İmamoğlu: Efendim, neymiş? Hırsız! Ben iyi gönül çalarım, başka hiçbir şey çalmam! – Ekrem İmamoğlu

İmamoğlu: Efendim, neymiş? Hırsız! Ben iyi gönül çalarım, başka hiçbir şey çalmam!

İBB’nin yeni Başkan Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul 2. Bölge Seçim Koordinasyon Merkezi’nde, basın toplantısı düzenledi. AK Partili seçmenlerin de kendisinin kazandığını kabul ettiğini belirten İmamoğlu, ”Ben sahadayım. Beni tebrik eden insanlar var. ‘Sana oy vermedim ama hayırlı olsun’ diyorlar. Daha da çok olacak. Yarınlara tolumu gererek, bugünün yaşattıklarından sonra, insanları bir kez daha kutuplaştırmanın ne anlamı var. Nedir çabanız sizin? Bir sürü yayın kuruluşunda, gazetelerde, hakkımda ağza alınmayacak yazılar, çiziler… Efendim, neymiş? Hırsız. Ben iyi gönül çalarım, başka hiçbir şey çalmam. Bu kardeşiniz, hayatı boyunca gönülleri kazanmayı, gönülleri çalmayı, oy kazanmayla hiç birleştirmeyecek” dedi.

SARIYER / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sarıyer Huzur Mahallesi’ndeki CHP İstanbul 2. Bölge Seçim Koordinasyon Merkezi’nde, basın toplantısı düzenledi. İmamoğlu’nun konuşmasının satır başları şöyle oldu:

  • Tabii ki farklı mecralardan, özellikle televizyon başında bizi izleyen bütün vatandaşlarıma, İstanbul’un 16 milyon vatansever vatandaşıma ve Türkiye’mizin 82 milyon vatansever vatandaşımıza selamlarımı, saygılarımı iletiyorum. Her mecradan erişilebiliyor muyuz bilmiyorum. Şu anda bizi naklen aktaran ya da aktarmayan ya da naklen aktarırken birkaç dakika sonra kesecek olan hangi kurum varsa, bugün itibariyle o kurumları da duyuracağımı, beyan edeceğimi buradan belirtmek istiyorum. Bu kadar önemli bir sürecin, en sağlıklı biçimde vatandaşlarımıza ulaşması, toplumun sağlıklı bilgi hakkının korunması, her kurumun sorumluluğundadır. Bu uyarıları yaparken Anadolu Ajansı’nı tenzih ettiğimi belirtmek istiyorum. Onu uyarma hakkımı bile kullanmıyorum.

”İyi bir öğrenciyim”

  • Süreç işliyor. Süreçte matematik var, veri var. İyi bir öğrenci oldum hala da iyi bir öğrenciyim. Hala, toplumun farklı seslerinden bu ülkenin sıhhati, bu memleketin en güzel şekilde varlığını sürdürmesi adına, iyi bir öğrenci olmaya devam ediyorum. Bugün bu karakterimin oluşmasında bana katkı sunan tüm öğretmenlerime teşekkür ediyorum. Veri verme konusu, hassas bir konudur. Bugün sizinle, şu an itibariyle son veriye göre, geçersiz oyların yaklaşık 330 bine yakın geçersiz oyların yüzde 78’i sayılmış durumda. Yüzde 78’i sayılmış pozisyonuyla bize çıkan oy 4 milyon 171 bin 393 olarak revize edilmiş, rakibimizin oyu 4 milyon 155 bin 13 olarak revize edilmiş. Dolayısıyla aramızdaki fark 16 bin 380’dir. Veriler demişken hesap makinamı yanıma aldım hata yapmamak için. 330 bin geçersiz oy, yüzde 80’i sayılmış kabul edelim. Yani 264 bin oy sayılmış durumda. Bugün 7. gün. 264 bin bölü 7, Pazarı saymıyoruz, hani 1 günde bütün oylar sayıldı ya, o günü saymıyoruz. Günde sayılan oy sayısı 37 bin 714. Bütün oyların sayılması halinde, 9 milyon bölü 37 bin 714 eşittir, çok da değilmiş, 238 gün sürecekmiş. 7-8 kat sayım memurları arttırılırsa 150-160 gün civarında bu sürecin tamamlanma ihtimali var.

”Bu süreci talep eden kişilerin mağlubiyet hissini anlıyorum”

  • Bu süreci talep eden kişilerin mağlubiyet hissini anlıyorum. Bedel ödeyeceklerini de biliyorum ama bu memlekete bedel ödetmesinler. Ben, empati yapan birisiyim ama empati duyguma geçmeden önce, bu sürecin en doğru ve en güçlü kurumuna, YSK’ya sesleniyorum. 82 milyonun gözü de kulağı da sizde. Tarihi bir sorumluluğunuz var. Bunu yerine getirdiğiniz takdirde, Türkiye rahatlayacak, nefes alacak, demokrasi adına önüne daha aydınlık şekilde bakacak. Hepimizin gözü kulağı, YSK’da. Lütfen siz de bu kararı alırken bu tarihi sorumluluğu taşımak adına tüm hassasiyetinizle, tüm adalet duygularınızla, Türkiye’de var olan süreçte çifte standart yaratmayacak uygulamalar dışında, doğru bir karar verme hususunda, sizden bu ülkeyi, 82 milyon insanı rahatlatacak bir karar bekliyoruz.

