • E kalkmadığı gibi artıyor da. Yapacak bir şey yok. Bizim en baştan üzüldüğümüz şey, rakibimizin hemen çıkıp kendini kazandım diye ilan etmesi. Sonra bütün İstanbul’u afişlerle donatmaları. Bunu bir kutlama gibi sürece dönüştürmeleri ve sonrasında benim Anıtkabir’dekş, yazım ve imzam üzerine bütün gündemi bu şekilde sürüklemeleri çok şaşırtıcı, biraz da komik. Ben sürece gülmeye devam ediyorum ama şunu söyleyeyim, milletimizin yüzü gülüyor. Ben de insanlara, umut ve mutluluk vermek için yola çıkıyorum. Bana oy veren vermeyen kimseyi ayırt etmiyorum. Bir an önce 16 milyon insanın iradesinin neticeye bağlanmasını bekliyoruz. Gözlerimiz, kulağımız Yüksek Seçim Kurulu’nda. Bence, tarihi bir vazifeleri var. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli sürecini YSK yaşıyor ve bunu tarih yazacak. Umut ediyorum en güzel şekliyle sonucu bağlayacaklar.

İmamoğlu, Haznedar turunun ardından Beyoğlu’na geçti ve Pera Palas Oteli’nde gazetecilerle bir araya geldi. İmamoğlu, gazetecilerle keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. İmamoğlu, sohbetin ardından otelin önünde bir kez daha kameraların karşısına geçti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un, ”Kameralar önünde sayım yapılsın” önerisini nasıl yorumluyorsunuz?

  • Kendilerini, seçim öncesi ve sonrası değerlendirmelerinden sonra duydum. Açıklamaları üzüntü veriyor. Seçim öncesi, emin oldukları bir sistemi, ”Dünyanın en güvenilir sistemi” diye tanımlayıp, seçimden sonra hiçbir kısmına güvenmemeleri komik. Hakimlere, görevlilere, sandıkta görev alan kendi görevlilerine, YSK’ya güvenmiyorlar. Şimdi kameralar önünde teklifi yapıyor. Kendi söylediklerini bir daha dinlesin. Bir de kameralara konuşmadan önce, aynaya bakarak konuşmasını tavsiye ediyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gündeme yansıyan videosunda bir kadın vatandaş, ”Eşim İBB’de memur. Biz, ona hizmet edemeyiz” şeklinde sözler sarf ediyor. Siz, İBB çalışanlarına daha önce seslenmiştiniz ama bu video nezdinde neler söylemek istersiniz?

  • Benim anlayışımda ve ahlakımda şu var. İBB Başkanı olduğum an itibariyle, hiçbir çalışanım bana hizmet etmesin zaten, İstanbullu’ya hizmet etsin. Belediye çalışanının kişiye hizmeti diye bir şey olabilir mi? Çalışanların gönlü rahat olsun. Bana hizmet etmeyecekler. İstanbul’a ve İstanbullu’ya hizmet edecekler. Bu anlayışı değiştirmemiz lazım. Adamcılık, particilik, partizanlık… Bunların bitmesi lazım. Kurum aidiyeti, İstanbul’a ait olmak kültürüne bu toplumun ihtiyacı var.