Ekrem İmamoğlu: İstanbul, ”iki” dudak sistemi” ile yönetiliyor! – Ekrem İmamoğlu

Ekrem İmamoğlu: İstanbul, ”iki” dudak sistemi” ile yönetiliyor!

İmamoğlu’ndan ”küskünlere” çağrı:
”Ayrışma zamanı değil; düşünün!”

CHP’nin İBB adayı Ekrem İmamoğlu, partisinin Şişli’de düzenlediği ”Kent Anayasası Forumu”na katıldı. İstanbul’un ”iki dudak sistemi” ile yönetildiğini belirten İmamoğlu, ”Seçilmiş ya da seçilecek, karşı siyasi anlayışta kim varsa, ‘Halk ne diyorsa, ne istiyorsa, doğru olan ne varsa yapacağım’ diyemez. Çünkü öyle yetkisi yok. Öyle bir siyasi irade oluştu ki, yapamaz” dedi. ”Küskün partililer”e de seslenen İmamoğlu, ”Ayrışma zamanı değil. Herkesi akıllı olmaya, bu ülkenin geleceğine dair, ‘Ben mutlak doğru iş yapmalıyım’ demeye davet ediyorum. Kendisini siyasi figür olarak görenleri, aynaya bakıp düşünmeye, taşınmaya ve aldıkları ya da alacakları kararları gözden geçirmeye mutlak davet ediyorum” diye konuştu.

ŞİŞLİ / İSTANBUL

Sabah, Sarıyer’de amatör spor kulübü yönetici ve sporcularıyla bir araya gelen CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, öğle saatlerinde de Şişli’de partililerle buluştu ve Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen, ”Kent Anayasası Forumu”na katıldı. Forum öncesinde ilk konuşmayı CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel yaptı. Özel, İmamoğlu’nun 31 Mart seçimlerinden zaferle çıkacağına inandığını belirterek, ”Bunu tek başına İmamoğlu yapamaz. Hep birlikte başaracağız” dedi. Özel’in ardından konuşan İmamoğlu da sözlerine, ”İnançlı kitleler ve bu sürece inanmış insanların vereceği katkılar bize bu seçimi kazandıracaktır” şeklinde başladı.

”Kadınlar, toplumun vicdanı”

İnsanların bazen kendisine bakıp, ”Ne kadar sabırlısın” dediğini aktaran İmamoğlu, ”Sanki sabrı yeni keşfetmiş gibi. Sabırla ben epeydir arkadaşım aslında. Siz, siyaset yapıyorsanız, bir hizmet üretiyorsanız, insanla buluşuyorsanız, bir arada iş üretiyorsanız toplumla, sabırlı olmak zorundasınız zaten. 5 yıldır belediye başkanıyım, öncesinde de 5 yıl ilçe başkanlığı yaptım. Hep sabırla arkadaşlık yaparak bu işi başardım. Kaldı ki sabır olmazsa zaten başarı elde etme şansınız yok” diye konuştu. Yaşanan izdiham nedeniyle Ümraniye pazarına giremediğini anımsatan İmamoğlu, halkın kendisine olan yaklaşımını şu sözlerle dile getirdi: ”Dün pazara giremedim Ümraniye’de. Bir patates tezgahına çıkıp hitap etmek durumunda kaldım. Keyif duydum, onur duydum. Bir ara şunu hissettim. Hem insanlarla konuşmaya çalışıyorum hem de sırtımda 7-8 el hissettim. Birisi omuzlarımdan, birisi sırtımdan… Ve toplumun farklı kesimlerinin dua edişlerini de duymaya başladım. Büyük yoğunlukta da anneler ve kadınlar var. Toplumun vicdanı onlar. Kadınlar, sürecin içine dahil olmuştur. Çünkü, anneler ve kadınlar, geleceği daha iyi hisseden, tehditleri daha önceden görenlerdir. Eşim de bana bu anlamda kılavuzluk yapar.”

”İnsanlarla diyalog eğitiyor”

”Siyasete, tamamen yerel yönetim konusuna inanarak ve talip olarak siyasete adımını atmış bir arkadaşınızım” diyen İmamoğlu, ”Çünkü, yerelden çok şeyin değişeceğine inanan birisiydim. Önce kendi lokasyonundan şikayet eden ve bunları düzeltmeye talip olma niyetiyle sürece dahil olmuş birisiyim. Siyaset ve belediyecilik üzerinden insanlarla diyalog, insanı inanılmaz eğitiyor. Toplumun her kesimiyle sizi buluşturuyor. Sonra şöyle karar verdim: Yerel yönetim, 21. yüz yılın en önemli yönetim birimi. Yerelde bir yönetim anlayışı kuralları konulmazsa, o ülkenin geleceği ile hatta bekasıyla da oynanabilir açıkçası. Yerel yönetimde devrime muhtacız” şeklinde konuştu.

”Halk, sıfır söz sahibi!”

”İstanbul’da yönetim anlayışı diye bir şey yok” saptamasında bulunan İmamoğlu,. ”Aşama aşama, kademe kademe öyle gelişti ki, 16 milyon insanın artık sıfır söz sahibi olduğu bir kent yİönetimi noktasına geldik. Ne var İstanbul’da? İstanbul’da iki dudak var. Neye ‘evet’ diyorsa olan, neye ‘hayır’ diyorsa olmayan, iki dudak sistemi var. İstanbul’da derhal bu değişimi yapmak zorundayız. Seçilmiş ya da seçilecek, karşı siyasi anlayışta kim varsa, ‘Halk ne diyorsa, ne istiyorsa, doğru olan ne varsa yapacağım’ diyemez. Çünkü öyle yetkisi yok. Öyle bir siyasi irade oluştu ki, yapamaz. Zaten bugün şehrin anayasaya duyduğu ihtiyaç da tam da buradan kaynaklanıyor” dedi.

”Aynaya bakıp düşünün!”

Aday gösterilmedikleri için başka partilere geçen ya da geçme eğiliminde olan partililere de seslenen İmamoğlu, şu uyarılarda bulundu: ”Belli sebeplerle ya da kaygılarla, ayrışmayı kendine sadece bir siyasi refleks olarak gören insanların da oturup, son birkaç günde, çok derin düşüncelerle, ‘Ben ne yapıyorum’ demesi gerektiğini hatırlatmak isterim. Ayrışma zamanı değildir. Herkesi akıllı olmaya, bu ülkenin geleceğine dair, ‘Ben mutlak doğru iş yapmalıyım’ demeye davet ediyorum. Herkes hata yapabilir. Bir iki noktada büyük hata yapmış da olabilir benim partim. Ama şu süreçteki tartışma ve konuşmalar, bunu üzerine olmamalıdır. Ben, bu süreci sadece CHP üzerinden tanımlamıyorum, sadece CHP penceresinden de bakmıyorum. Sahada ben bunu hissediyorum. Halk bunu farkında. Örgütler de bunun farkına varacaktır. Kendisini siyasi figür olarak görenleri, aynaya bakıp düşünmeye, taşınmaya ve aldıkları ya da alacakları kararları gözden geçirmeye mutlak davet ediyorum.” Konuşmasının ardın bir süre forumu takip eden İmamoğlu, partililerin yoğun ilgisi altında salondan ayrılıp, seçim turuna devam etti.