”Kaybettiniz, kolay değil”

  • 7 gün geçti. Empati yapıyorum. Kolay değil, 25 yıl bu şehri yönettiniz. Kaybettiniz, kolay değil. Ama demokrasi böyle bir şey. Demokraside kaybetmek de var kazanmak da var. Kimse makamları, öbür dünyaya götürmüyor. Burada kalıyorlar. Şu an hiç kimsenin 1 dakika sonrası için hayatıyla ilgili hiçbir garantisi yok, Allah bilir. Hem inancımızla hem adalet duygusuyla hem de demokrasiye olan inançla yeter artık, yapmayın bunu. Tekrar söylüyorum. Üzüntünüzü anlıyorum ama demokrasi tek yönlü bir yol değildir. Gidişli gelişli bir yoldur. Bugün biz kazanırız, yarın siz kazanırsınız. Dünyanın sonu değil ki. Bu bir normalleşmedir aynı zamanda. Bu bir Türkiye’nin dünyaya karşı da sempatisinin artmasıdır. Verdiğimiz mücadele, ettiğimiz laflar bunlar. 7 gün, 168 saattir oylar sayılıyor. Herkes sandıkların, çuvalların başında. Hepsine, herkese çok teşekkür ediyorum. Son ana kadar orada olacaklar.

”İstatistik, akıl ve mantık ortada”

  • 31 Mart Pazar günü, saydılar öndeyiz. 1 Nisan Pazartesi, saydılar yine öndeyiz. 2 Nisan Salı günü saydılar yine öndeyiz. 3 Nisan Çarşamba, şaşıracaksınız ama saydılar yine öndeyiz. 4 Nisan Perşembe, yine öndeyiz. 5 Nisan Cuma, saydılar yine öndeyiz. 6 Nisan Cumartesi, yine öndeyiz. Bugün saydılar, yine öndeyiz. Soldan sağa saydılar. Haydi yetmedi, sol baştan sağa say dediler. Yine öndeyim. Ya yukarıdan aşağı say, yine öndeyim. İstatistik, akıl ve mantık ortada. Yine öndeyim.

”Bedel ödeyecekler”

  • Üzülüyorum ve bu üzüntümü söylerken şunu ifade edeyim. Bu süreçte kaybeden, AK Parti’nin İstanbul İl Teşkilatını anlıyorum, bedel ödeyecekler. Genel merkezdeki bazı arkadaşları da anlıyorum, bedel ödeyecekler. Üzüntülerini, çırpınmalarını da anlıyorum ama yapmayın ülkeye, memlekete gerçekten zarar veriyorsunuz. Buradan tüm AK Partili hemşerilerime sesleniyorum. Bu kadar zamandır sayım yapıyorlar ortada bir yanlış bulunamadı, hala çaba sarf eden üç beş insana karşı, onların da kızgın olduklarının farkındayım. Başınızı öne eğdiklerinin de farkındayım ama başınızı öne eğmeyin. Ben, toplumun vicdanında, bu sürecin bittiğinin farkındayım. Süreç, sonuçta bitmiştir. Toplumun vicdanı, kimin kazandığını biliyor.

”Türkiye ilk defa seçim yapmıyor”

  • Zannediliyor ki, geçersiz oylarda sadece rakibimize ekleniyor. Hayır, o tarafa da ekleniyor bize de ekleniyor. 11 bin oy eklenmiş diyorlar. Hayır, o bir maddi hataydı. İlk birleştirme tutanağında 24 bin fark vardı. Sonra maddi hatalardan 21 bine indi. Yüzde 78’lik geçersiz oy sayımından sonra, 16 bin 300’e kadar indi. Bu kadar basit. Bir şey değişmiyor. Yapmayın, yormayın bu toplumu. Türkiye ilk defa seçim yapmıyor. Türkiye demokrasisinin en önemli günüdür, seçim günü ve sonrası. Ben, onun için dert ediniyorum.

”Nedir çabanız sizin?”

  • AK Partili hemşerilerimin vicdanının da bunu kabul etmediğini ve benim kazandığımı bildiklerinin farkındayım. Bugün olanlara onlar da üzülüyor. Ben sahadayım. Beni tebrik eden insanlar var. ”Sana oy vermedim ama hayırlı olsun” diyorlar. Daha da çok olacak. Yarınlara toplumu gererek, bugünün yaşattıklarından sonra, insanları bir kez daha kutuplaştırmanın ne anlamı var. Nedir çabanız sizin? Bir sürü yayın kuruluşunda, gazetelerde, hakkımda ağza alınmayacak yazılar, çiziler… Efendim, neymiş? Hırsız. Ben iyi gönül çalarım, başka hiçbir şey çalmam. Bu kardeşiniz, hayatı boyunca gönülleri kazanmayı, gönülleri çalmayı, oy kazanmayla hiç birleştirmeyecek. Sabahleyin, küçük evladıma sarıldım ve ne düşündüm biliyor musunuz? Dünyanın en güzel işi.

”Gidin biraz çocuklarınızı, torunlarınızı sevin”

  • Hayatını sadece siyasete adayanlara ben buradan sesleniyorum. Gidin biraz çocuklarınızı, torunlarınızı sevin. Vallahi dünyanın farkına varacaksınız. O zaman normalleşeceksiniz. Normalleşmek, insani değerlerle sürece bakmak o kadar kıymetli ki, bu ihtiraslarınızdan kurtulacaksınız. İhtiras ve nefret çok kötü bir şey. Kimseyi nefrete itmeyin. Yapmayın bu haberleri, insanlarla buluşturmayın ayıptır, yazıktır, günahtır. Bir gün öncesinde, ”Dünyanın en güvenilir seçim sistemi” diye, her ağızdan tanıttığınız süreç, nasıl bir anda Türkiye’nin en şaibeli seçimine dönüştü. Sadece kaybettikleri İstanbul’da şaibe var. Kazandıkları yerler de her şey 10 numara. Bunu toplum kabul etmez. Ben AK Parti’li vatandaşlarıma sesleniyorum, 16 milyon oy farkını beğenmeyenler, ”Bakın buraya kadar düştü” diyenler… 3 bin oyla kazandıklarını ilan ettiler. Yazık değil mi, günah değil mi? Bizim her tutanağımız elimizde olmasa, en tutarlı şekilde milletimize bilgi olarak aktarmasak, Türkiye’nin şaibeli kurumu olan, hani benim yazımı aramış ya Anıtkabir’deki defterde, bulamamış, şaibeli kurumu, AA, belki de Türkiye’ye büyük bir ihanet edecekti, fırsat vermedik.

”Seçimin kaybedenleri belli”

  • Seçimin kaybedenleri belli. O kaybeden kişiler, cezayı çekecekler parti içerisinde bunu anlıyorum. O çırpınışlarına, devlet adamlığına inandığımız insanlar asla ve asla taviz vermeyecek, onlara fırsat vermeyecek. YSK, saygıdeğer başkanı ve yönetimi, dünyanın gözü önünde cereyan eden bu süreçte, Türkiyemiz’in demokrasi alanındaki yol haritasında en doğru kararı vererek, Türkiyemiz’in geleceğe dar olan umutlarını yeşerteceklerine ve pırıl pırıl bir günde, Türkiye’nin her şeyinin normal olduğunu hissettireceklerine eminim, emin olmak istiyorum. Bizi, her mecradan izleyen vatandaşlarım, şunu söyleyeyim; “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

”Girdiğiniz yol doğru bir yol değildir”

  • Girdiğiniz yol doğru bir yol değildir. Bu yolun içine giren insanların aklına, vicdanına sesleniyorum. Sağduyularına sesleniyorum. Aynaya baksınlar, kendilerini anlamaya çalışsınlar. Yanlış yapıyorsunuz. Devlet büyüklerimize sesleniyorum. Devleti yöneten ve son seçimde, 2023’ün Haziran’ına kadar yetki alan herkese, sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum. Lütfen sürece katkı sunun. Ben, İstanbul’u çok iyi yöneteceğim, göreceksiniz. Hiç kimseyi dışarıda bırakmayacağım. ”Sayın Cumhurbaşkanı ile nasıl anlaşacaksınız” diye soruyorlar? Çok iyi anlaşacağım. ”İstanbul adına, bu kadar iyi ikili olamamıştır” diyecekler.

”Yormayın bu şehri”

  • Ben, bu şehri barıştırmaya geliyorum. Bu kentte yaşayan güzel insanları birleştirmeye geliyorum. Bu sürece katkı sunmaları adına, sayın Cumhurbaşkanına da çağrımı yineliyorum. Bu ülkenin milli meseleleri var. Bu ülkenin güvenlikle ilgili sıkıntıları var. Bu ülkenin ekonomik sorunları var. Bunlarla ilgilenilsin. Bu ülkenin bayrağıyla, inançlarıyla, diniyle, milli bayramlarıyla, istiklal mücadelesiyle bütün kavramlarıyla kucaklaşacağı bir sürecin paylaşılması ve sürecin olgunlaşmasını talep ediyorum. Yormayın bu şehri, 16 milyon insanı. Sevgi kazanacak arkadaşlar göreceksiniz. Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyor, gündemi en büyük titizlikle, en büyük dikkatle, en büyük hassasiyetle, 16 milyon insanın verdiği sorumlulukla takip edeceğimden, kararlı bir şekilde duruş sergileyeceğimden kimsenin şüphesi olmadığını belirtiyorum.